nursena

seni gördüm, zaman derbendinden geçtim. seni gördüm, yokluk coşkusu sardı beni. ve düşün: ölümün sevdalısıyım. senin yanında doygun zambağım.
yol yorgunuyum; nerede bir çadır şûle ile rüzgâr arasında, düş odasının uğultusundan uzak?
benim bu ağır yükün çekirdeği çünkü.
yabancılığı yaşamışsın, yaşamı değil. ve o gün ve o ân, kaçtın kendinden; baş koydun bir ağacın çölüne, bir kuruntunun yastığına. neyin peşindeydin, o zaman, benden aynanın suskun münzevîsine giden yolda, meyveden olgunlaşma ızdırâbına giden geçitte?
gülümseyişle dudak arasında kırıldı zamanın hançeri.