Suzan Defter'i nasıl keşfettiğim meçhul fakat kitap taze bitmişken yeni bir yazar keşfettiğim için mutluyum.
Dönemin siyasi şartlarını aile ilişkileri içerisine keyifle işlemiş yazar. Okurken sadece bir erkek veya kadını değil; siyasi koşullar doğrultusunda insan ilişkilerinin nasıl şekil alabileceğini de görüyoruz. Günlüğün içerdiği bireyselliğe inat siyasi sorunların toplumsallığı okumayı körükleyecek bir tezat olmuş.
Yalnız okumayı zorlaştıran ve yabana atılmaması gereken şey sol ve sağ sayfalarının iki farklı kişiye ayrılmış olması. Tabi bir yerden sonra alıştım ve deneysel oluşu hoşuma gitti. Aynı anda iki farklı insanın fikirlerini okumanın başka bir gösterim şekli olur muydu bilemem orasını.
Hemmen yazara ait külliyatı satın almaya koşuyorum :d
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,2bin okunma
Yahudi bir ailenin oğlu olan Georges Perec aile üyelerini birer birer toplama kamplarında kaybetmiş bir yazarmış. Kitabın sonunda yayıncı notu bu kitabın otobiyografi öyküsü olup olmayacağının tartışmalı olacağını söylüyor.
Uyuyan Adam bana Albert Camus 'Yabancı' yı hatırlattı açıkçası biraz. Yalnız daha bir acı sanki.
Kitaptan spoiler bir dize;
Ölmedin, daha aklı başında biri de olmadın. Gözlerini kavurucu güneşe çevirmedin. Dünya yerinden kıpırdamadı ve sen değişmedin. Kayıtsızlık seni farklı kılmadı. Ölmedin. Delirmedin.
Ve bende kitaba tezat cümleleri ile aklıma gelmiş bir Erdem Beyazıt şiiri.
Çıkıp dağlara yaylalara, susmak istersin. Ama yalnızca susar gibi görünürsün. Derviş olamadın ama başıboş da kalmadın. Ey durup durup dalgalanan kalbim, yorulup durulduğun gün; gerçek yorumu bulabilirsin.
2018 yılında ilk okuduğumda satırların arasında kendi hissizliğimi bulmuşken, 2020 yılının ilk üç saatinde tekrar şans verdim yabancı'ya. -kendime-
umut var. söyleyeceklerim bu kadar.
kendime nottur*
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,1bin okunma
imgenin günlük hayatımızda ki yeri, kadının ataerkil toplumda ki konumu, reklamların ikna ediciliği bakımından sanat eserleriyle benzer oluşu ve kapitalist sistemin hayatın her noktasında parayla kendimizi nasıl değerli hissetmemiz gerektiğini söylüyor bu kitap bana göre. örneğin ana dili olarak kuralları bilmeden doğar doğmaz tükçe öğrenir, sonradan dil bilgisi kuralları öğreniriz ya; bu kitapta her gün istemeden görmek zorunda kaldığımız imgelerin kurallarını anlatıyor yine fikrimce. bakmak ile görmek arasındaki farkı da öğrenebilmemiz dileğiyle, iyi okumalar.
agop ve kirkor'un sohbetleri,eski türkçe ve de sokak ağzı okurken gülümsetti sonuna gelene dek. akıcılığı çok hoş, eski türkçe'ye rağmen asla akış bozulmuyor. hikayenin asıl noktasına gelene dek hep bir heyecan var. doruk noktasında zaten yazar mesajı veriyor. çerezlik bir kitaptır, eğlenerek okunur, sonunda öğrenilir, tavsiyedir,iyi okumalar efendim
Efsuncu BabaHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202010,9bin okunma