Her insanda son nefeste geriye doğru tasavvur edilen yaşanmamış bir hayatın suçluluğu vardır. Eğer sonsuza kadar yaşayabilseydik muhtemelen kaygı nedir bilmeyecektik çünkü yaşamamız son tarihi belirsiz bir ödev olarak bizden harekete geçmemizi beklemeyecekti.
O zaman içgüdüm,razı olmanın,başkalarına uymanın,kendimi onlarla bir tutmanın daha da uzun sürmesine karşı kıyasıya cephe aldı. Başlanğıçta toyluğımdan içine düştüğüm,sonra da o “ödev duygusu” denilen şey yüzünden saplanıp kaldığım bu hiç yakışmayan “çıkar gözetmezlik” tense , her türlü yaşama,elverişsiz koşullara, hastalığa ,yoksulluğa katlanmak bence yeğdi.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Antik Yunan'da bir hoca, talebelerine ödev vermiş, demiş ki: "Bana öyle bir cümle getirin ki çağlar değişse de onun hakikati hep aynı kalsın." Akıllı bir öğrenci uzun bir süre çalıştıktan sonra hocaya şu cümleyi götürmüş: "Bu da geçer."
Sayfa 149·Kitabı okudu
Yaşamının daha başlangıcında iki ödev: Giderek çevreni daraltmak ve kendini bu çevre dışında bir yerde gizleyip gizlemediğini sürekli denetlemek.
Sayfa 94·Kitabı okudu
Alıntı
İlk ödev kendimizden başlamamız gerektiğini bilmek!
Evrimsel Hümanizm’de “insanlık” değişebilen bir türdür. İnsanlar bozularak alt insana dönüşebilir veya evrim geçirerek üstün insan hâline gelebilir. En önemli ödev insanlığı bozularak alt insanlara dönüşmesini önlemek ve üstün insana doğru evrimleşmesini desteklemektir.
Alıntı
Açılan sanduka
Latife Hanım’ın kadın hakları konusunda yaptıkları ve özellikle yabancı basınında Türk kadını için simge eleştirilmesi dikkat çekicidir. Latife Hanım’ın kadın haklarına ilişkin sorulara verdiği yanıtlar durumu daha açık bir şekilde ortaya koyar: Bizim devrimimiz yalnız Siyasal değil aynı zamanda toplumsal niteliktedir. Kadınların özgürleşmesinin gelişimi için onların kültür düzeylerinin yükselmesini birinci ödev olarak üstlendik. Bu amaç bizim Dünya kadınlar hareketini ilgilendiren her şeyle yakından ilgilenmemizi zorunlu kılıyor. Şimdi siz de, benimle birlikte Türk kadınlarının en iyi temsilcilerinin, çeşitli ülkelerdeki hem cinslerimizin manevi ve maddi yaşam koşullarının niçin merak ettiklerini anlayacaksınız… Evlilikte de artık kocalarının köleleri değiller; onları eşit hak ve ödevlerde eşlik ediyorlar aile ve özel yaşam alanında sağlanan ilerleme, bize en yakın gelecekte ülkenin Siyasal yaşamına katılacaklarını umuruyor. Bu düşüncelerini dile getirdiği yıl 1920 dörttür… 
Sayfa 188 - Timaş yayınları·Kitabı okudu