Kitap Adı: Dört Duvar Beş Pencere
Yazar Adı: Cemil Kavukçu
Sayfa Sayısı: 120
Kitap Türü: Öykü / Hikaye
Buradaki yerel kütüphaneye yolum düşünce, daha önce okumadığım kitaplara göz gezdirmeye karar verdim. Derken iki kitaba takıldı gözüm: Biri bu kitap, diğeri ise bir sonraki sefere kalsın.
Daha önce hiçbir kitabını okumadığım Cemil Kavukçu'nun kalemiyle böylece ilk kez tanıştım. Yazıları bana oldukça yalın, içten ve samimi geldi. Okurken insanı hiç yormuyor, hikayeler akıp gidiyor. Sanki biri yanıma oturmuş da, o öyküleri bana anlatıyormuş gibi hissettim. Hikâyelerde abartıya yer yok, yaşanmış gibi, doğal ve sıcak.
Kitapta toplam 12 hikâye yer alıyor. İçlerinden en çok Dört Duvar Beş Pencere, Çizgi İçi ve Avludaki Tren dikkatimi çekti. Her biri kendine has bir atmosfer taşıyor. Özellikle karakterlerin duyguları, iç dünyaları öyle güzel yansıtılmış ki, kimi yerde durup düşündüğümü fark ettim.
Bu kadar spoiler yeter.
Kitaptan beni etkileyen bazı alıntılar ise şöyle:
-Biraz düşünün, biraz yorgundur ve kırgındır.
-Avlumuzdan bir tren geçmişti ama sen küçüktün.
-Yazmaya başladığım nereye gideceğini bilmediğim ve bir noktada tıkanan bir öykünün, beni tedirgin eden havasından kurtulmak için dolmuştaydım.
-Bütün umutlarını yitirmiş biri gibi oturuyordu; omuzları, dudakları, kasları, yüzündeki çizgiler… hepsi sarkmıştı.
-Kimseye etmem ben şikayet, ağlarım kendi halime.
-Hepimiz gülerken o başlıyordu ağlamaya. ‘Boşver’ dedikçe biz, o daha da çok ağlıyordu.
-Bu umutsuz yolu daha önce denemiştim.
-Ne yazık ki başka yollarda yürüyoruz, demiştim.
-Çünkü ikisinin de rengi siyah, dedim.
Bazen farklı yazarların kitaplarına şans vermek gerek.
Bu da benden olsun:
"Herkes kendi hikâyesinde ya var olur ya da yok olur. Var etmek zor gelince, yok olmak kaçınılmazdır." Aylin Özgür