Kitabın yazım dili yalın ve akıcı bu gerçekten çok şaşırtıcı geldi bana ne uzun cümleler ne betimlemeler ne de ağdalı ifadeler var. Bu kadar yalın olmasına ve hiç betimleme olmamasına rağmen zihnimde kitabın kahramanı FG’nin yaşadığı yerler olaylar film gibi zihnimde canlandı. Bu gerçekten etkileyici geldi bana. Kitabı okuyanlar ağlamışlar ve çok etkilenmişler ben de ise öyle bir etkisi olmadı. Acılardan acı beğen vurgusundan çok hissettirmeden resmini çizdiği bir dönemin tarihini öğretmesi beni etkileyen bir diğer şey oldu.
Dijital aminler çağında herkesin acilen okuması gereken bir kitap.
Özgürlük kavramının ve toplumumuzdaki yansımalarının dialektiği ve bunu sanrılar üzerinde tüm çıplaklığı ile vermesi de ayrıca etkileyiciydi benim için. Big data, gözetim toplumu ve Foucault mevzuları ise pastanın kreması gibiydi.
Vakit kaybı.. Çok üzgünüm okurken geçen vaktime. Dönemin heyecanıyla mubalağalar ve iyi kötünün keskin ayrımını anlarım, ama bu denli subjectif mantıktan yoksun önermesiz olmasını kabul edemedim. Betimlemeleri inşaa ederken seçilen kelimelerin iyi seçilmiş olması dışında iyi bir şey söyleyemeyeceğim..
500 yıllık kitap ben onu okudukça hala o içimi okuyabiliyor. Acilen okullarda dersi filan yapılmalı. Ta herkes yalnız olmadığını ve herşeyimizle aynı olduğumuzu anlayabilsin.
yokluk hiç bu kadar mantıklı tasvir edilmemiş olabilir.. hiçbir şeyin tam olarak var olmadığının seyri. ne itibarın ne kıyafetin ne eşin ne aşın ne maaşın.. her şey bir tutam gölgesiyle var oluyor ama yokluğun güneşi de yakıyor.
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,9bin okunma