Kitap okuma oranının düşüklüğünden daha vahimi, bunu değiştirmemek için hiçbir şey yapmamamız. Araba camlarına çekilen siyah filmlerin yasaklanmasına tepki gösterip hükümete geri adım attıran halkımız, kütüphane eksikliğini bir kere bile gündeme getirmeyi akıl etmiyor. Çünkü zaten kendisi de okumuyor, okuyorsa da bunu kendi imkanlarıyla yapmak zorunda olduğuna çoktan kani olmuş. Belki de, okumayan kitlelerin sorunlarına çözüm bulmak için gerekli farkındalık ve entelektüel derinliğe ulaşması mümkün olmuyordur. Bir kısır döngünün içinde adeta ne sudan içebilen ne de ağaçtan yiyebilen Tantalos gibi mahpus kalmış olabiliriz.