'Zamanı saatlerle, dakikalarla değil, güneşin doğup batmasıyla değil, onunla ölçüyordum; onu gördüm görmedim, göreceğim görmeyeceğim, gelecek gelmeyecek.''
'İçimde neler olduğunu hissetmiyor musunuz? Anlamıyor musunuz? Konuşmakta bile güçlük çekiyorum. Tam şuramda... Verin elinizi, tam şuramda bir şey, taş gibi ağır bir şey duruyor, derin bir acı duyuyormuşum gibi. Garip değil mi, acı da, sevinç de insanda aynı etkiyi yapıyor; soluğumuz kesiliyor, insanın ağlayası geliyor. Ağlasam belki rahatlarım; tıpkı büyük acılarda olduğu gibi.''
''Gidenlerin yerine yenileri gelir, çocuklar büyür, nişanlanır, evlenir, kendilerine benzeyen çocukları olur, böylece hayat hep aynı biçimde sürer gider.''