Belki bir nota seçmeliydim kendime. Tamamlanır ya da tamamlanmaz hikâyesi. Gerçi her son, bir tamamlanma değil midir? Hikâye henüz yarısındaydı dense de...
Hayatımı bir çeşit müzik gibi görüyorum; her zaman iyi bir müzik değil, ama yine de bir formu ve ezgisi var. Uzun zamandır hayatım orkestra değil. Tek bir nota değişmeyen bir keder. Bu tutumumda yalnız değilim. Bana öyle geliyor ki hayatın bir yenilgiyle sona erdiğini düşünenlerimiz çok.
Cennetin Doğusu, John Steinbeck
Müziği bütün bedeniyle dinliyordu, hücresinde uzaklardan duyduğu belki de salıverilme anlamına gelen ayak seslerine kulak kabartmış bir mahkûmun hevesiyle…
“Dünyada açık yüreklilikten zor ve övmeden kolay bir şey yoktur. Açık yüreklilikte yüzde bir değerinde bile olsa, bir nota falsolu oldu mu, uyumsuzluk hemen fark edilir; övmede ise baştan sona bütün notalar falsolu bile olsa, yine de kulağa hoş gelir, zevkle dinlenir. Övgü ne kadar kaba olursa olsun, yine de en azından yarısı övülene gerçek gibi gelir ve bu toplumun her katmanında böyledir.”
“Zamanımızın büyük bölümünü, başkalarını yanlış anlayarak, onları yanlış anahtarda okunan bir nota misali yanlış yorumlayarak, onlara doğru bir hamle yapmaya niyetlenip sonrasında boşluğa düşerek geçiriyoruz.”