Ömer Seyfettin Türk hikayeciliginin kurucu babası olmak ile beraber; milli,tarihi,günlük yaşamdan güzel öyküler ortaya çıkarmıştır. Ben şahsi olarak eserlerini beğenerek okuyorum fakat çocukların okuyacağı düzeyde mi bu dikkatimi çekiyor. Sanırım insanın çocuğu olunca çok daha hassas oluyor pedogojik,psikolojik,ahlaki... Örnek verecek olursak; 40 dan sonra eşini aldatan bir adamın öyküsü (havyar), yine 40 da dul bir kadının 19 yaşında ki arabacısına gözünü dikmesi (nezle), hacı anne ve hacı babanını kızları Matlube nikahsız yaşayan dindar gençin (yemin) hikayesi gibi daha çoğaltılabilir. Özellikle de 100 temel eser adı altında milli eğitimin çocuklara okutturması son derece yanlış buluyorum. Hadi eskiden pedogoji falan bilinmezdi bir nesil körlemeye yetişti. Fakat bu dönemde herseyin en iyisi en doğrusu diye çabalarken çocuklarımızı kötü etkilemicek, daha yararlı kaynaklara yöneltsek olmaz mı. Bu nacizhane benim görüşüm; 15 yaş altında çocuğuma okutmayı düşünmüyorum
Yavuz Bahadıroğlu'nun 2.okuduğum kitabı ve gercekten zor bitirdim. Kitabın anlatıcısı sürekli değisiyor ve okurken insanı baya yoruyor. Bazı örnekler çok canımı sıktı özellikle kadınlar ile ilgili yaptığı çocuk oyununda bile mahkemecilik oynarken kızların sahitliginin sayılmaması, kız annesinin dünürü ile otururken kızından memnuniyetini sorup memnun degilse gebe bir kadını kırbaçlatacağı ve kadınların dahil bir konuda söz söylemeyip "benim kıt aklım ermez er işine" konuşturması gibi! Gerçek bir Türk soyundan bunlar olmaz ama ne zaman İslamı kabul edip araplastık öz kültürümüzü ve töremizi bozduk malesef ve yazar da bunu olabildigine dramatiklestirmis. Kendisi bir de günümüz tarihi sevdiren edebiyatçı ünvanıyla anılıyor birde(!) Verdiğim paraya yazık kesinlikle merak edip okunası bir kitap değil.
Merhaba SöğütYavuz Bahadıroğlu · Nesil Yayınları · 20212,992 okunma