Ayfer Tunç'tan bugünün romanı.
Güzelliğini zehirli bir sermaye olarak kullanan genç bir kadının hayattan öç almak için soyunmasıyla başlayan bir düşüş hikayesidir Yeşil Peri Gecesi. Modern toplumun ikiyüzlülüğüne, geleneklerin, alışkanlıklarım zorbalığına direnen, "farkına varmış" ve bu nedenle acı çeken bir kadının, annesiyle hesaplaşamayan bir kız çocuğunun, okuyanı
rahatsız eden ve belki de bu nedenle elinizden bırakamayacağınız öyküsü. Cumhuriyet elitlerinin düşkün kuşakları ile orta sınıfın can çekişen tutunamayanlarının karşılaştığı trajik bir karnavala dönüşen kapak kızının romanı, toplumun ve bireyin ruh haritasını en ince ayrıntısına kadar resmeden Ayfer Tunç'un güçlü anlatımıyla Türkiye'nin
çürüyen yüzüne de ayna tutmaktadır.
Kitabın başlangıcı bile Türk’ün ne kadar medeni ne kadar ileri görüşlü ne kadar ince fikirli olduğunu gözler önüne sererek ilerliyor.alparslan’ın Diojen karşındaki tutumu onun onurunu incitmemek için
Lev Tolstoy’un Anna Karenina’sını her düşündüğümde Tolstoy un zekasına saygı duyuyorum.Çünkü XIX. yüzyıl Rus toplumunun bir portresini değil, insan ruhunun en kuytu köşelerini aynada görüyormuş gibi
“Yılanlar öç alıyoooor!..” diye bağırdı. “Yılanlar öç alıyor, bakııın!.. Yılanlar yılanken sizin gibi alçakların hakaretine dayanamadı da siz, insan olduğunuz hâlde, bunca hakarete, bunca zulme,
Kitap bir fırtınayla başlıyor. Sonra bizi tam bir Müge Anlı'daki olaylar evrenine geçiriyor. Kaynana şimşirlik, Mazhar ibretlik, Nazan masum gibi dursa da kendi karakteri oturmamış, nereye çekilse oraya giden, duygularını/düşüncelerini yansıtamayan biri...
Mazhar, annesinin huyunu bilmez gibi karısından karılık bekliyor, olmayınca dışarıya düşkün oluyor. Hikayeye giren çıkan insanlar, bu ana karakterlerin etrafında olayların daha da kötüye gitmesine sebep oluyor. Hikaye hem biraz insanların tercihleri, vazgeçişleri üzerine hem de o dönemin yenileşme hareketlerine, particilik olaylarına yönelik.
Erkeklerin bu kadar rahat kadınlar üzerindeki hükmü ve halkın buna hizmet eder görüşleri hikayeyi çıkmaz bir yere de götürdü aslında. Namuslu olan en namussuz, namussuz olan en namuslu oluverdi bir anda...
Ben olaylar ilerlerken hiç böyle hayal etmemiştim. Nazan'ın bir öc alma hikayesi olmasını beklerdim. Hayat kendi tokatını ölümle Mazhar'a, düşkün olmakla kaynanasına vursa da hikaye Nazan açısından hep en kötüye gitti. Harun tüm bunlar yaşanırken oradan oraya sürüklendi, ellerin elinde doktor oldu çıktı ama hep bir gerçek anne baba sevgisi aradı. İlginçtir ki Nazan bu kadar bertaraf olurken "Bar kızı Neriman" hikayenin sonuna kadar hep mutlu mesut oldu. Tam oğluna kavuştu derken oğluna zarar gelmesin diye kendisinden hiç beklenmeyecek bir hamleyle hem bir can aldı hem bir can verdi Nazan. "Nerede burada adalet şimdi?" dedim kitap biterken...
Sevgili Orhan Kemal; kalemine sağlık... Dizisi çekilse "amma abarttınız" denecek olaylar silsilesini bizim hayal dünyamızda canlandırdığın için teşekkür ederiz. 🩷
Ya Nastenka yemin ederim öyle bir hareket yaptın ki 5 dakika boyunca duvarı izledim. KANIM DONDU. Asla böyle bir şey beklemiyordum. Birini unutamamışken başka bir insana vaatlerde bulunma birdaha orospu karı.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102bin okunma