Kendime nott
Unutma, ertelediğin şeyler geleceğinden silinen mutluluklarındır.
Sayfa 114·Kitabı okudu
Alıntı
Thoreau: "Dogayı biraz da insan olmadığı için severim," demekten de çekinmeyecektir. Öte yandan bir göl kiyisindaki kulübesinde yaşarken düsüncelerine öyle gömülür ki onlarin disinda bir dünya olduğunu unutur. Sadece tangara, serçe, narbülbülü, bastankara, çobanaldatan kuslarının cikciklerini ya da kuğurdamalarini, cırcır böceklerinin konserini, kekliklerin ve karatavuklarin çigliklarini, kurbagalarin da viraklamalarini isitirse isitir. Bütün güzel ve büyük seyler, der, gerçek kültürün ortadan kaldirmadigi bu yabanil havayı korur. Thoreau en çok da ses yansılamalarına düskündür. Onlara kardeş sesler gözüyle bakar. Sağlıklı bir gerçekle iliski kurmak için açık havada uzun boylu yasamak gereğine de inanır. Doğa, düsüncelerine, duygularina denge sağlar. Kirlarda dolasmayi da çok sever. Rousseau'nun: "Yürüyüste düsünceleri canlandiran ve güçlendiren bir sey vardir," ilkesine uygun olarak göl bataklarinda fink atar, ormanin içlerine dalar ve de tepelere tirmanir. Daglara giktiginda yanina dürbün al-maz. Gerçi, dürbünle çok daha uzaklari görebilecek, ovadaki kiliseleri daha iyi seçebilecektir ama bu, yüksek bir yerde duyulan büyüklük ve güzellik duygusuyla hiçbir türlü karsilastirilamaz. Thoreau günlügüne kendi kafasina uyan kisileri tikistirmaya da önem verir. Ona göre Concord' da (A.B.D.) çiftçilik yapan Mi-nott, kur yasaminin giirini en iyi dile getiren bir kisidir. Bil Wheeler de lükse, uygarlik nimetlerine, insanlar arasinda yaçamaya arka dönmüs ve dogaya siginmis bir civanperçemidir. Thoreau'nun demesiyle her seye, bahçivani seyreden karakurbaga gibi, yan-siz ve kayitsiz gözlerle bakar. Sokrates'le Diogenes'ten de ileri filozoftur.
Sayfa 171 - Sel·Kitabı okudu
Reklam
Bazıları, daha doğrusu "modernistler" için, gelecek demek, Avrupa'nın taklidi demekti. O yüzden de milliyetçilik en başta olmak üzere Avrupa'nın hastalıkları ithal edildi. Milliyetçilik, eski feodal prensler arasındaki yüzyıl savaşlarıyla, ardından burjuvazinin yeni bezirganları ve sanayicileri arasındaki pazar rekabetleriyle Avrupa toplumunu parçaladığı için, millî birliklerin sınırları 19. yüzyıl Avrupa'sında (Alman Zollverein gibi) gümrük birliklerinden veya feodal Avrupa'da hanedan savaşlarının kılıçlarıyla oluşturulmuştu. Sömürge dünyasında, Avrupa'nın sömürgeci milletlerinin savaş ve rekabetlerinin (ve her iki durumda da güç ilişkilerinin) bir yansıması gerçekleştirildi. Latin Amerika'da, Siyah Afrika'da veya İslâm âleminde "ulus devletler"in "sınırları", önce İspanya ile Portekiz, daha sonra da Hollanda, İngiltere ve Fransa arasındaki bu sömürgeci paylaşmaların bir mirasıdır. Siyasî alanda "modernlik", parlamenter sistem demekti. Yani yapısı ve kültürü tamamen farklı ülkelere, İngiltere ve Fransa'nın özel tarihî şartlarından doğmuş rejimleri ihraç etmek demekti. Böylece de amaç, kapitalizmin ilk aşamalarının (prensipte "serbest") piyasa kurallarını alıp bu siyasî kurumların çerçevesi içine oturtmaktı. Ekonomik sahada "modernlik", Batı pazarıyla bütünleşmekti. Mevcut güç ilişkisi içinde, kendine rakiplerin değil de müşterilerin çıkması konusunda son derece dikkatli davranan Batı, bir yandan kendisinin üretim tarzının (sanayileşmenin) aktarılmasını kolaylaştırmaktan kaçınırken, diğer yandan kendi tüketim tarzının taklit edilmesini var gücüyle pompaladı. Neticede, önce sömürgeleştirilen, ardından eşit olmayan mübadelelere tâbi kılınan ülkeler, kalifiye "seçkin" (yani işgalcinin veya egemenin birkaç aracısı ile birkaç işbirlikçisi) bir azınlığın bu tüketim tarzına
Sayfa 252·Kitabı okudu
I said I looked at her. '' I've broght you a dolly.' The look on that little girl's face radiating hope, happiness, pure innocence, love and possible forgiveness epitomized all that is good aout this world. As the Koran says Surah 5:32: whoever saves a life, it shall be as though he had saved the lives of all mankind. She, and all the other children and innocent victims of conflict the world over, is the reason I do what I do.
But sometimes the weapons they carried were more than symbols ;
I was told one story of a father whose hospitalized daughter began suffering powerful muscle spasms and facial contortions. She was experiencing something called hypocalcaemic tetany, but unfortunately the father's diagnosis was that she had become possessed by the devil, and it was obviously her doctor's fault. The father's response was to start shooting up the hospital with a 50 calibre weapon, blasting away at anything he could see. The doctor escaped only by jumping out of a first/floor window, breaking both his legs in the process.
Nott'un bunu yapmasına şaşmamak gerek çünkü şanssız olduğuna inanan bütün insanlar aynı şeyi yaparlar. Kendi düşüncelerini onaylayacak insanlar bulmaya çalışırlar. Kendini bir kurban gibi hissetmek güzel bir duygu değildir elbette; ama insanı kötü giden şeylerin sorumluluğundan kurtarır.
Sayfa 81·Kitabı okudu
Reklam
Reklam