Hiçbir kapı, aklın çözemeyeceği kadar sıkı kilitlenemez..
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 19:06
Gaston Leroux tarafından yazılmış olan Sarı Odanın Esrarı kitabının konusu tamamen kilitli, içeriden sürgülü olan ve hiçbir çıkışı bulunmayan bir odada işlenen cinayeti ve saldırganın nasıl sırra kadem bastığı anlatılıyor. Görünüşe göre imkansız ve oldukça karmaşık olan bu gizem belki ilk dedektif romanı değil ancak Edebiyat tarihinin ilk Kilitli Oda yani imkânsız suç gizemi romanlarından biri olma özelliğini taşıyor. Polisiye tarihinde de özel bir öneme sahip. Katilin bu sarı odaya nasıl girdiği ve odadan nasıl kaçtığı kitap da çözülmesi gereken en büyük sırdır. Çok zekice işlenmiş bir kurguya sahip. Hatta döneminde eleştirmenler tarafından deha ürünü olarak kabul edilmiş. Zekânın, yaratıcılığın ve yeteneğin sonucunda ortaya çıkmış bu eserin en önemli özelliklerinden birisi yazarın sarı odanın krokisini yapması, şatonun planını ve olay yerinin çizimlerini de kitap için de belirtmesi. Bu sayede okuyucuyu da olayın içine iyice dahil ederek katili bulma konusunda tüm gerçekleri gözler önüne seriyor. Bir diğeri devamlı bir algı yöntemine başvurması gerçeklerin veya olayların sunulma şeklini planlı bir şekilde devamlı yönlendirmeye çalışması sarı odanın esrarın da birçok terori bulsak da sonradan bu teorilerin mantık yoluyla çürütülmesi de okuyucu şaşırtmaya ve düşündürmeye devam etmesine neden oluyor. En sonuncusu ise büyük sırrın ortaya çıkması ve katilin kimliğinin açıklanması. Kesinlikle kurgunun en zekice kısmı suçun nasıl işlendiği, sarı oda gizeminin çözülmeye başladığı ve gerçeklerin bir bir açığa çıktığı o kısım ve bununla beraber katilin kim olduğunun ortaya çıkmasıyla büyük bir ters köşenin de bizi bekliyor olması. Aslında hiçbir şey imkansız değildir. Olayların mutlaka mantıklı bir açıklaması vardır. Fakat eksik bir bilgi ya da yanlış bir düşünce bizi olaylardan çok
1000Kitap
Sarı Odanın EsrarıGaston Leroux · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,852 okunma
6/10
·397 syf.··
2026 93. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 23:02
Ariana bir zamanlar sevdiği kız. Grayson ona kalbini veren çocuk. Christian aralarında ki gölge. Kitap böyle başlıyor. Çiftimiz üniversiteye giderken çok ilginç bir şekilde tanışıyor! Grayson epey Ariana nın peşinden koşuyor sonunda sevgili oluyor okul bittikten sonra evlenmeye karar veriyorlar ve kendi nişan partilerinde Grayson Ariana yı en yakın arkadaşı Christian ile yatak odalarında uygun olmayan bi şekilde yakalayıp kızı yaka paça sürükleyerek dışarı atıyor. Oysa ki hiçbir şey göründüğü gibi değil Christian Ariana ya bi tuzak kurup uyuşturuyor ama Grayson onu odadan çıkarırken bağırıp çağırırken asla kendinde olmadığını anlamıyor. Ariana çevrelerinden dışlanıyor uzaklara gidip mükemmel bi intikam planı ile 3 yıl sonra geri dönüyor ve başlıyor intikamını almaya gerisini anlatmayayım farketmeden spoilerli gidiyorum :) Ben bu ara okuduğum kitapları beğenmeme tarafımdan kalkmışım sanırım çünkü bunu da zor okudum birlikte okuduğum bi arkadaşım yazar için "Bu kadın kesin yeşilçam izlemiş" dedi kesinlikle ona katılıyorum dram entrika yalan dolan oyun baydı beni. Ben sevemedim belki siz seversiniz.....
Good GirlJona Leigh · Kindle Edition · 20263 okunma
Reklam
NUTUK __Bir Milletin Hafızası__ NUTUK
10/10
·688 syf.·
2026 17. kitabı
Nutuk’un son sayfasını kapattığımda odamın sessizliği değişti. Bir kitabı bitirmiş gibi değildim. Zihnim sanki bir kapıyı kapatmış, başka bir kapıyı açmıştı. Masanın üzerindeki kitap olduğu yerde duruyordu ama zihnim çoktan bulunduğum yerden ayrılmıştı. Bir süre sonra ne odam kaldı ne de duvarlar. Zihnimi açtığımda kendimi Ankara’da buldum. Takvimler 1929 yılını gösteriyordu. Sonbaharın sert ayazı sokaklarda dolaşıyordu. Ben, Ravi, Hiç ve Münzevi eski bir konağın üst katındaki küçük bir okuma odasında oturuyorduk. Bu konak, eski bir karargah binasından dönüştürülmüş bir yapının içindeydi. Duvarlarda haritalar hala duruyor. Fakat artık masanın üzerinde silah değil kitaplar var. Ortadaki ahşap masanın üzerinde Nutuk duruyor. Gaz lambasının sarı ışığı kitabın kapağına vuruyordu. Kömür sobasının içinden gelen çıtırtılar sessizliği bölüyor, sonra yeniden kayboluyordu. Bir süre kitabın ilk sayfalarından konuştuk. Ancak kısa süre sonra fark ettik ki Nutuk’u yalnızca olayları öğrenmek için okumak mümkün değildi. Bu kitapta anlatılanlar yalnızca tarihten ibaret değildi.
NutukMustafa Kemal Atatürk · Parola Yayınları · 201434,4bin okunma
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 10:47
Spoiler içerir: Giovanni Drago ilk tayininde Tatar Çölü denilen coğrafyanın ortasında yer lan Bastiani Kalesine atanır. Kaleye giderken yolda karşılaştığı ve kalede uzun süre kalan Binbaşı Ortiz kale hakkında hiç iyi konuşmaz. Drogo da 4 ay sonra muayene aşamasında tayinini istemeye karar verir. Ancak kaleden baktığı çölün uçsuz bucaksızlığında kaybolur ve tayinini istemez. Bu sefer aradan 4 yıl geçer. Kalede asker sayısı azaltılmaktadır ve dilekçe yazanlara öncelik verilmiştir. Arkadaşları bu gerçeği kendinden sakladığı için tayin hakkını kaçırır. Aradan yıllar geçer. Simalar değişir, yaşlanırlar, rütbeler değişir yükselirler. Değimeyen tek şey ucsuz bucaksız dağlar ve ovalardır. Binbaşı Ortiz artık emekli olmuş, kaleden ayrılmaktadır. Kendisi de yıllar önce aynen kendi yaşadığı gibi yolda bir teğmenle karşılaşır ve aralarındaki dialog Ortizle onun yaşadıkları gibi dejavudur. Yıllar içinde önemsenmeyen ve sınır çiziyorlar diye geçiştirdikleri karartıların aslında Kuzey Krallığının askerleri olduğu ve düşman saldırısının çok yakın olduğu anlaşılır. Drogo'nun yıllardır beklediği savaş kapıdadır. Ancak kendisi çok yaşlı ve hastadır. Yıllardır kaldığı odadan da yer sıkıntısı sebebiyle çıkartılıp kaleden gönderilir. Drogo geçen yılları gözünün önünden geçer ve boşa geçen hayatını sorgular. Uzun zamandır merak ettiğim bir kitaptı. Kitap su gibi akıyor ve aslında kendi özgürlüğümüze ne kadar mahkum olduğumuzu anlatıyor. Bağlılık duyduğumuz ve yıllarımızı verdiğimiz işlerimiz için aslında biz bir hiçiz. Çoğu zaman herkesin yeri çok kolay bir şekilde doldurulabilir ve kimse vazgeçilmez değildir. Bunu anladığımız takdirde alışkanlıklarımızdan kurtulabiliriz. Yine de çoğumuz için konfor alanından çıkmak ve alıştığımız şeyleri geride bırakmak çok korkutucudur ve buna cesaret
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
Elçiye zeval olmaz??
3/10
·328 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 23:53
Merhabalar efendim,bugün okuması benim için çok zor olan bir kitabın incelemesi ile geldim size.İtiraf etmeliyim ki kitabın ilk sayfalarından itibaren belliydi benim buna inceleme yazacağım.Nedenini inceleme içerisinde açıklamış bulunacağım zaten,o hâlde bölumlerimizi tanıtmaya geçelim,isteyen istediği adrese yönelsin 1.BÖLÜM:Neden Bu Kitap? 2.BÖLÜM:Kitaba dair az buz spoiler içerebilen yorumlarım 3.BÖLÜM:Elçiye zeval olmaz mı? 4.BÖLÜM:Kapanış 1.BÖLÜM Sudenaz birçok türde kitap okumayı sever,hatta buna özellikle dikkat eder.Yani aslında dönüp "Sudenaz bunu okumaz ki" diyebileceğimiz kitap sayısı oldukça azdır.Bu kitaba gelirsek...Bu kitapla herhalde yan komşumuz,biricik ablam,yağlamaya fısıldayan kadın olmasaydı baksam da görmeyip diğer kitaplarla ilgileneceğim bir kitap olurdu.Geçen sene bu zamanlar ona okuduğum kitaptan,kitaptaki sömürgeden bahsetmiştim.O da "aaa demek bu konulara ilgilisin,o zaman bunu çok beğenirsin" dediydi.Alış,o alış. 2.BÖLÜM Genelde bu bölüme içten içe bir sevinçle gelirim,"hadi yazalım bakalım kıvamında" fakat buna...buna yorum yazmak o kadar zor ki.Karşımda bir arkadaşım olsa ve ona anlatsam çok kolay olurdu halbuki.Çünkü yapacağım şey ağzıma geleni söylemek " ha bir de..şu vardı" diyip örneklendirmek olurdu.Kesinlikle kafa karıştırıcı ama sohbet için garipsenmez,hatta arkadaşımın anlık tepkileriyle güzel bir diyalog olurdu.Velhasıl şu an yazacaklarım oldukça karışık ve hebele hübele sinirden ne diyeceğini şaşırmış vaziyette gelebilir.Beni okurken en çok zorlayan bu olayın gerçek hikâye olarak aktarılması.Zorlandığım kısımlarda tabii ki sömurgenin vahşeti ve gerçeği var fakat ondan ziyade neyin ne kadar gerçek olduğunu bilmememden kaynaklanıyor.Belki karakterler gerçektir fakat o diyaloglar,o betimlemeler...Aman Allah,bu konuda akıllara
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,3bin okunma
Fayda Bitince İnsan Biter
Puan vermedi·74 syf.··
2026 19. kitabı
Bir sabah gözlerini açıyorsun ve artık eskisi gibi değilsin. Asıl korkunç olan şey ise değişmiş olman değil; odanın, evin, ailenin ve dünyanın buna neredeyse hazır bekliyormuş gibi davranması. Dönüşüm tam da burada başlıyor: Bir insanın böceğe dönüşmesinden çok, çevresindeki herkesin yavaş yavaş gerçek yüzüne kavuşmasıyla. Gregor Samsa’nın kabuğu sertleşirken, ailenin merhameti inceliyor. Odanın kapısı kapandıkça insanın içindeki en eski soru açılıyor: Değerim, sadece işe yaradığım sürece mi vardı? Hikâyenin ilk darbesi bedene iniyor gibi görünür. Yatağın içinde dönmeye çalışan, kalkamayan, sesini duyuramayan bir adam vardır. Fakat asıl değişim tenin üstünde değil, anlamın içinde yaşanır. Gregor’un bedeni böceğe dönüşür; ama daha önceden de çoktan insan olmaktan çıkarılmış gibidir. Sabah işe yetişme telaşı, patron korkusu, borç yükü, ailesini geçindirme zorunluluğu… Bunların hepsi onun görünmez ayaklarıdır. Böcek bedeni yalnızca bu görünmez esaretin görünür hale gelmiş biçimidir. Bu yüzden hikâye, fantastik bir olaydan çok acımasız bir teşhir gibi okunabilir. Çünkü Gregor’un başına gelen şey imkânsızdır ama hissettirdiği şey fazlasıyla gerçektir. İnsan bazen kendi hayatında da böyle uyanır: Herkesin ihtiyacını taşımış, herkesin yüküne omuz vermiş, yıllarca kendini ertelemiş; sonra bir gün yorgunluğu artık saklanamaz hale gelmiştir. İşte o anda çevresindekiler onun acısını değil, işe yaramazlığını görür. En sarsıcı taraf da burasıdır. Evin içi küçük bir dünya gibidir. Kapılar sınırdır, odalar hapishanedir, salon toplumdur, baba otoritedir, anne çaresiz merhamettir, kız kardeş ise sevginin nasıl çıkarla karışabileceğini gösteren en ince çizgidir. Başta Gregor’a yaklaşan, onu besleyen, odasına giren kişi odur. Fakat zamanla o da yorulur, tiksinir, uzaklaşır. Sevgi
Alıntı
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,7bin okunma
Reklam
Reklam