okan yapıcı

okan yapıcı
izmir
Tarrakası meşhur bir kent
25 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir Soru
Saat Tanrı'yla aramıza girmiş midir ? Saat, ‘ürün’ü saniye ve dakika olan bir makinenin parçasıdır.” Böyle bir ürünün imal edilmesiyle saat, zamanı insani olaylardan ayırmak gibi bir etkide bulunur ve dolayısıyla matema­tik bakımdan ölçülebilir, art arda gelen anlar dizisinden oluşan ba­ğımsız bir dünyaya duyulan inancı besler. Öyle anlaşılmaktadır ki, andan ana geçiş düşüncesi Tanrı’nın ya da doğanm bize sunduğu bir şey değildir. Andan ana geçiş düşüncesini doğuran, insanın biz­zat kendisinin yarattığı bir makine parçası hakkında ve onun aracı­lığıyla kendi kendisiyle konuşmasıdır.Mumford, Technics and Civilization adlı önemli kitabında, on- dördüncü yüzyddan başlayarak saatin bizi nasıl önce zamanı ölçen, daha sonra zamanı tasarruf eden, şimdi de zamana uyan kişiler du­rumuna getirdiğini göstermektedir. Bu süreçte biz, saniyeler ve da­kikalardan oluşan bir dünyada doğanın otoritesinin sarsılıp geri pla­na düşmesi nedeniyle güneşe ve mevsimlere saygı göstermemeyi alışkanlık edindik. Aslında, Mumford’un işaret ettiği gibi, saatin icat edilmesiyle Ebediyet de insani olayların ölçüsü ve odak nokta­sı olma konumunu kaybetmiştir. Sonuçta, öyle bir bağ olduğu çok az kişinin aklına gelmişse bile, saatin durmayan tiktaklarının Tan­rı’rnn ululuğunun zayıflamasıyla ilgisinin, Aydınlanma filozoflarının yazdıkları bütün bilimsel incelemelerden daha fazla olduğunu söyleyebiliriz herhalde.
Sayfa 20 - ayrıntı yayınevi·Kitabı okuyacak
Felsefe
Don kişotgiller
Aşağı yukarı aynı yıllarda bir başka düşünce adamı çok daha haşin, çok daha insafsız bir makale yayımlıyordu. Psikolog romancının Revue Philosophique’de çıkan bu yazıyı (“La Manie de la lecture”, Ossip-Lourie, s. 263 vd. 1915) okumamış olmasına imkân var mı? “Okuma Hastalığı” serlevhalı makale şöyle başlıyor: “Bütün medeni ülkelerde aynı şikâyet: Okumuyoruz. Kitaplar çoğaldıkça okuma sevgisi azalıyor. Ama, yine de birçokları için okuma bir hastalık. Böyleleri incelemek, düşünmek, dinlemek, eğlenmek için okumaz; okumak için okur. Ne sanat heyecanı ararlar, ne zekâlarını geliştirme emelindedirler. Çok okurlar, ellerine geçeni okurlar. Sabırsızdırlar, sırtlarından bir yük atmak isterler sanki. Okuduklarını reddetmek veya tartışmak ihtiyacını duymazlar. Kitap kapanır kapanmaz içindekiler unutulur. En büyük zevkleri kitap değiştirmektir. Her matbua’ya saldırırlar. Kimi yarısını okur kitabın, kimi yalnız sonuna bakar. Kimi de bir baştan bir başa okur (meselâ gazete tiryakileri.) Okur gibi yapanlar da caba. Hepsi de rüya görür gibi okur.” Bu tiryakilik tembelliğin marazi bir şeklidir, yazara göre. “Okuma delisi birçok şeyleri anladığını vehmeder. Başkalarının sözleriyle yetinmek, her konuda başkasının anlayışına, başkasının fikirlerine başvurmak, alışkanlıkların en kötüsü. “Kitapta okudum, gazete yazıyor” gibi sözler iradenin ve kişiliğin yokluğunu gösterir. Aşın ve düzensiz okuma hafızayı, düşünce mekanizmasını bozar. Hasta gündelik hayattan kopar, çevresinde olup bitenleri göremez, anlayamaz. Marazı okumanın belirtilerinden biri hafıza zayıflamasıdır. Hasta gerçek hâdiseleri unutur, okuduklarını hatırlar. Realiteden uzaklaşır, kitaptaki olaylara bağlanır. Düşünceleri birbirine karışır. Kendi başına muhakeme edemez olur.”
Felsefe
1/10
·576 syf.··
2019 16. kitabı
·
366 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2019 02:37
Bu tarz kitapların en büyük avantajı ciddi eleştirilecek yerlerden ziyade pazar ekonomisinin en önünde durmaları bu durum onlara tek kriter olarak çok satma gibi fikir çemberinde ciddiye alınamayacak bir kerteriz oluşturuyor ve bütün önemlerini bu kıstastan alıyorlar . Her şeyi hızlı ve anlaşılır anlatma isteği her zaman olduğu gibi anlatılan konuların bir çoğunun içini boşaltmış , herkesin anlayabileceği bir kitap olma idesi veya garabeti eserin başlıklarında ki çekiciliği muhteviyatında yok etmiştir . Eğer ki bir felsefe tarihi metniyse kötü , bir roman ise fazla yönlendirici ve vasat olan bu metnin asıl numarası ise içeriğinden ziyade arzında (bir kitap okuyarak felsefe öğrenin gibi bir sloganla ifade edilebilir ) gizli ,modern insanın hız merakı ,',felsefenin ihtişamı ve tüketim çılgınlığı kitabın asıl olayı gibi durmaktadır .
Sofie'nin DünyasıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 202043,7bin okunma