Ahmet Kaptan MM grubuna. Döndü sertçe generale: Ziya Hurşit’i neden astınız? Ali Şükrü’yü neden vurdurdunuz Osman Ağa’ya? Ağaların ağalığı dururken Osman’ı Türk askerine, insanı insana kırdırdınız neden? Suphi’yi kim öldürdü?
Şıngılık
Plavşanka
Gerç
Mayranpol
Teodosya
Rauf Orbay başvekil, onu indirip kimi bindirdiniz gemiye?
Koz
Otuz
Sloska
Ayağın duvar başın göl olsun, sen yapmadınsa kim öyleyse, Latife Hanım, Latife mi yaptı?
Aya
Bahçekale
Sivastopol
Görsün
Odesa
— Suphi’den ne istediniz?
— Onu öldüren sizsiniz, dedi adam.
— Doğudan kaçsaydı Kürtlerin üstüne atacaktınız.
— Yaa; bilemedimdi, gireyim de meclise beni de vurdurun size!
Sayfa 93 - MODERN TÜRK EDEBİYATI KLASİKLERİ: III. BASIM (XII: BASIM), HAZİRAN 2022, İSTANBUL·Kitabı okuyor
Her ne kadar, başta Sadrazam olmak üzere bazı devlet ricali tarafsızlığın korunması için çaba sarf ediyorlarsa da Almanya, Osmanlı Devleti'ni savaşa sokmak için her türlü tedbiri alıyordu. Bu aşamada, Goben ve Breslav'ın komutanı olarak İstanbul'a gelen Amiral Souchon (Suşon), Enver Paşa tarafından Osmanlı Donanması'nın başına getirilmişti. Amiral Suşon komutasındaki Osmanlı Donanması 27 Ekim akşamı Karadeniz'e açıldı. 29 Ekim 1914 gecesi Sivastopol ve Novorosisk ve 30 Ekim gecesi de Odesa limanları bombalandı. Ayrıca Suşon, karşılarına çıkan bütün Rus gemilerini de topa tutarak batırdı. Böylece Osmanlı Devleti fiilen savaşa girmiş oldu.
...
Aslında Osmanlı Devleti'nin savaşa girmesinin gerçek sorumluları, kabine üyelerini ve kamuoyunu haberdar etmeden Almanlarla, 2 Ağustos 1914 tarihinde gizli bir ittifak antlaşması imzalayan, Said Halim Paşa,Talât Bey, Halil Bey ve Enver Paşa'dır. Çünkü bu antlaşmanın ikinci maddesinde: "Rusya müessir askerî müdahalelerde bulunur ve bu durum Almanya için Avusturya-Macaristan ile ittifak sebebi oluşturursa, bu ittifak sebebi aynen Türkiye için de geçerli olacaktır" denilmekteydi Bu demek oluyor ki eğer Rusya, Avusturya-Macaristan veya Almanya ile savaşa girecek olursa, Osmanlı Devleti de tabii olarak Almanya'nın yanında savaşa katılmış olacaktı. Halbuki Almanya zaten bu antlaşmanın imzalanmasından bir gün önce, yani 1 Ağustos 1914'te Rusya'ya savaş ilan etmişti. Bu duruma göre daha antlaşmanın imzalanmasından itibaren, Osmanlı Devleti savaşa girmiş sayılıyordu. Bu nedenle, savaşa giriş sorumluluğunu tek bir kişiye yüklemek doğru olmaz.
Birinci Dünya Savaşı yıllarında Talât Bey'in en çok gündeme geldiği ve ömrünün sonuna kadar onu takip eden önemli konu Dahiliye Nazırı olarak uygulamanın tam başında yer aldığı Ermeni meselesi ve
Sayfa 74 - Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1.Baskı, Ankara 2025·Kitabı okudu
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi
Kimi Odesa'da yatar, kimi İstanbul'da, Prag'da kimi
En sevdiğim memleket yeryüzüdür
Sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi.
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi,
Kimi Odesa'da yatar, kimi İstanbul' da, Pırağ'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür.
Sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi.
Nâzım Hikmet
Biri Pasifik'in kuzeybatısında ve diğeri Akdeniz' in doğusunda. Her ikisi de uzayda önemli bir güç geliştirmiş olacaktır.Müslüman Türkiye, Müslüman Kazakistan'ı etkileyecek, Türk gücünü Orta Asya'ya yayacak. Karadeniz, bir Türk gölü haline gelecek, Kırım ve Odesa, Türkiye ile ticaretini önemli oranda artıracak. Bu bölgede yoğun Türk yatırımları olacak.Yeni bölgesel güç olarak Türkiye, bu geniş istikrarsızlık dolayısıyla Balkanlara girecek Zaten bölgedeki Müslüman ülkelerle -Bosna ve Arnavutluk- yakın ilişkileri olan Türkiye etki alanını agresif bir arzuyla değil, daha çok diğer ülkelerin niyetlerinden duyduğu korkudan dolayı genişletmek isteyecek.
Amiral Suşon komutasındaki Osmanlı Donanması 27 Ekim akşamı Karadeniz'e açıldı. 29 Ekim 1914 gecesi Sivastopol ve Noworosisk ve 30 Ekim gecesi de Odesa limanları bombalandı. Ayrıca Suşon, karşılarına çıkan bütün Rus gemilerini de topta tutarak batırdı. Böylece Osmanlı Devleti fiilen savaşa girmiş oldu.