Puan vermedi
Şeker: Dünyayı Değiştiren Tat Küçük bir gıdanın, koca bir dünyayı nasıl şekillendiğini görmek istiyorsanız, İngiliz tarihçi James Walvin’in yazdığı Şeker tam da size göre bir kitap. Kitabın ilk bölümlerinde, şekerin Avrupa’daki ilk dönemleri anlatılıyor. Bugün mutfaklarımızda sıradan bir malzeme olan şeker, 1600’lerden önce Avrupa’da son derece pahalı ve nadir bir üründü. Öyle ki sadece kralların, aristokratların sofralarında yer alıyordu. Hatta bazı şölenlerde şeker, zenginliği göstermek için yapılan süslü heykeller ve dekoratif yiyecekler şeklinde sunuluyordu. Ancak şekerin hikâyesi bu lüks imajın arkasında oldukça karanlık bir gerçeği barındırır: plantasyon sistemi ve köle emeği. 16. ve 18. yüzyıllar arasında Karayipler ve Amerika’da kurulan dev şeker plantasyonları, Atlantik köle ticaretinin en önemli merkezlerinden biri haline gelir. Şeker üretimi arttıkça fiyatlar düşer ve Avrupa’da tüketim hızla yayılır. 19. yüzyıla gelindiğinde, Sanayi devrimiyle birlikte şehirlerde yaşayan işçi sınıfı büyür ve şeker artık aristokratların değil sıradan insanların tükettiği bir gıda haline gelir. Özellikle çay ve kahve kültürünün yayılması şeker tüketimini olağanüstü artırır. Kitabın son bölümlerinde ise yazar, şekerin modern dünyadaki yerini sorgular. Günümüzde şeker, paketli gıdalardan gazlı içeceklere kadar sayısız ürünün içinde yer alır ve birçok insan farkında olmadan çok yüksek miktarda şeker tüketir. Geçmişte kilolu insanlarla dalga geçilirken; günümüzde obezite, diyabet ve metabolik hastalıkların artışıyla birlikte uzmanlar şekeri modern çağın en ciddi beslenme sorunlarından biri olarak görüyor. Kitabı bitirdiğinizde mutfaktaki basit bir şeker kavanozuna bile farklı bir gözle bakmaya başlamanız muhtemel. Çünkü artık o küçük beyaz kristallerin ardında yüzyıllara
ŞekerJames Walvin · Pinhan Yayıncılık · 20254 okunma
10/10
·384 syf.··
2026 8. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 13:07
Epigenetik [Bernhard Kegel] Mart 3, 2026 Leave a Commenton Epigenetik [Bernhard Kegel] Posted inAraştırma - Bilim, Kitap Bernhard Kegel’in Epigenetik: Deneyimler Kalıtımla Nasıl Aktarılır? adlı kitap, genetiğin ötesinde, çevresel faktörlerin ve yaşam deneyimlerinin gelecek nesillere nasıl aktarıldığını inceleyen devrim niteliğindeki çalışmaları ele almaktadır. Kitap, doğduğumuzda aldığımız genetik kodun (DNA dizilimi) hayatımızın tek belirleyicisi olmadığını savunuyor. DNA’mız bir bilgisayarın donanımı (hard disk) gibidir, ancak epigenetik bu donanımı yöneten “işletim sistemi”dir. Yani genleriniz orada dursa bile, epigenetik mekanizmalar hangi genin “açılacağına” veya “kapatılacağına” karar verir. Epigenetik, DNA diziliminde bir değişiklik olmaksızın, genlerin “açılıp kapanmasını” sağlayan ve çevre ile genom arasında bir köprü görevi gören ikincil enformasyon yapılarını ifade eder. Bu yapılar, sonradan kazanılan özelliklerin kuşaktan kuşağa aktarılmasını mümkün kılar. İsveç’in kuzeyindeki izole bir topluluk olan Överkalix sakinleri üzerinde yapılan araştırmalar, epigenetiğin en çarpıcı örneklerinden birini sunmuştur. Araştırmacılar 19. yüzyıldaki hasat kayıtlarını kullanarak ataların beslenme durumunun torunlar üzerindeki etkilerini incelemişlerdir. Eğer bir büyükbaba, ergenlik öncesi “yavaş büyüme evresinde” (9-12 yaş) aşırı miktarda yiyecek tüketmişse, torunlarının diyabetten ölme riski dört kat artmakta ve yaşam süreleri kısalmaktadır. Aksine, büyükbabanın bu dönemde yokluk çekmiş olması, torunların yaşam beklentisini artırmıştır. Etkiler genellikle aynı cinsiyet üzerinden ilerlemektedir. Büyükbabaların beslenme durumu erkek torunları, babaannelerin beslenme durumu ise kız torunları etkilemektedir. Bu etkiler sadece “yavaş büyüme evresi” denilen, ergenlik
EpigenetikBernhard Kegel · Say Yayınları · 202256 okunma
Reklam
10/10
·240 syf.··
2026 11. kitabı
"Çünkü, ortak mutluluklardan ziyade ortak talihsizlikler canlıları birleştirir." ️10/10 Selam arkadaşlar, bugün size çok benzersiz ve güzel bir kurguyla geldim.Kitabın konusuna değinmek istiyorum öncelikle, olay Engin ve Birol isimli iki arkadaşın üniversite evinde geçiyor. Engin ve Birol birlikte kalacakları bir ev kiralamak istiyorlar ama kimse bekar öğrencilere ev vermeyince, Engin'in mühendis abisi "Cevriye" adında insana çok benzeyen hatta ayırt edilemeyen yapay zeka bir robot üretir ve Engin, kendisini Cevriye ile evliymiş gibi gösterir ve bu sayede bir ev tutarlar. Başta bu plan güzel gider ama sonrasında yapay zeka Cevriye Engin ve Birol'u tuzağa düşürecek bir örgüte karışır. Bu örgüt insanların yakın geçmişi unutmasına sebep olan uy*şturucu üreten bir örgüttür. Öyle ki Engin ve Birol yapay zeka Cevriye'nin yaptıklarının farkına varsalar bile bu ilaç sayesinde yakın geçmişi unuttukları için sıradan hayatlarına devam ederler. Engin ve Birol'un komşuları Cengiz Bey bu garipliği fark eder ve düğümler burada çözülmeye başlar... Benim yorumuma gelecek olursak, bayılarak okuduğum benzersiz bir kurguydu. Özgün ve akıcı bir konu. Üstelik merak da uyandırıcı. Dünya gündemi ve gerçeklerini içerdiği için bir kurgu değil de gerçekmiş gibi hissettim. Yazarın üslubu biraz küfürlü ama eğlenceli. Samimi ve eğlenceli bir dille yazılmış, neticede iki üniversite öğrencisinin konuşmalarını okuyoruz. Yazar, insanın kendi yarattığı mağduriyetlerin kurbanı olduğunu samimi ve eğlenceli bir üslupla anlatmış. Başlarda her ne kadar dili bana hitap etmese de çok severek okuduğum kitaplardan biri oldu. Aynı zamanda bu kurgu bana Epstein olaylarını da hatırlattı. Kitapta bazı kişi veya kurumlara sert eleştiriler de var, yazarı cesareti açısından da tebrik ediyorum:) Kitapta en
Alıntı
Kurbanlık OyunHakan Yücel · İkinci Adam Yayınları · 2024158 okunma
İlgi çekici
10/10
·320 syf.··
2026 3. kitabı
Johann Hari Çalınan Dikkat Yazarımızın kendi odak sorunlarının kaynağını bulmak için kendisine teknolojiden izole bir tatil ayarlıyor ancak bu tatilde canı çok sıkılıyor ve bazı şeylerin farkına varmaktadır. Odaklanma hususunda kendisine yardımcı olabilecek bilim adamları, yazarlar, mühendisler, eğitmenlerin yanlarına ülkenin bir ucundan bir uca gitme serüvenini sürükleyici bir hikaye anlatır gibi sizi de içine çok güzel çekerek bizlere sunuyor. Bizi sürekli rahatsız eden sanal uyarıcılar, kendimize neden hakim olamıyoruz ,obezite, dehb, beynimizin düşünce gücü ve hormon dengemizi etkileyen dış unsurlar, facebook, twitter gibi sosyal medya platformlarının bizi ellerinde tutmak için kullandığı psikolojik sistemleri gibi birçok kavram ve düşünce ögesini yazarımız kaleminden geçirmiş, tartışmış ve bunlara cevap bulabilmek için konu bazında yetkili veya ilgili kişilerle konuşup vardığı sonuçları bizlere anlatımıyla sunmuş. Kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum. Zihninizi aktif olarak yazarın sorularına yanıt bulmakla ve bu soruların günlük hayatımızda bizi etkileyen kısımlarını yazarla beraber cevap ararken kullanacaksınız.
Alıntı
Çalınan DikkatJohann Hari · Metis Yayınları · 20245,3bin okunma
8/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 16:52
"Yine de ne olursa olsun asla hoş göremediğim iki şey var :Feministler ve margarinler..." Merhaba dostlar Son dönem Japon edebiyatının en dikkat çekici ve üzerine en çok konuşulan eserlerinden biri olan Tereyağı kitabıyla karşınızdayım bugün. Kitap, 2009'da Japonya'da yaşanan "Konkatsu Katili" vakası adlı, gerçek bir olaydan esinlenerek kurgulanmış, ​ ​Romanın merkezinde iki kadın karakter var: Seri katil olduğu iddia edilen, gurme ve manipülatif Manako Kajii ile onunla röportaj yapmaya çalışan gazeteci Rika. ​Bu iki kadın üzerinden toplumda dayatılan şartlar eleştiriliyor. ​Kendi zevklerine,özellikle yemeğe düşkün kadın zayıf ve bakımlı olmak zorunda mı?Böyle bir kadın neden o toplumda tehlikeli ve itici görülüyor? Bu kitapta yemek bir direniş sembolü aslında. Tereyagı çok önemli bir sembol .Hayattan keyif almak ,dilediğin gibi yaşamanın sembolü. Manako Kajii için tereyağı; kalori hesaplamayı, diyet kültürünü ve toplumsal baskıları reddetmenin bir yolu. Yazar, yemek tasvirlerini o kadar detaylı ve iştah açıcı yapıyor ki, okurken karakterlerin duyduğu hazzı ve suçluluk duygusunu bizzat hissediyorsunuz.. ​Manako Kajii karakteri, klasik bir katilden çok uzak. O, erkeklerin zaaflarını bilen, onlara istediklerini veren ama karşılığında ruhlarını çalan bir kadın. Gazeteci Rika’nın, Kajii ile görüştükçe yavaş yavaş onun etkisi altına girmesi, kendi hayatını ve bedenini sorgulamaya başlaması kitabın gerilim dozunu artırmış. Feminizm ve obezite karşıtlığı üzerine cesur bir bakış açısı. Ayrıca Japon kültürü , aile yapısı hakkında ayrıntılı betimlemeler mevcut . Tereyağı, sadece bir polisiye veya suç romanı değil; kadın dostluğu, yalnızlık ve modern dünyada bir bedene sahip olmanın zorlukları üzerine yazılmış bir toplumsal analiz romanı aslında.. Ben sevdim, farklı
TereyağıAsako Yuzuki · İthaki Yayınları · 2025431 okunma
Puan vermedi·368 syf.··
2023 18. kitabı
"Her birimiz mercan resiflerine benziyoruz: görünmeyen yabani sakinlerin eşsiz kombinasyonlarını içeren bireysel bir mikrohabitat" Amerikalı bir kalp cerrahının hayvanlardan öğrenebileceklerimiz üzerine yazdığı bir kitap, İnsan Denen Hayvan. Hekimler ve veterinerler arasındaki ayrılığı hayvansal ortaklık adı altında kaldırmaya çalışıyor. Atların da depresyona girebileceği, obezite ile boğuşabileceğini, hayvanların da meme kanserine yakalanabildiğini, cinsel hastalıkların sadece insanlarda değil hayvanlarda da olduğunu bizlere anlatıyor. Avustralya'da koalaların klamidyadan muzdarip olduğunu ve bunu önlemek için çalışmalara başlandığını biliyor muydunuz? Barbara Natterson-Horrowitz, özümüzde hepimizin da hayvan olduğunu, bazı hastalıkları farklı şekilde geçirsek de çoğu açısından benzerliklerin olduğunu ve hekimler ile veterinerlerin birbirleri ile bilgiler paylaşarak hastalıkları daha etkili bir şekilde önleyebileceklerinden bahsediyor. Metis'in bilim serisinden olan İnsan Denen Hayvan benim zevkle okuduğum bir kitap oldu. İnsanın ufkunu genişleten bu kitabı herkese tavsiye ederim.
İnsan Denen HayvanBarbara Natterson-Horowitz · Metis Yayınları · 202135 okunma
Reklam
Reklam