çok tatlı bir kitap aynı zaman hatırat niteliğinde yani ödev, tez vs hazırlayanlar kullnabilir. bunu yakın zamanda tekrar okumayı düşünüyorum içerisinde hiç görmediğin şeyleri bulacaksınız.
Değiştir
Aile,çocuğun ilk deneyimlediği sosyal çevre.Sağlıklı bir aile yapısı,çocuğun duygusal ve sosyal gelişimi için önemli.Sevgi, şefkat, sıcaklık ve güven ortamı sağlayan bir aile,
Keşke bir seri olsaydı çünkü çok beğendim ve devamı olsun isterdim. Gerçi sonsöz kısmı merak uyandırıcıydı. Fakat yazar kendisi tek kitap olacağını başta söylemiş. Açıkçası üzdü. Çok akıcı çok merak uyandırıcıydı her bir sayfası. Yalnız yine ters köşeyi bildim. Şaşırtmadı. Artık şaşıracağım ters köşeler okumak istiyorum. Lilia’nın annesi feci şekilde bir hastalıktan ölmüş. Lilia o anlarda annesinin içinden siyah solucanların çıktığını görmüş. Fakat bunu kimseye inandıramıyor. Annesinin ölümü bir intihar olarak değerlendiriliyor. İçindekileri dökmek isteğiyle ödev olarak verilen bir makalede bu hastalık sürecini anlatıyor. Sonra Dracadia üniversitesinden bir davetiye alıyor. Zaten üvey babasıyla yaşadığı hayatı çok zor olduğu için bu davet onu çok mutlu ediyor. Fakat bu ada okulunda da her şey yolunda gitmiyor. Okul personeli çok da cana yakın değil. Öncelikle annesinin hastalığını araştıran Prof Bramwell e yakınlaşmak istiyor. İstediği de oluyor fakat bu adada ve doktorda çok fazla sır var. Kitapları İki bakış açısından okumak daha etkileyici oluyor sanırım. Ayrıca bazı tinsindirici olayları da çok ayrıntılı yazmış. Fakat beni rahatsız etmedi.
yazarın köy enstitüleri ile ilgili daha fazla kitabı bulunmakta. ödev yaparken almıştım. benim gibi köy enstitüleri ile ilgili ödev hazırlayacaklar bakabilir. objektif bir kitaptan ziyade yaşanmışlıkları ele alan bir eser. ansiklopedik bilgiler arayanlar hayal kırıklığına uğrayabilirler. Buna rağmen kaynak kitap olması için başvurulabilir.
olsun…
“"Şiir yazmasaydım eğer cinayet işlerdim.” Evet, Bülent abi bir programda aynen öyle demişti. Hatta bıyık altından gülerek, “Ben çocukluğumda başlamadım şiire ödev gereği yapıyordum ; şiir öyle bir şey değil,” diyordu. Peki şiir nasıl bir şey
“bir evimiz vardı ama gidecek hiçbir yerimiz yoktu
bir de
bazen insanı sadece anlayan o yağmur”
İzdiham dergisi ile tanıdım şairi; hayatın içinden ve hayata öfkeli… “Hepimiz ölecek yaştayız” sloganıyla, o güzelim karganın bakışıyla kalbimize taht kurmuş Bülent abimiz.
Şimdi bir de attığı tokatlara bakalım. Ketebe Yayınlarının ciltli olarak yayımladığı kitabı ilk elime aldığımda biraz ürkek yaklaşmıştım ve evet, korktuğum başıma geldi; bir savaşa girmiştim ve hazırlıksızdım. Bir anda balkonda sigara içerken buldum kendimi beton duvarlara bakarken…
“Beni bin yerimden kırdılar, olsun…” diyordu deri ceketi şiir kokan abimiz, “Olsun, yine kalkarım…”
“Seni karşıma çıkaran şiirdi, daha ne olsun,” diyordu.
Ben inceleme yazmayı pek beceremem ama duygularımı ifade etmekten de geri durmak beni üzer. Bülent abi; yağmurlu bir günde, şehrin geç saatlerinde sokağa çıkmışım da tedirgin değil de huzurlu hissetmişim gibi hissettirdi. Şiiri ve yazmayı ifade edişi, o diplerde olup da söyleyemediğimiz cümlelerdi; “Çünkü ben ancak şiir yazınca kendimi bu kadar güzel ve narin katledebilirdim.”
Evet, şiir bir bakıma narin bir intihardı.
Daha çok şey söylemek isterdim ama şiir üzerine fazla konuşmak olmuyor daha çok susmak ve idrak etmek... Masanın etrafına eklenen bir dostumuz daha oldu. Muhabbet sonraya kaldı.
Mekanın cennet olsun güzel adam.
Kitaplar ve okumaya dair denemelerden oluşuyor. Aslında tam deneme denilemez çünkü yazar bazen deneme şeklinde yazarken bazen bir olay örgüsü anlatmıştı. Adapte olma konusunda biraz zorlayıcıydı. Kısa metinlerden oluşması okumayı hızlandırıyordu sadece. 4 bölümden oluşuyor.
Kitap ilk bölüm de bir çocuğun okuma alışkanlığı edinememesi üzerine başlıyor. Ebebeyinden başlayıp okul ve öğretmene uzanan bir eleştiri metni sunuyor. Okuma alışkanlığı edindirmeye çalışırken nerede hata yaptığımızı yüzümüze yüzümüze vuruyor.
İkinci bölümde neden okumalıyız sorusuna yanıtlar sunuyor.
Üçüncü bölümde okumanın bir zorunluluk (ödev) gibi değil de bir istekten doğması gerektiğine yönelik metinler sunuyor.
Ve dördüncü bölümde ise bir okuyucunun hangi haklara sahip olduğuna değiniyor. Bunlar;
1. Okumama hakkı
2. Sayfa atlama hakkı
3. Bir kitabı bitirmeme hakkı
4. Tekrar okuma hakkı
5. Canının istediğini okuma hakkı
6. Bovarizm hakkı
7. Canının istediği yerde okuma hakkı
8. Çöplenme hakkı
9. Yüksek sesle okuma hakkı
10. Susma hakkı
Genel olarak bol alıntı yaptığım ancak anlatım dili olarak pek sevmediğim bir kitaptı. Ebebeyinler ve öğretmenler tercih edebilir.
Roman GibiDaniel Pennac · Metis Yayınları · 2021920 okunma