Çorak toprak üzerinde dikiliyorum. Neden daha verimli bir yere gitmedim önceden, bilemiyorum. Buna değmez miyim yoksa? Hayır, bunu söylememeliyim, benden daha çabuk büyüyecek bir çalı bulmak olanaksızdır.
Çığlık atabilirdim, öylesine acı veriyordu bu gittikçe daha acımasızca büyüyen derin bıçak yarası. Yalnızca tutkunun ne olduğunu hiç bilmeyen insanlar, nadiren bu duyguyu tattıklarında, belki de bu çığ gibi ani, kasırgaya benzer tutku patlamaları yaşıyorlar: O anda yaşanmamış yıllar, kullanılmamış güçlerin biriken öfkesiyle birlikte insanın göğsüne yumruk gibi iniyor.