Daha az yaygın olan ancak eşit derecede rahatsızlık verici bir diğer kaygı bozukluğu ise obsesif kompulsif (OKB) rahatsızlıktır. Obsesif kompulsif bir kişi genellikle tekrar eden, kurtulamadığı ve rahatsızlık veren düşüncelere sahiptir ve bu takıntılar korku ve kaygının temelini oluşturur. Bu düşünceler bastırılamaz veya görmezden gelinemezse hasta kaygısını bir başka düşünce veya hareketle yatıştırmaya çalışır ve bu da tekrarlanması durumunda takıntıya dönüşür. Travma sonrası stres bozuklukları (TSSB) bir diğer kaygı bozukluğu örneğidir ve bu durumda belirli travmatik bir olaya dair istenmeyen geçmişe dönüşler yaşanır ve ruh hâli ile davranışlar olumsuz yönde etkilenir.
Sayfa 330·Kitabı okudu
Psikoloji
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Geleneksel bir yapım var, huyum suyum belli ve alışkanlıklarımı değiştirmeye de hiç niyetim yok. Bazı ritüellerim var sık sık tekrar ettiğim. Tanımayan hasta olduğumu, benim OKB sorunum olduğunu söyleyebilir. Varsın desinler umurumda değil! Sabahleyin koyu demli çayı limon dilimiyle içtiğim gibi yemekleri hep sol tarafta çiğnerim. Gençliğimde sağ tarafta çürük bir dişim vardı. O diş çekildiğinde yeri boş kalmıştı. Sanırım o gün bugün hep sol tarafta çiğnemeyi âdet edindim. Dişin yeri dolsa da ben alışkanlığımdan yine vaz-geçemedim. Çiğnemek alışkanlığımı soldan sağa almak bana koca dünyayı değiştirmek gibi geliyordu. Değişimi pek sevmiyordum. O yüzden de değişmiyordum. Halimden memnundum ya da öyle olduğumu düşünmek bana iyi geliyordu.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Tek Bir Nedeni Yok
“OKB’yi anlamaktaki en önemli hususlardan biri OKB’nin aniden ortaya çıkan bir rahatsızlık olmadığı hakikatinin idrakidir. OKB, zaman içerisinde yavaş yavaş gelişen, çoğunlukla kökleri geçmişte, çocukluk ve ergenlik döneminde olan bir sıkıntıdır. OKB’nin ortaya çıkışı diğer ruh sağlığı sorunlarında olduğu gibi asla tek bir etken ile açıklanamaz. Genetik etkenler, epigenetik etkenler, nörolojik gelişim sıkıntıları, biyokimyamız, aile içi ilişkilerin doğası ve bunların vücudumuz üzerindeki kaçınılmaz etkileri, kişilik gelişimimiz, içinde bulunduğumuz travmatik koşullar, kendimizi geliştirme ve dünyaya açma şeklimiz, hayata bakış açımız gibi birçok etkenin bir araya gelişi ile OKB açıklanabilir.” — Handan Süreyya Aysun Arıcan, Sesi Duyulmayan “Takıntı”: Obsesif Kompulsif Bozukluk’a Psikanalitik ve Varoluşsal Kuramlarla Bakış, Heyamola Yayınları, s.14
Sayfa 14·Kitabı okuyor
Alıntı
Kontrol ve Belirsizlik
“Yapılan araştırmalar OKB’nin mükemmeliyetçilik, aşırı ve yıpratıcı eleştirilere maruz kalmak, kişinin kendini aşırı derecede eleştirmesi, belirsizliklere katlanamama, yüksek kontrol arzusu, düşük özgüven ve düşük özsaygı gibi birçok etkenle iç içe olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, OKB semptomları yaşayan kişilerin diğer kişilere oranla kendilerini daha sık suçlu hissettikleri belirtilmektedir.” — Handan Süreyya Aysun Arıcan, Sesi Duyulmayan “Takıntı”: Obsesif Kompulsif Bozukluk’a Psikanalitik ve Varoluşsal Kuramlarla Bakış, Heyamola Yayınları, s.14-15
Sayfa 14·Kitabı okuyor
Alıntı
Bilimsel gelişmeler OKB denilen takıntı hastalığının bir beyin hastalığı olduğunu, çocuklukta beynimize yazılmış yanlış senaryoların ileri yaşamda hastalık şeklinde ortaya çıktığını gösteriyor.
Sayfa 7·Kitabı okudu