Onların ne durumda olduğunu nasıl anlarız?
Hep mutlu mu olur insanlar?
Her şeye sahip olan insanlar mutlu mudur?
Hiçbir şeye sahip olmayan mutsuz mudur?
Önce klişe mutluluk algısını yok etmek lazım arkadaş.
Her şeye sahibim ama
Hiçbir şeyimin bana sonsuza kadar
Kalmayacağını düşündüğümde,
Hiçbir şeyim kalmıyor geriye.
Toprağın altına tek bir insan bile benimle girmeyecek.
Annem bile ki onu dünyalara değişmem.
O yüzden beynimin içindeki kabristanda bir mezar da
kendime ayırmışım peşin peşin.
Şimdi söyleyin bakalım; yol belli, yolun sonu belliyken,
Nedir bu mutlu muyum, mutlu musun, mutlu mu takıntısı.
Yaşa gelişine, gitsin…
İnsanlar mutluymuş gibi yapan insanları gerçekten
Mutlu sanıyorlar.
Ama mesele mutlu olmak ya da olmamak değil aslında.
Çok mutlu olmanı da istemezler,
Üzgün olmanı da istemezler.
Ucu onlara dokunacak diye korkarlar besbelli.
İnsanlara kalırsa senin yaşamın da yaşamak değildir.
Duygularını bile yönlendirmeye çalışırlar.
Üzgün duruyorsundur, gül derler.
Gülersin; neden gülüyorsun, hayırdır, derler
Onları mutlu etmek asla mümkün değil.
O yüzden ya görünmediğin gibi ol,
Ya da olduğun gibi yaşa...
Ben mesela;
Herkes her şeyi beğensin diye yaşarsam,
Kendime kalamam.
Günlük yaşantımda zaten çoğu zaman benden başka
herkesin dediği oluyor.
Neden kendi içimde de onların dediklerine köle olayım?
Üzgünsem doya doya yaşamak isterim,
Mutluysam da öyle.
Dışarıdan gelen sesler,
Neden beynime hükmetsin ki?
İnsanız acıya da ihtiyaç var.
Düşeceğiz ki, hiç düşmemiş nazlı çocuklar gibi,
Azıcık sendeleyince ortalığı yıkarak ağlamayalım.
Bazen sokak çocuğu gibi açlığa da tebessüm etmek gerek,
Acıya da, yalın ayak yürümeye de.
Eğer bunu yapmazsak,
“Aklı takdir etmemek mümkün değil tabii, ama onun kendi çerçevesini hiçbir zaman aşamadığını, insanın yalnız kafa ihtiyaçlarına cevap verebildiğini de kabul etmek lazım; halbuki arzu, aklı da başla çeşit özentiler de içine alan bütün hayatın, yani bir insan hayatının en kudretli ifadesidir. Gerçi bu çoğu zaman hayatımıza beş para etmez bir şekil veriyor, fakat gene de unutmayalım ki hayat hayattır, karekökü almak değil. “