8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 92. kitabı
Kitap Adı: Dört Duvar Beş Pencere Yazar Adı: Cemil Kavukçu Sayfa Sayısı: 120 Kitap Türü: Öykü / Hikaye Buradaki yerel kütüphaneye yolum düşünce, daha önce okumadığım kitaplara göz gezdirmeye karar verdim. Derken iki kitaba takıldı gözüm: Biri bu kitap, diğeri ise bir sonraki sefere kalsın. Daha önce hiçbir kitabını okumadığım Cemil Kavukçu'nun kalemiyle böylece ilk kez tanıştım. Yazıları bana oldukça yalın, içten ve samimi geldi. Okurken insanı hiç yormuyor, hikayeler akıp gidiyor. Sanki biri yanıma oturmuş da, o öyküleri bana anlatıyormuş gibi hissettim. Hikâyelerde abartıya yer yok, yaşanmış gibi, doğal ve sıcak. Kitapta toplam 12 hikâye yer alıyor. İçlerinden en çok Dört Duvar Beş Pencere, Çizgi İçi ve Avludaki Tren dikkatimi çekti. Her biri kendine has bir atmosfer taşıyor. Özellikle karakterlerin duyguları, iç dünyaları öyle güzel yansıtılmış ki, kimi yerde durup düşündüğümü fark ettim. Bu kadar spoiler yeter. Kitaptan beni etkileyen bazı alıntılar ise şöyle: -Biraz düşünün, biraz yorgundur ve kırgındır. -Avlumuzdan bir tren geçmişti ama sen küçüktün. -Yazmaya başladığım nereye gideceğini bilmediğim ve bir noktada tıkanan bir öykünün, beni tedirgin eden havasından kurtulmak için dolmuştaydım. -Bütün umutlarını yitirmiş biri gibi oturuyordu; omuzları, dudakları, kasları, yüzündeki çizgiler… hepsi sarkmıştı. -Kimseye etmem ben şikayet, ağlarım kendi halime. -Hepimiz gülerken o başlıyordu ağlamaya. ‘Boşver’ dedikçe biz, o daha da çok ağlıyordu. -Bu umutsuz yolu daha önce denemiştim. -Ne yazık ki başka yollarda yürüyoruz, demiştim. -Çünkü ikisinin de rengi siyah, dedim. Bazen farklı yazarların kitaplarına şans vermek gerek. Bu da benden olsun: "Herkes kendi hikâyesinde ya var olur ya da yok olur. Var etmek zor gelince, yok olmak kaçınılmazdır." Aylin Özgür
1000Kitap
Dört Duvar Beş PencereCemil Kavukçu · Can Yayınları · 2024130 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 4115. kitabı
Kitap benim için bir roman okumaktan çok, geçmişe açılan samimi bir kapıdan içeri girmek gibi oldu. Mehmet Culum, farklı dönemlerde yaşanmış olayları ve anıları öyle doğal bir dille anlatıyor ki, okurken karşınızda oturmuş size hikâyelerini anlatan birini dinliyormuş hissine kapılıyorsunuz. Kitabın en çok hoşuma giden yanı, insanların dil, din ve milliyet ayrımlarını henüz öğrenmediği çocukluk yıllarındaki o saf dostluğu anlatan bölümler oldu. Türk ve Rum iki çocuğun oyuncak değişimiyle başlayan arkadaşlığı, aslında insanların birbirinden ne kadar kolay uzaklaştırıldığını ve çocukların dünyasında bunun hiç yerinin olmadığını hatırlatıyor. İlerleyen bölümlerde ise 68 kuşağının hareketli günlerinden Amerika maceralarına, oradan da Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında yaşanan olaylara uzanan çok farklı hikâyelerle karşılaşıyoruz. Bazıları gülümsetirken bazıları düşündürüyor, bazıları ise insanın içini burkuyor. Özellikle gerçek yaşanmışlıklara dayanması anlatılanları daha etkileyici kılmış. Edebi açıdan çok iddialı bir eser olmasa da samimiyeti, içtenliği ve anlattığı döneme dair tanıklıklarıyla değerli bulduğum bir kitap oldu. Yakın tarihe, insan hikâyelerine ve anı türüne ilgi duyanların keyifle okuyabileceğini düşünüyorum. Kitabı bitirdiğimde aklımda en çok kalan şey ise dostluğun, insanlığın ve iyi niyetin her dönemde var olabildiği gerçeği oldu.
Yengeç DişiMehmet Culum · Sokak Kitapları Yayınları · 20189 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Manipüle edildim.
9/10
·352 syf.··
2026 264. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 05:27
Mektup Arkadaşım beklediğimden çok farklı çıkan kitaplardan biri oldu. Daha ilk sayfalardan itibaren akıcı dili sayesinde hikâyenin içine kolayca girdim. Gizem unsuru da en baştan itibaren kendini hissettiriyordu ve sayfaları çevirmeye devam etmek için yeterli merakı yaratıyordu. Ancak kitabın ilk yarısında büyük bir yanılgıya düştüm. Yoğun yetişkin içerik nedeniyle hikâyeyi hafife almaya başladım. Bir noktada, etrafına biraz gizem serpiştirilmiş bir aşk romanı okuduğumu düşündüm. Fakat sonradan anladım ki yazar tam da bunu yapmamı istiyormuş. Kitabın beni etkileyen tarafı ters köşesi değil, o ters köşeye düşürülme şekli oldu. Hansel ve Gretel’in ekmek kırıntılarını takip etmek yerine cadının evindeki tatlılara kapılması gibi, ben de gözümün önünde duran ipuçlarını görmek yerine hikâyenin sunduğu başka şeylere odaklandım. Gerçeği fark ettiğimde ise iş işten geçmişti. Normalde örüntüleri oldukça hızlı yakalayan bir okurum. Hatta çoğu zaman yazarların saklamaya çalıştığı şeyleri erkenden tahmin ettiğim için ters köşelerin keyfini tam anlamıyla yaşayamam. Fakat bu kitapta kurulan yapı beni tamamen içine çekti ve yönlendirdi. Üstelik sonradan dönüp baktığımda ipuçlarının aslında hep orada olduğunu görmek, şaşkınlığımı daha da artırdı. Yazarın son sözünde bazı ilham kaynaklarından bahsetmesi de benim okuma deneyimimi doğruladı. Çünkü bu tema işlendiğinde benzer şekilde yanıltıldığımı daha önce de fark etmiştim. Burada da aynı tuzağa düştüm ama bu kez bunun ne kadar ustaca kurulduğunu görmek ayrıca hoşuma gitti. Elbette kitap kusursuz değil. Bazı mantıksal boşluklar gözüme çarptı ve birkaç noktada daha sağlam temellendirmeler görmek isterdim. Ancak bunlar genel deneyimimi bozacak seviyede değildi. Sonuç olarak Mektup Arkadaşım, beni şaşırtmayı başaran, okurken büyük keyif
Mektup ArkadaşımJ.T. Geissinger · Juno Kitap · 2025390 okunma
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 03:56
Sanki kendi çocukluğum geçti gözümün önünden, unuttuğum bir çok şeyi hatırlattı; acılarım, sevinçlerim, hüzünlerim, umutlarım ve hayallerim. Her çocuğun içinde olan ve zamanla unutulan yerini ufak bir sızıya bırakan o şey…
1000Kitap
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,4bin okunma
Puan vermedi·330 syf.··
2026 17. kitabı
Bence Zülfü Livaneli’nin en iyi kitabı kitabı iki günde bitirdim .Kitabı ilk elime aldığımda bir biyografi zannettim  fakat öyle olmadı her sayfasını çevirdiğimde acaba ne olacak diye merak ettim ,  on kere de okusam sıkılmayacağım kitaplardan birisi oldu bence herkes okumalı o heyecanı ,o merakı ve zevki tatmalı. O kadar kitapta çizilecek cümleler var ki bir kaçını incelemenin içine dahil edeceğim; Bazen insan o kadar eziliyor ki ,öfke bile duyamaz hale geliyor. Ne mutlu cehaletin koruyucu rahmi içinde bir cenin gibi büzülüp yatanlara
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,6bin okunma
Bayağı mi bu kitap
Puan vermedi·304 syf.··
2026 4. kitabı
Kitabı yıllar önce okudum lisesi yıllarımdayken ,o zamanlar ne kadar duygulandırdım her sözüne, tam da ergenliğimdeki yoğun duygulara hitap ederdi . En çok hatırladığım söz : "Acıma sızdın , acımasızdın " gibi sözlerdi . Kelime oyunu mu denir bilmem bu sözlere lakin şimdi bakıyorum da bana komik ve bayağı geliyor ama işte o zamanlarda bana hitap ediyormuş demek ki . Kitap zaten olay örgüsü sen çok hislerini betimeemekle geçiyor , bir terkediliş hikâyesi . Yıllar sonra karşılaşınca bu kitapla inceleme yazmak istedim ergenlikte okuyan ama artık yetişkin birinin gözünden olsun istedim . Diğer eklemek istediğimse şu anım : Bir gün arkadaşımla (iyi bir okuyucu olur kendisi ) lise yıllarından bahsederken lisede okunan kitaplardan açılmıştı konu ,onun lise yıllarını dünya ve Türk klasiklerini okuyarak geçirdiğini duyunca çok şaşırıp benimse sadece bu tarz kitaplar okumuş olmam beni biraz kitap konusunda cahil hissetrimisti . Aradan zaman geçti ve simdi bakıyorum da aslında geride sayilmazmisim ,benim o zamanlarda o duygusallığa ihtiyacım varmış hatta belki de anlaşılmaya benim gibi yoğun duygular hissedenlerin de duygularıni betimlemesine tanık olma ihtiyacım varmış . Demek istediğim şu : bu kitabı belki bayağı bulanlar olabilir lakin henüz 14 -17 yaşındasınız ve yoğun duygularınizin anlaşılmaya ihtiyacı varsa bu kitabi okumakla geride veya bayağı olmuyorsunuz . ( tabi her yaşta serbestsiniz) . Farklı tarzlara da ihtiyacıniz olunca geçiyorsunuz.
Duygu ve Düşünce
BukreKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 201323,5bin okunma