10/10
·64 syf.··
2026 25. kitabı
Vika ve Dmitrik kardeşler Kivibik ile , anneanneleri onları yazın Karadeniz'de Odesa'ya tatile götürdüğünde denizde yaşadığı korku sonucu tanıştılar. Yeni arkadaşları Kivibik ; ilgi isteyen , bakım isteyen,kaç yaşında olduğu bilinmeyen , turuncu renkli bir canlı... Vika ve Dmitrik ; bir kağıda en büyük korkularını yazıp Kivibik'e yedirebilirler , ama mutlaka afiyet olsun demeleri ve korkuları yazdıktan sonra sessizce odadan çıkmaları gerekir. Vika ve Dmitrik çeşit çeşit korkusunu yazarak yedirirler hikaye boyunca.Çoğu çocukça korkulardır ; zamanla geçeceğini biliriz.Lakin Vika'nın bir korkusu var ki ömür boyu hepimiz için geçmeyecek olan o korkudur.Bir yetişkin olarak keşke gerçekten Kivibik olsa da bu korkuyu yese , yok etse dedim.Vika ise çocuk kalbiyle bunun bir çaresi olduğunu söylüyor ; tatlı tatlı gülümser ise tüm korkuları yenebileyeceğine inanıyor. Renkli resimleri , sımsıcak anlatımı ve güldüren cümleleri ile çocuklara korkularını sorgulatacak; anne, baba ve çocuk için sohbet ortamı oluşturacak bu güzel kitapta aynı zamanda iyilik yapma, sevgi , mutlu yaşam ve geride güzel anılar bırakarak bu yaşamdan ayrılmanın önemi vurgulanıyor. 7-10 yaş arasındaki çocukların severek okuyacağına inandığım harika bir kitaptı.Canı gönülden tavsiye ederim...
Kivibikİryna Fingerova · Kelime Yayınları · 20234 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 09:51
Maksim Gorki'nin 1894 yılında yayımlanan Yol Arkadaşım (veya bazı çevirilerde Arkadaş) öyküsü, yazarın erken dönem "serseri" (toplum dışına itilmiş) temalı eserlerinden biridir. Odesa limanında başlayan tesadüfi bir yolculuğu anlatan hikaye, insan ilişkilerini, toplumsal değerleri ve ahlak kavramlarını sorgulayan, gerçekçi ve insan sıcaklığı barındıran bir anlatıya sahiptir.
Rus Edebiyatı
Yol ArkadaşımMaksim Gorki · Araf Yayıncılık · 20132,997 okunma
Reklam
Puan vermedi·176 syf.··
2025 101. kitabı
Odesa Ana //Maxim Biller İnsanın kaderi kandırması mümkün mü? Geçmişin acı hatıraları ile geleceğin hayalleri arasındaki Alyona ve onun gibi yazar olan oğlunun hikâyesi #odesaana Eserin dokusunu bedenen ve ruhen paramparça olmuş insanların, kendileri için çizdikleri yolda ilerlerken yaşadıkları içsel çatışmalar oluşturur. Ve tam anlamıyla “kimlik bunalımı”nın ifade şeklidir. Doğup büyüdükleri toprakları terk etmek zorunda bırakılan, arafta kalmış bireyler üzerinden aile bağlarının değerini irdeler Biller; hem de ustaca. Odesa Ana yazarın kaybettiği annesine de bir veda mektubu olarak okunabilecek #otobiyografik özellikler taşıyan bir metin. İnsan ruhunun kırılganlığının merkezinde gelişen olaylar silsilesi.
Odesa AnaMaxim Biller · Livera Yayınevi Yayınları · 202410 okunma
Denizden Gelen Kadın
Puan vermedi·208 syf.··
2025 11. kitabı
DENİZDEN GELEN KADIN İncinmişti… Kırılmıştı… Paramparça olmuştu… Ne yapacağını, ne söyleyeceğini bilmemiş ve gece yarısı kendini yollara atmıştı. Oysa, ne çok hayal kurmuşlardı geleceğe dair… Araba kullanmak iyi gelirdi belki… Hıçkıra hıçkıra ağlarken aniden kahkahalarla gülmeye başlayıp, sevgilisi olmadan yaşayacağı geleceğin belirsizliğine, dalgın düşüncelere bırakıyordu bir anda kendini… Hala direksiyon başında gibiydi; ama değildi. O gecenin etkisinden çıkamamıştı ve geçirdiği kazada şans eseri hafif yaralanmıştı. Hastaneden çıkalı üç dört gün olmuştu ve az önce anlamsız bir sebeple kendisini terk eden sevgilisi, hayatı boyunca biriktirdiği tüm anlamları yüklediği o kadın… Gelmişti işte ve tam karşısında durmuş ona bakıyordu. - Yarana bakabilir miyim? - Hangisine? Hangisine!! İçinde tuttuğu öfkeli bir acıyla uzaklaşmıştı sevgilisinin yanından; peri masalının sona erdiğini, artık serbest ve istediğini yapmakta özgür olduğunu söyleyerek… Kalp kırıklıkları canını çok yakıyordu, başka ne yapabilirdi ki? “Bir şeyi gerçekten seviyorsan bırak gitsin, dönerse senindir, dönmezse zaten hiç senin olmamıştır.” Okumuşsunuzdur bu cümleyi Antoine de Saint-Exupery’nin “Küçük Prens” kitabında veya bir yerlerde duymuşsunuzdur mutlaka… Antoine de Saint-Exupery bu kitabında, küçük bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyasını anlatır. Bu kitap, onun moderniteye ve II. Dünya Savaşı'nın etkilerinin sürmekte olduğu topluma eleştirisini ifade ettiği bir kitap olarak da değerlendirilir. Yazarın bu kitap ile ilgili ilhamını, kendi başından geçen olaylardan aldığı düşünülse de, Antoine de Saint Exupery’nin de Henrik İbsen okumuş olduğunu düşünüyorum. Henrik İbsen, on dokuzuncu yüzyıl insanının, özellikle de orta üst sınıfın “modernizm” adı altında sahte aydınlanmasını ya da yanlış
1000Kitap
Denizden Gelen Kadın - Yapı Ustası SolnessHenrik Ibsen · Mitos Boyut Yayınları · 201520 okunma
9/10
·829 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
Anıların İzinde-Hıfzı Veldet Velidedeoğlu Çorum/Çukurören Köyü ve Köse Dağı tasvirleriyle başlayan sımsıcak bir ailenin hayatı Çorum üzerinden devam ediyor; tarihi binaları, yapıları, cami ve medreseler, döneminin ilerisindeki kanalizasyon sistemi, hamamları, şifalı kaplıcaları, ormanları, yeşilliği, Kızılırmak, bakırcılığı, linyiti, pirinci, nohut dolayısıyla leblebisi, Alacahöyük ve Boğazköy gibi Hititlerden kalma antik şehirlerini anlatır. Anlatı 1910 yılında başlar ve yazar çocuk yaşta çok sevdiği annesini kaybeder, ilk büyük acısıdır Çocukluk oyunları, Çorum'da tarım ve hayvancılık, şadırvan ve türbeler, Alevilik inancı, gelenek ve görenekler, hayata dair dersler, sürgün yeri olarak Çorum (Hüseyin Cahit Yalçın, Refik Halit Karay), doğal afetler, Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı'nın toplumsal yansımaları, yeme içme alışkanlıkları, Yozgat Lisesi'nde geçen yıllar (1915-19), Yozgat Lisesi'nin geçmişi, medrese-mektep ikilemi Ankara, Konya, tekrar Ankara, sonra Kayseri ve Trabzon'da devam eden lise yılları, arada Çorum/Alaca'da tahrirat memurluğu (1.5 ay), Trabzon Lisesi Müdürü Ali Canip Bey, lise bitince önce İstanbul sonra da Ankara ya tekrar geliş, yıl 1922 TBMM'de ikinci kez memurluk, Cumhuriyet döneminin yenilikleri, Ankara'daki sosyal yaşam, halkın durumu, İstiklal Mahkemeleri'nin yapısı, devrimler, İÜ ve AÜ hukuk fakülteleri yılları, Avrupa yılları, İsviçre,'de bulunduğu dönem, evlilik, 1930 Paris seyahati, Fransa şehirlerinden izlenimler, Berlin'deki öğrencilik dönemi, Almanya'nın siyasi yapısı ve sorunları , seçimler, otomobil yarışları, doğu-× uçağı, Rusya seyahati, komünist rejime dair tespitler, Odesa, Moskova ve Leningrad şehirlerinden izlenimler, 1939 yılında üniversite öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilen Avrupa seyahatinin günce şeklinde
Anıların İzinde (2 Cilt Takım)Hıfzı Veldet Velidedeoğlu · Remzi Kitabevi · 19779 okunma
2.D.S. Kızılordu'sunda kadın keskin nişancı!
9/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2024 00:00
2. Dünya Savaşı esnasında doğuştan uzun menzilli tüfek kullanma konusunda yetenekli olduğu keşfedilen bir kadının hayat öyküsünü anlatan bu eser o dönemi bir çok açıdan okuyucuya aktarıyor. Savaş öncesinde, tarih öğretmeni veya arşivci olmayı planlarken Kızılordu’nun en başarılı ve ünlü keskin nişancısı olan Lyudmila Pavliçenko’nun yasak olmasına rağmen tuttuğu notlar vefatından sonra kocası ve oğlu sayesinde kitap haline getirilmiş. Başlığından da anlaşılabileceği gibi, her şeyden önce içeriği askeri tarihtir. İnsanlık tarihinin en büyük savaşının en uzun ve ölümcül olan Doğu cephesinde, ağırlıklı olarak Odesa ve Sivastopol muharebelerinde geçiyor. Doğuştan çok iyi nişan alma yeteneğine ve karakter özelliklerine (sabırlı ve dayanıklı) sahip bir kadın bir çok erkekten bile daha cesurca savaşmış, en çok düşman askeri öldüren (309 Fritz (!) ve Rumen) keskin nişancılar arasına girerek birden fazla yaralanmasına rağmen hayatta kalmış. Çoğu zaman göz ardı edilse de, 2. D.S. aynı zamanda en büyük propaganda savaşlarından birisidir. Pavliçenko kazandığı ün nedeniyle, bir yerden sonra bunun bir parçası olup ABD ve İngiltere’ye düzenlenen tanıtım ve destek arama gezisinin bir parçası oluyor. Eserin, dört bölümü bu konuya ayrılmış. Kitabın ana konusu olan muharebeler ve silahlarla doğrudan ilgili olmasa da, o dönemin birbirinden çok farklı iki sistemi (kapitalizm ve sosyalizm) anlatması açısından şahsen çok ilginç buldum. ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt ile tanışıp onun eşi Elanor Roosevelt ile de samimi bir bağ kuruyor. Ayrıca, tüm savaş boyunca topraklarına tek bir bomba düşmeyen Amerikalıların savaşın gerçeklerine ne kadar uzak olduklarını da çok güzel aktarmış. Silaha ve silah teknolojisine büyük bir ilgi duyduğu kitaptaki ayrıntılı tasvirlerinden ve özellikle bakım ile
Askeri Tarih
Ölüm MeleğiLyudmila Pavliçenko · Kronik Kitap · 2021115 okunma
Reklam
Reklam