E.

Hiç boş kalamadığınız bir zamanın ardından, hiçbir şey yapmamanın, boş durmanın zevki iyice büyük olur. (…) Hastalıkla, acıyla ve ölümle yüzleşmek, hayata duyulan açlığı bariz biçimde büyütebilir. Her tatsızlık yeni bir zevk arama ihtiyacına varır. Lakin bir zevk tatmakta aşırıya giderseniz, tatsızlaşır.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Reklam
Yaşamaktan her an sevinç duyma beklentisi, bir yanlış anlama olurdu. Daima sevinçli olabilmek, ancak bir illüzyon olabilir. Sadece yorgunluk değil sevinç de, solgunlaşmasını önleyecek yoğunluğu geri kazanabilmek için dinlenmeye ihtiyaç duyar.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Ama hüzün yumurtalarını artık gelecekteki günlerin yuvalarına bırakıyor ve bize oradan el sallıyor. (…) Hüznün ağacı tam da gelecekte çiçek açacak, meyveye duracak ve dallanıp budaklanacak.
Sayfa 193·Kitabı okudu
Çocukluk dikeydir. Yukarıya doğru büyürsün, boyun bahçe­deki güllerinki kadardır, herkes sana her yıl ne kadar büyüdüğü­nü tekrar edip durur, baban seni havaya kaldırır, parmak uçların­da yükselirsin, her şey kıpır kıpır hayat ve hareket doludur, yat­mak istemezsin, ancak zorla yatarsın. Yaşlılık yataydır. Azıcık dinlenelim, öğleden sonra uzanalım, kanepeye şöyle bir uzanacağım sadece, çünkü belim… Yaşlılık uzun süreli, belki de sonsuz bir yataylığa alışmaktır.
Sayfa 130·Kitabı okudu
Ölümsüzlük de bir botanik kavramıdır. Evrimin daha ilkel bir aşaması olarak gördüğümüz tüm bitkiler aslında bizim bildiklerimizden bir mucize fazlasını bilir, içlerinde bizden bir süper güç fazlasını taşırlar. Onlar yeniden hayata dönebilecek şekilde ölmeyi bilir.
Sayfa 123·Kitabı okudu
Reklam