"Bu, tam güneş gibi bir gülüştü. İşte, şu sırada benim üzerime bu güneşin ışınlarını serpmişti!"
Jane Eyre kitabında yazar bizlere mürebbiye Jane'in zorlu çocukluğundan yetişkinliğine kadar olan hikâyesini anlatıyor. Tabii sadece Jane'in yaşamıyla sınırlı kalmıyor; bireysel olarak yaşadıkları ve aşkının sınıfsal zorlukları ve güzellikleri yanında toplumun özelliklerini, bakış açısını, yer yer baskısını da bizlere açıklıyor. Jane'in çocukluk döneminde yaşadığı zorlukları, aşkını, hissettiklerini bize de ziyadesiyle aktarıyor; onun kalbinden geçenleri bizim kalbimize de inceden inceye işliyor.
Yazarımız Charlotte Bronte'nin güçlü kaleminden güçlü, kendine güvenen, karşılaştığı sorunlara sağlam yaklaşan, baskının hedefi olan ama ona yenilmeyen bir kadını okuyoruz bu kitapta. Aslında toplumda ideal kabul edilen kadın figürünün bir nevi mesajını alıyoruz.
Okurken betimlemelerin bolca kullanıldığını görüyoruz ancak betimlemeler hiç yormuyor, aksine cümleler su gibi akıp gidiyor. Yazar kurduğu cümlelerle duyguyu bize tam olarak aktarabiliyor, hem de bunu sanatsal bir dil yaratarak başarıyor. Sayfa sayısı kimseyi korkutmamalı, zira betimlemeler ve olaylar aktıkça akıyor.
Sadece bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda küçük bir kızın zorlu yaşamını, hissettiği duyguları, ait olduğu toplumun hikâyesini okumak ve hatta kendisi de hissetmek isteyenlere bu kitabı tavsiye ediyorum. Betimlemelerine, tatlı ve bir o kadar sanatsal olan diline, kurduğu cümlelere hayran kalınacak bir kitap olduğunu da tekrar belirtmek isterim. Şimdiden keyifli okumalar.