nosthalgia

"Ne oluyor?" diye başını kaldırdığı zaman tavanın tepesinden uçmuş olduğunu ve yıldızların elle tutulacakmış gibi yakından odasına sarktıklarını gördü ve sonra sevdiği kadın bu yıldızlara basarak, onlara tutunarak, onların ışığıyla sarınarak odasına girdi. Abdullah, bir kere kapısını çalmamış, semtine uğramamış olan bu güzel mahlukun, böyle uçan bir çatıdan ve bir yıldız kasırgası içinde odasına tavandan girmesine hiç de hayret etmedi. Zaten, bu güzel ve asil mahlukun kendisiyle aynı hamurdan yuğrulmuş olmasına hiçbir zaman inanamamış, onun çok yüksek, büsbütün başka ve erişilmez bir alemden gelmiş bir mevcut olmasına daima ihtimal vermişti.
Sayfa 16·Kitabı okudu
Reklam
spotify'da, yakın ilişkiler isimli podcast hesabında bir podcast'te arkadaşlıklar üzerine şöyle bir şey dinledim. arkadaşlıklar sona erdiğinde de bir ayrılık yaşanır. ayrılık yalnızca romantik ilişkiler için kullanılan bir kavram da değil. o arkadaşlık bittiğinde aslında, o dönemine ait bir parçayı, bir anı parçalamış ve o andan bir kişiyi de kaybetmiş oluyorsun. dolayısıyla arkadaşlığın bitişi bir yas sürecine dönebilir. ilkokulda çok sevdiğim bir arkadaşımla aramız sebebini bile hatırlamadığım muhtemelen çocukça bir durumla açıldı ve bir daha da eskisi gibi olamadık. yıllarca kendisini rüyamda gördüm. yaklaşık yirmi senedir rüyalarımdaydı, yakın bir zamana kadar. bir dönem rüyalarıma girmeye başladı ve benim kalbimde rüyalar üzerinden bir bağımız oluştu. kafamda ona dair imgelemlerim olmuş olacak ki onu bir statüye bir konuma bir mekana oturtuyorum ve onunla bağım silik ama çok yakından sürüyor. yaşadığım bu şey bir kaybın arkasından tekrarlı izlemek, tekrarlı bir araya gelişi kovalamak, o kopan parçayı bulup birleştirmek sanıyorum. ben bu arkadaşlığı kaybedişime uzun müddet sessiz bir biçimde çok üzülmüşüm, bunu kendimden bile saklamışım. yası doğru düzgün yaşayamadığımdan olsa gerek bu hiç hesaba dahi katmadığım yası rüyalarımla yaşamışım. bunun bir duygu varlığına, yaşamaya işaret olduğunu bildiğim için artık bu yasıma üzülmüyorum. yas tutmaya üzülmek diye bir şeyi dahi yaşamış olduğumu fark ettim çünkü. podcasttin diğer bir vurgusu ise, sürmeyen arkadaşlığı açıkça konuşmak, bir bağlantının sönümleşmesine duyarsız kalmamayı anlatıyor. bunu defalarca yapmış ve buna çok defa pişman olmuş biri olarak sanırım arkadaşlığın sürmeyişine vakur bir tavırla yaklaşmayı öğrenmeye çalışıyorum. her ne kadar daha doğru görünen yaklaşım konuşmak gibi gelse de mevcut şartlar
insanların bize duyduğu güveni gösterdiği samimiyeti zaten hep el altında diye düşünüp hor görmek bir şahsiyetsizlik belirtisi. kıymetli olana ulaşabiliyor olmak, onun ulaşılabilir olması onun kıymetini hiç etmez. sizin anlattığınız şahsi bir meseleniz eğer bir şekilde anlık dahi olsa faş edilmişse mesafe koymanın vakti çoktan gelmiş demektir. yani böyle şeylerde şans vermek; kendinden taviz vermek, kendine saygı göstermemek, kendini sevmemeye kadar götürecek o çok yorucu zincirin en kolay açılan, kırılan halkası olabilir.
namaza niyet ederken kursta, ilmihalde görüp duyduğum: niyet ettim Allah rızası için x namazının farzını/sünnetini/vacibini kılmaya... annemin öğrettiği ise: Niyet ettim Ya Rabbi senin rızan için x namazının farzını/sünnetini/vacibini kılmaya... ikisi de şüphesiz doğru. ancak annem çocukken Allah'la namaz esnasında konuştuğunu görüştüğünü muhatabı olduğunu bir şekilde bu cümleyle öğrenmiş. İlk zikrettiğim niyet bana daha mesafeli gelirken ikincisinde daha etkin hissettiriyor.

nosthalgia

, 2026 okuma hedefini ekledi.
2026 OKUMA HEDEFİ
1/12 kitap - %8 tamamlandı
1 kitap okudu
12 kitap
157 sayfa
1 inceleme
6 alıntı
17 günde 1 kitap okumalı.