Puan vermedi·384 syf.··
2026 50. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 18:57
Seri genel olarak gerçekten çok sevdiğim ve keyifle okuduğum bir seriydi, bu yüzden son kitapta beklentim de oldukça yüksekti. Sabrina ve Tucker’ın hikâyesi ise başlangıçta çok iyi ilerliyordu. İkisi arasındaki uyum ve kimya gerçekten çok güzeldi, hatta serinin en keyifli dinamiklerinden biri olabilecek bir potansiyele sahipti. Ama ilerleyen sayfalarda bu uyumun aynı şekilde devam etmediğini düşündüm. En çok zorlandığım nokta, karakterlerin duygularını birbirlerine çok geç açmaları oldu. Bu durum bir süre sonra hikâyeyi benim için yavaşlattı ve okurken sıkıldığım yerler oldu. Özellikle Sabrina ve Tucker’ın birbirlerine karşı hissettiklerini uzun süre açıkça dile getirmemeleri, hikâyeye bağlanmamı zorlaştırdı. Bunun yanında Tucker karakterine tam anlamıyla ısınamadım. Hikâyeyi genel olarak onun bakış açısından takip etmek de zaman zaman mesafeli hissettirdi. Sabrina hamile kaldıktan sonra ise ilişkilerinin ilerleyiş şekli benim açımdan pek çekici gelmedi ve o noktadan sonra hikâyeye olan ilgim daha da azaldı. Buna rağmen serinin geneli benim için çok başarılıydı ve kesinlikle tavsiye ediyorum. Her seride olduğu gibi burada da daha az sevdiğim bir kitap olması normal ve benim için bu kitap Hedef oldu. Yine de genel anlamda Off Campus eğlenceli bir seri ve okunmaya değer.
HedefElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20221,173 okunma
10/10
·400 syf.··
2026 49. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 20:41
“Lanet olsun ona. Ve ona beni böyle... böyle... hissettirecek gücü verdiğim için bana da lanet olsun.” Off-Campus serisinin üçüncü kitabı ve şu ana kadar serideki favorim oldu! Okurken o kadar çok kahkaha attım ki sayısını hatırlamıyorum. Aynı zamanda özlediğim o yumuşacık, tatlı romantizmi de sonuna kadar hissettirdi. Dean, seride en çok merak ettiğim karakterdi. Sonuçta grubun en çapkın, ilişkilerden kaçan ve tam bir "red flag" gibi görünen üyesiydi. Ama onun hikâyesini okudukça aslında ne kadar yanıldığımı fark ettim. Dean düşündüğümden çok daha derin bir karaktermiş. Sürekli taktığı maskenin altında gerçek duygularını gizlediği için onu ilk başta tanımak pek mümkün olmuyor. Bu seride en sevdiğim şeylerden biri de kendini beğenmiş ve egolu görünen erkek karakterlerin gelişimini okumak oldu. İlişki istemeyen, bağlanmaktan korkan karakterlerin zamanla değişimini görmek gerçekten çok keyifliydi. Kitabın konusuna gelirsek; Hannah'nın yurt arkadaşı Allie, uzun süreli ilişkisinin bitmesinin ardından eski sevgilisiyle karşılaşmamak için çocukların evinde kalmaya karar veriyor. Ancak o sırada evde sadece Dean var çünkü grubun diğer üyeleri şehir dışında. Bir gece sarhoşken aralarında bir şeyler yaşanıyor ve sonrasında bunun tek gecelik bir hata olduğunu düşünüp birbirlerinden uzak durmaya çalışıyorlar. Tabii ki işler planladıkları gibi gitmiyor. Dean'ın hesaba katmadığı şey, Allie'den gerçekten hoşlanmaya başlaması oluyor. Önce fiziksel çekimle başlayan ilişkileri zamanla çok daha derin bir bağa ve aşka dönüşüyor. Seri içinde şu ana kadar açık ara en sevdiğim kitap buydu. Karakterlerin uyumu, romantizmin dozu ve Dean'ın karakter gelişimi beni tamamen kazandı. Tüm seriyi bitirip uyarlamasına başlamak için sabırsızlanıyorum. Romantik kitap sevenlere gözüm kapalı
HesaplaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20221,767 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·328 syf.··
2026 48. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 20:41
“Vaktini aptal insanların yaptığı aptalca şeyleri takıntı yaparak geçirme.” Bu seriye gerçekten bayıldım. Hem çok komik hem de tam kararında, yormayan bir romantizme sahip. Ayrıca green flag erkek karakterler okumayı ne kadar özlediğimi fark ettim.Off Campus serisinin ikinci kitabında John Logan ve Grace Ivers'ın hikâyesini okuyoruz. Dürüst olmak gerekirse, ilk kitaptaki çift kadar hızlı bağ kuramadım bu ikiliyle. Hatta ilk bölümlerde çok da etkilenmedim. Ama kitabın ilerleyen kısımlarında onları tanıdıkça ilişkiye ısınıyor ve kendinizi hikâyenin içinde buluyorsunuz. Logan uzun zamandır Hannah'ya karşı bir şeyler hissediyor. Ancak Hannah, en yakın arkadaşı Garrett ile birlikte olduğu için onu unutmaya çalışıyor ve bu süreçte birçok kızla vakit geçiriyor. Fakat hiçbir şey işe yaramıyor. Ta ki yolu yanlışlıkla Grace ile kesişene kadar... Grace, Logan'ın daha önce tanıdığı hiçbir kıza benzemiyor ve bu durum Logan'ı oldukça etkiliyor. Zamanla da aslında Hannah'yı değil, Hannah ve Garrett'ın sahip olduğu o güçlü ilişkiyi özlediğini fark ediyor.Off Campus erkekleri gerçekten ayrı bir seviye. Hem alfa tavırları var hem de özünde oldukça green flag karakterler. Bir yandan korumacı ve çekici, diğer yandan duygusal taraflarını göstermekten çekinmiyorlar. Serideki smut sahneleri de eğlenceli ve hikâyeye hizmet edecek şekilde yazılmış. Eğer soft romantizm, bol kimya ve eğlenceli karakterler içeren kitaplar okumayı seviyorsanız bu seriye kesinlikle bir şans vermelisiniz.Ben tüm seriyi bitirdikten sonra uyarlamayı izlemeyi planlıyorum. Özellikle bu kitaptaki bazı sahneleri ekrana nasıl taşıyacaklarını gerçekten merak ediyorum. Kafa dağıtmalık, sizi güldürecek ve ara ara duygulandıracak bir seri arıyorsanız kesinlikle tavsiye ederim.
HataElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20222,210 okunma
5/10
·432 syf.··
2026 27. kitabı
Resmen ite kaka verdim bu yıldızı.. Hatta kitabın ilk bölümlerini okurken bu anlatım şekliyle devam ederse ben 1-2 yıldız ancak veririm diye okudum kitabı.. Dönemine göre kurgu farklı ve şaşırtıcı gelmiş olabilir ama 2026 yılında okununca bu ne ya dedirtti bana :( Okuduğum eski baskılarından biriydi, umarım elden geçirilmiştir tekrar basılırken. Çünkü bendeki hali off yazım hatalarıyla beni çileden çıkarttı. Hiç mi bir editör okumadı bunu Allah aşkına! Yazar bunu yazdı siz de yayınevi olarak wattpad versiyonunu kopyala yapıştır yapıp bastınız mı ne yaptınız? de, da ayrımını falan unutun zaten ama bazı yerlerde cümlenin öznesinin 1.tekil ile başlayıp yüklemin 3.tekil şahsa göre bittiğini düşünün falan.. Bir de sürekli direkt kelimesi yerine direk yazmışlar. Tam bir felaketti.. Gelelim kurguya.. Farklı bir şeyler yapılmak istendiği çok belli.. Aslında sevdim de ama ilk bölümlerdeki o anlatım neydi öyle.. Aşkın zaten yeterince itici bir karakterken Ateş de bu kadar uçlarda mı yazılmış olmalıydı bilmiyorum. Bana tutunacak pek bir dal bırakmamış sağ olsun. Yine de Aşkın'ın yanında melek gibi kalıyor adam.. Kurgu wattpad anladım ama kitap o kadar argo, küfür ve +18 sahne içeriyor ki bu kadar küçük yaştaki bir kitle nasıl okuyabildi anlayamıyorum. Ah bir de o "hidrolik asit" sahnesi neydi!!! Hiç mi araştırılmadan yazıldı bu kitap.. Bir kimyager olarak gözlerim kanadı okurken.. Hayatımda böyle bir asit türü duymamıştım. Breaking Bad izleyenler bilir, orda delilleri yok etmek için hidroflorik asit kullanılıyordu. Sanırım yazar da bu sahneden esinlenmiş. Keşke hangi asit olduğunu öğrenseydi de yeni bir asit türü yaratmasaydı. Bu arada kitap bilimkurgu tarzında öğeler de içeriyor. Ateş'in adasında geçen bölümler bana direkt Johnny Depp'in oynadığı "Transcendence" filmini
Ateşpare 1Ceren Melek · Ephesus Yayınları · 20224,444 okunma
Puan vermedi·192 syf.·
2026 49. kitabı
Off… Ben ne okudum şimdi ya? Agustina Bazterrica , bu kitabı nasıl bir zihinle yazdınız gerçekten dehşet içindeyim. Leziz Kadavralar, korkutucu, tiksindirici ve son derece rahatsız edici bir kitaptı. Hatta öyle ki, kitabın vermek istediği mesajı bir kenara bırakıp çoğu zaman yalnızca yarattığı dehşet duygusuna odaklandım. Evet, belli ki güçlü bir distopya ve sert bir toplumsal eleştiri sunuyor; ancak bende bıraktığı ilk etki ne yazık ki düşünsel derinliğinden çok mide bulandırıcı ve huzursuz edici tarafları oldu. Herkese hitap edecek bir kitap kesinlikle değil. Ben kendi adıma “mutlaka okuyun” diyebileceğim bir kitap olarak görmüyorum. Leziz Kadavralar
Leziz KadavralarAgustina Bazterrica · Siren Yayınları · 20252,434 okunma
Okudum bitti
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 08:15
Kahvenizi, çayınızı aldıysanız gelin kitap hakkında sohbet edelim. Kitabımızın ismi Banana Yoshımoto / #kitchenmutfak Okuduğum tuhaf ama çokça da hüzünlü bir kitaptı. Hani bir film izlersin baştan sona acı hissedersin, bittiğin de bu neydi diye bir off çekersin... böyle bir film izlemiştim evet, evet... tamda o film tadında hoş bir eser olmuş. Yer yer kalbiniz ağrıyacak hazır mısınız? Kitap üç bölümden oluşuyor. Lakin ilk iki bölümle üçüncü bölümün yolları çok çok ayrı. Şöyle anlatayım: İlk iki bölümde Mikage ve Yuichi'nin hikayesini okuduk. Kayıplarını, yalnızlıklarını hissettik. Sessizce, birbirlerinin yaralarını sarmalarına tanıklık ettik. İkinci bölüm bittiğinde net bir son bulmuyorsunuz karşınızda. Eeee noldu şimdi bu çifte diye söylenebilirsiniz. Bence yazar yarım kalmış hissi versede güzel bir yerde bırakmış onları. Ben buradayım, hayata beraber tutunacağız dediler aslında. Aşktan çok daha derin bir yol arkadaşlığı oldu. Üçüncü bölüm olan Ay ışığı gölgesi ise başka karakterleri ele alıyor. Karakterlerin ve hikayenin değişmesi kafa karıştırıcı gelebilir. Yine burada da derin bir yas ve vedalaşmayı görüyoruz. Yazar farklı hayatlar üzerinden mesaj vermiş. Ölüm var evet, derin bir yas var evet ama her şeye rağmen hayat devam ediyor ve iyileşmek mümkün Bu kitaba mutlaka şans verin. Kalbinize dokunacağına eminim
KitchenBanana Yoshimoto · Faber and Faber · 2018809 okunma