Puan vermedi·168 syf.··
2025 36. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 19:20
"Andolsun ki biz insanı, çamurdan bir özden yarattık.Sonra onu karargahta nutfe/sperm haline getirdik. Sonra nutfeyi/ spermi alâk'a, (aşılanmış yumurta) yaptık. Peşinden alaka'a bir parçacık et haline soktuk. Bu bir parçacık eti kemiklere/ iskelete çevirdik; bu kemikleri etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratılışla insan haline getirdik. Yapıp - yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir." Müminûn 22/12-14
Tefekkürİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 20221,006 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2025 69. kitabı
İSLAM BİLİM; TOYNBEE’NİN TEZİ VE “TARİHİN HAREKETE GEÇİRİCİ ETKENİ” Bütün Kusurlar ve Gecikmeler İçin Bir Özür Dileği[1] Benim kusurlarımın ve gecikmelerimin birkaç nede­ni var. Biri, özel yetişme tarzım; bir başkası zihinsel ve ruhsal özelliğim ve başka nedenler... Fakat ne olursa ol­sun bu sorun var ve eksiklik ve kusur varlığını koruyor. Açıklamasını yapamamam bir yana, bunu itiraf ediyo­rum ve tutumumu, bütün eleştirenlerden daha çok ayıplıyorum ki siz bu gecikmelerin ve düzensizliklerin bir bö­lümüyle karşı karşıya kalıp rahatsız olurken bu gecik­meler ve düzensizliklerle birlikte yaşayan ben elbette daha çok sıkıntı çekiyorum ve kötü ve olumsuz etkilerine katlanıyorum. Bundan başka da çarem yok. Çünkü bu düzensizliklerin en büyüğü, başlangıçtan bu yana var olan düşünce ve ruh yapım olup gün geçtikçe daha da şid­detlenip güçlenmektedir ve ben onun karşısında giderek güçsüzleşmekteyim. Bu durum, benim gibi tiplerde çok­ça görülmektedir, ancak bu ruh durumu bende daha şid­detlidir. Bir dost derdi ki; Falanca zorunlu olarak ve bilinçsiz­ce ruh durumunun etkisinde kalmakta. Oysa sağlıklı in­sanlarda, ruh hali onların etkisi altındadır. Kimilerinde -yani sağlam vücutlarında sağlam kafaları bulunan sağlıklı insanların çoğunda- duygular, sevgiler ve çeşitli ruhsal ve içsel durumların, onların düşünce ve iradeleri­nin etkisi altında kalması, hatta bu insanlarca düzenle­nip kontrol edilmesi, ortadan kaldırılması doğaldır. Bu durumları için program düzenleyen bir büyüğü tanıyorum. Örneğin ruhsal bir rahatsızlığı olduğunda takvimine bakıp not alır; “Pazartesi günü saat üç buçukla dört buçuk arası üzülme zamanı” Harika. Sonra da başka işleri vardı. Mantık, akıl ve irade açısından oldukça güçlü olan böyle tipler, büyük bir mutluluk içindedirler -bu, birçok şeyde olduğu
1000Kitap
İslambilim 1Ali Şeriati · Fecr Yayınları · 201190 okunma
Reklam
Şarlatan şükrü ve anlamadığı şallılar
erBaş'ın bile, İslâmî yaşam tarzını benimsediklerini dış görüntüleriyle beyan eden kızların (saf tesetrürlü kız tavlama maksadıyla profil görsellerinde sarıklı, sakallı, şalvarlı fotoğraf kullanan çoğu erkeklerden bi cacık olmuyor, çünkü zaten okumuyor, okuyor gibi görünüp avlanıyorlar(*)), İslami kaideleri reddeden, ermenisever bir solcu olarak alenen beyan ettiği fikir dünyasıyla yazdığı kitaplarına olan düşkünlüğünü anlayamadığı dünyada; bu cinslerin İslamı benimseyen ve emirlerine riayet eden yazarların eserlerine gösterdikleri ilgisizlik ve kayıtsızlık, nefsin şeytana olan meyli ve hevesi gibidir diyebilir miyiz acaba? Ve bunu söyleyebiliyorsak, bu yazarların vebalini üstleniyor oldukları gerçeği ortaya çıkar mı acaba?.. Okuduğunuz bu kitapta; "Eskiden, çok eskiden Tanrımız yoktu. Korkumuz yoktu. Günahımız yoktu. Yapraklar gibiydik. Öpüşler gibiydik. Köpükler gibiydik. Yapamadık. Güzellik boğdu İyilik zayıf düşürdü hepimizi. İçimizden birisini göklerin ardına gönderdik. Şimdi hepimiz huzurla birbirimize kötülük ediyoruz Şimdi hepimiz korkuyla acımızı seviyoruz Şimdi hepimiz dünyayı bir tanrıya değiştik Şimdi hepimiz cehenneme dua ediyoruz." Şeklindeki dizeleriyle inandığımız dinimize dil uzatan, haşa onu reddeden, dalga geçen bir hadsizin şiir ve yazılarını okumak, alıntılayarak tanıtımını yapmak kul hakkı kadar kendi dinimize karşı, inandığımız Allah'a karşı vebalimiz değil midir? Cicili bicili, kapkara ya da sade ama mutlaka bir yahudi markalı 1 metrekarelik bir kumaş parçasını başınıza bağladınız diye Müslüman olarak adlandırılıyorsunuz. Peki yüce Allah'ın emir ve yasaklarına uyacağınızın göstergesi, nişanesi olan bu bez parçasını takınca "akıl etmek" sorumluluğumuzun ortadan kalkmadığı, aksine net olarak başladığının farkına ne zaman
Şükrü Erbaş
Otların Uğultusu AltındaŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20245,4bin okunma
40 sayısının hikmeti
8/10
·181 syf.··
2024 235. kitabı
İslamiyette 40 gün, pek çok olay ve kavramla ilişkilendirilmiş önemli bir zaman dilimidir. Manevi bir olgunlaşma süresi, sabır ve arınmanın sembolü olarak değerlendirilir. İşte İslam'da 40 günün hikmetiyle ilgili bazı temel noktalar: --- 1. Hz. Musa ve Tur Dağı Kur’an’da Hz. Musa’nın 40 Günlük Süreci: Kur’an-ı Kerim'de, Hz. Musa’nın (a.s.) Tur Dağı’na gitmesi ve orada 40 gün boyunca Allah ile buluşmaya hazırlanması anlatılır: > "Ve Musa ile otuz geceye sözleştik ve onu on gece ile tamamladık; böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı..." (Araf, 7:142). Bu süre, Allah’a yakınlaşma ve manevi bir hazırlık dönemi olarak yorumlanır. 2. Tasavvuf ve Çile (Erbain) Tasavvufta, 40 gün boyunca bir odada yalnız kalıp ibadet, zikir ve tefekkürle meşgul olunması "erbain" olarak adlandırılır. Bu, kişinin nefsini terbiye etmesi ve Allah’a yakınlaşması için bir süreçtir. Hz. Peygamber'in, inzivaya çekilerek Hira Mağarası'nda yoğun tefekkür içinde olduğu dönemin de benzer bir ruh taşıdığı kabul edilir. 3. Lohusalık ve Kırk Çıkarma Lohusalık Süresi: doğum yapan bir annenin toparlanma süresi genellikle 40 gün olarak kabul edilir. Bu süre zarfında annenin hem fiziksel hem de ruhsal olarak korunması sağlanır. 4-Hadislerde 40 Sayısı Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bazı hadislerinde 40 sayısı geçer:
40.gün
HayatEngin Geçtan · Metis Yayınları · 20236,1bin okunma
10/10
·613 syf.··
Beğendi
·
2024 169. kitabı
Kur'an neden değiştirilemez ve neden onun gibisi yazılamaz? Ben bundan 6 yıl önce Kuran'da hem ''İsa'' hem de ''Adem'' kelimesinin her birinin 25 defa geçtiğini öğrenmiştim. Sonra dikkat ettim ki her iki isminde babası yoktu. Dahası da vardı. İnsan kelimesi 65 defa geçer ve insanın yaratılış safhalarını anlatan kelimelerin sayıları toplamı da aynıdır: Toprak (turabun) 17, Nutfe (nutfun) 12, Embriyo (alak) 6, Bir Çiğnemlik Et (meda'a) 3, Kemik (ızamun) 15, Et (lehmun) 12 defa geçer. "Rahmetim, gazabımı geçti." buyurmuş Allah-u Teâlâ ve kanıtı: "Ceza" kelimesi 117 kere zikir edilirken, "Affetmek" kelimesi 117*2 = 234 kez geçer. "Erkek" ve "Kadın" kelimelerin sayısı eşit olup 23'er kez geçer. Ve "cennet" ile "cehennem" kelimeleri de yine eşit olup 77'er kez geçer. "Şeytan" ve "Melek" kelimeleri eşit sayıda 88'er kez geçer. "Dünya" ve "Ahiret" kelimeleri eşit sayıda 115'er kez geçer. "İman" ve "Küfr" kelimeleri eşit sayıda 25'er kez geçer. "Adalet" (Qıst) ve "Zulüm" kelimeleri 15'er kez geçer. "Güneş" (Şems) ve "Işık" (Nur) kelimeleri 33'er kez geçer. Allah'ın "De" (Qul) hitabı ile, melekler, insanlar ve cinler için kullanılan "Dediler" (Qalu) kelimesi eşit sayıda 332'şer kere geçer. Herkes bir yılın 365 gün olduğunu bilir. Ancak bunu anlatan bir kitapta; ''gün'' (yevm) kelimesinin ek almamış şekilde tam olarak 365 defa, "günler" kelimesinin (eyyam, yevmeyn) 30 defa, "Ay" kelimesinin (şehr) geçmesinin 12 defa geçme olasılığı nedir? Bunun olasılığı çok düşüktür ancak Kur'an'ın yaptığı aynen budur ve Kur'an'ın 72. suresinin son ayeti Allah'ın her şeyi sayı olarak saydığını ve hesapladığını söyler. Beni çok etkiliyor bu. "Eğer kulumuz (Muhammed)a indirdiğimiz (Kur'ân)den şüphe içinde iseniz, haydi onun gibi bir sûre getirin, Allah'tan başka güvendiklerinizin hepsini
Edebiyat
Kur'an-ı KerimKolektif · Hayrât Neşriyat · 20122,976 okunma
10/10
·224 syf.··
2024 2. kitabı
hani milyarlarca yıl karanlıklar içinde bir ölüydün de nutfe oldun ve bir an göründükten sonra yine milyarlarca yıl yoksun. yani iki dev karanlık arasında yüz yıllık mola, bir an yanıp sönen yıldızsın… . emre timuremre timur @izbirakankalemler #ödev Kaderin tanımı, iç kader dış kader,kader değiştirilebilir mi, ussal dönem, hayatın anlamı ne, ödevim ne, özne mi nesne mi olmak, eşref-i mahlukat mıyız, neden kitap okuyamıyoruz :), ince kalp Nietzsche, anı yakalamak saçmalığı.. gibi konularla felsefe ve varoluşçu edebiyat üzerine yazılmış denemelerle okurları tehlikeli soruların ve tehlikeli cevapların yolunda yine düşündüren bir yolculuğa sürüklüyor ne yazsa okurum dediğim yazar.. Bir “kitap devleti” kurmak hayali ve o devletin yönetim detaylarının önündeyse saygıyla eğiliyor, su ekmek ve kitaptan vergi alınmayan bir devletin hayaline dalıyorum ben de.. Bu tiyatro sahnesinde bu kitabı okuyup nasibime olanı almak ve de tüm rollerimden sıyrılarak keyifle, kabulle yazarın suç ortağı olmak düşer dedim bana ve hiç büyük harf kullanılmamış satırlar arasında keyifle dolandım. Kendini ısrarlı bir melankolik ve kadim bir depresif olarak tanımlayan burç, kuantum, çakra nedir :) inanmayan yazardan; acı gerçekleri okurken bile gülümseten anlatımı ile okumam gereken kitapları, seyretmem gereken filmleri not alarak bitirdim kitabı.. Yazarın da dediği gibi bu robotik hengamede, niçin yaşıyorum benim ödevim ne, kısaca “olmalı mı olmamalı mı” ama ne sorgusuyla kendimizi bulmak adına okunabilecek bir kitap tavsiyesi bırakıyorum.. Siz kendinizi hiç özlemiyor musunuz?
ÖdevEmre Timur · İz Bırakan Kalemler Yayınevi · 202353 okunma
Reklam
Reklam