Bir kitaptan çok, bir his...
7/10
·119 syf.··
2026 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 02:04
"Melisa Kesmez okumayı neden bu kadar sevdiğimi bir kez daha hatırlattı Bazen Bahar. Çünkü onun hikâyelerinde kendimden bir parça buluyorum hep. Büyük olaylar anlatmıyor; bir bakışta, bir sessizlikte, yarım kalmış bir konuşmada saklı duyguları çıkarıp önümüze koyuyor. Kitaptaki karakterlerin çoğu biraz eksik, biraz yorgun, biraz da hayata yetişmeye çalışan insanlar. Belki de bu yüzden bu kadar tanıdık geliyorlar. Okurken sık sık 'Evet ya, insan tam da böyle hissediyor bazen' dediğim çok oldu. Melisa Kesmez'in dili yine çok sade ama bir o kadar da derin. Bazı cümleleri öylece okuyup geçemiyorsunuz; durup düşünmek, hatta biraz da kendinize dönmek istiyorsunuz. Benim için Bazen Bahar, yalnızlıkla, özlemle ve yeniden başlayabilme ihtimaliyle ilgili sıcak bir okuma oldu. Kitabı bitirdiğimde içimde hüzünle karışık bir dinginlik kaldı. Sanki uzun zamandır görüşmediğim bir dostla oturup saatlerce konuşmuşum gibi... Ve evet, bazen bahar gerçekten de insanın içine geliyor."
Bazen BaharMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20195,3bin okunma
Puan vermedi·420 syf.··
2026 14. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 14:47
Ben Nermin Yıldırım'ın Altı harfli bir tatlısındaki kıza benzettim Süreyya'yı o hiç olmazsa yaşıyordu, Süreyya benim hayatıma almak istemediğim kendini beğenmiş(tam olarak öyle NY ile dalga geçer gibi konuşması Ayla'yı aptal bulması) bayık bir tip ruhum çekildi ya resmen hele ki bir anne olarak çocuğunu ''özgürleştirmek'' diye korkup kaçması Rıdava'nı bile daha çok hatırladın, aradın be kadın herkesten kaçıp hemde yanlızım ayakları...Mesude anlatamadı bi olayı oraları atlamak istedim.
Unutma Beni ApartmanıNermin Yıldırım · Doğan Kitap · 20166,2bin okunma
Reklam
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 23:44
Kitaba başlarken hedefim kaybettiğim okuma alışkanlığımı geri kazanmaktı ve bunun için bundan 6 sene önce okuduğum Simyacıyı seçmiştim iyi ki de öyle yapmışım. Hayatımızın belirli döneminde kendi kişisel menkıbemizin ne olduğunu düşünürüz onu fark etttiğimizde önce anlamayız sonra o bize kendini hatırlatacak işaretler gönderir. Benim hayatımın tam bu dönemindeydi işaretleri fark ettiğim ama adım atmadığım şimdi ise ne olursa olsun kendi kişisel menkıbemi gerçekleştirmem gerektiği ve yaşadığım tüm olayların aslında kendi kişisel menkıbemin içerisinde olduğunu farketmemi sağladı. Kitabın başında çoban olan Santiago sonunda yine aynı yere döndü ama bu sefer öğrendikleri ve aşkı vardı. Benim kitapta en etkilendiğim yerlerden biride Fatima ile olan ilk görüşte aşktı “ Ve aşktı bunun adı , insanlardan da çölden de daha eskiydi, tıpkı kuyunun yanında bu iki bakışın buluşması benzeri, iki bakışın buluştuğu her yerde, her zaman aynı güçle ortaya çıkardı.” “bir gün bu kadının kokusunu bıraktığını ve bu kadının yaşadığını bile bilmeden onu sevmiş olduğunu düşündüm ve bu kadının duyduğu aşk ona dünyanın bütün gizlerini açacaktı” ve benim için en anlamlı alıntı “ başarısızlığa uğramak korkusu şimdiye kadar Büyük Yapıta girişmeme engel oldu on yıl önce başlamam gereken şeye ancak şimdi başlayabiliyorum ama 20 yıl beklemiş olduğum için de mutluyum. “Düşüşüzü gerçekleştir emememmizin yanı sıra ona doğru ilerlerken aldığımız dersleri iyice öğrenmemmizi ister ama insanların çoğunluğu işte bu anda vazgeçerler çölün dilinde biz bu durumu şöyle tanımlarız Vanın palmiyeleri Ufukta görülmüşken susuzluktan ölmek” ve kitabın son sözlerinde en etkilendiğim ve son alıntı da “gerçekte kendi kişisel menkıbesi yaşayan kimseye karşı hayat cömerttir.” Eğer bu kitabı hala okumayan varsa kesinlikle
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,8bin okunma
Haddimi aştıysam kusura bakabilirsiniz..
Puan vermedi·724 syf.··
2026 39. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 14:49
Bazı kitaplar vardır, sadece bir hikaye anlatmazlar; kapıyı yüzünüze çarpar, sizi odada tek başınıza bırakır ve kendinizle hesaplaşmaya zorlarlar. Benim için tam olarak böyle bir deneyim. Kitabın o kalın gövdesine ilk dokunduğumda beni nelerin beklediğini bilmiyordum: Ağır bir dil, upuzun noktalamasız cümleler, ironi ve derin bir yalnızlık... Ama sayfalar ilerledikçe, bunun sadece bir roman olmadığını anladım. Bu, modern insanın, toplumun kalıplarına sığamayanların, yani bizlerin otopsisidir. Görünürde Turgut Özben’in, intihar eden yakın arkadaşı Selim Işık’ın izini sürüşünü okuyoruz. Turgut, Selim’in ardında bıraktığı mektupların, günlüklerin ve insanların peşine düştükçe aslında kendi steril, burjuva hayatının da temellerini sarsıyor. Ancak kitabı okurken asıl büyüleyici olan şey olay örgüsü değil, Selim Işık’ın ta kendisi. ​Selim, bu hayatta "numara yapmayı" beceremeyenlerin bayraktarı. Toplumun bizden beklediği o roller; başarılı bir iş, "normal" bir evlilik, yapay nezaket kuralları ve sahte gülücükler Selim’in üzerine oturmuyor. O, dünyanın hoyratlığına karşı fazla hassas, fazla dürüst ve trajik bir şekilde fazla zeki. ​"Hayatım, ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu." diyor Selim. İşte tam bu noktada, bir okur olarak boğazınızda bir düğüm oluşuyor. Çünkü Selim’de, hepimizin kimselere söyleyemediği, geceleri yalnız kaldığımızda ortaya çıkan o kırılgan, hayata ayak uyduramayan yanımızı görüyorsunuz. Kendinizi Selim’e o kadar yakın hissediyorsunuz ki, onun acısı sizin acınız, onun topluma yabancılaşması sizin kendi yalnızlığınız haline geliyor. Tutunamayanlar, bitirip kapağını kapattıktan sonra bile günlerce zihninizde taşımaya devam edeceğim bir yük. Turgut’un tren kompartımanındaki o belirsiz sonuna doğru ilerlerken, kendinize şu soruyu sormadan edemiyorsunuz:
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
8/10
·144 syf.··
2026 52. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:00
‘Kitabı neden çok sevdim?’diye sorup duruyorum.Bazı kitaplar ihtiyaç anında bize el sallıyorlar ve yoldaşımız oluyorlar bence.Kitap intihar malzemeleri satan bir dükkanı işleten ailenin kendilerine göre olumlu düşünen,hayata umutlu bakan bir çocuklarının dünyaya gelmesiyle hayatlarındaki değişimi anlatıyor.Beni etkileyen yanı ise kendi ışığını korumak aynı zamanda o ışıkla ilham kaynağı da olmak oldu sanırım.Negatifliğin normal kabul edildiği bir toplumda sen yanlışsın demelerine rağmen o güzel enerjisini koruyan bir çocuk. Çok izah edemeyeceğim galiba bana geçen hisleri.Basit bir dille komik bir anlatımla yazılmış okuması zevk veren bir kitap
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,7bin okunma
2/10
·104 syf.··
2026 15. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 14:34
Çok sevdiği vişne bahçesini borçları yüzünden satmak zorunda kalan ailenin üzüntüsünü anlatan bir eser. Duygusal diyebiliriz. Tiyatro eseri. Oldukça kısa, açık ve anlaşılır. Hatta kitap okumaktan daha çok kendimi bir tiyatro izler gibi hissettim. Ama beğendim mi? Maalesef hayır. Bu tür eser ilk kez okudum ve açıkçası çok sıkıldım. Olay Rusya’da geçiyor. Özellikle karakter isimleri çok karıştı. İlk sayfada isimler ve kim olduğu söylenmiş, sürekli o sayfaya dönüp bu kimdi şu kimdi diye baktım. Tavsiye değildir. Yine de incelememi kitaptan beğendiğim bir sözle bitireyim “ Ne yaparsan yap öleceksin.”
Vişne BahçesiAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,2bin okunma
Reklam
Reklam