Pax Mongolica dediğimiz ve ilk duyduğumuzda oksimoronik bir ifade gibi duran şu meşhur "Moğol Barışı"dır. Oksimoron: ὀξύς (οχús, keskin zekâlı) + μωρός (mōrós, aptal, moron), zeki aptal, birbiriyle çelişen iki kavramın bir arada kullanılması.
Sayfa 111·Kitabı okuyor
Alıntı
Gerçek mutluluk ancak kırılmış olarak mümkündür. Mutluluğu şeyleşmekten kurtaran bizzat acıdır. Ona süreklilik kazandırır. Acıdır mutluluğu taşıyan. Acılı mutluluk bir oksimoron değildir. Her yoğunluk acı vericidir. Tutku acı ve mutluluğu bir araya getirir. Derin mutluluğun içinde bir acı ânı vardır. Acı engellendiğinde mutluluk yavanlaşıp sıkıcı bir rahatlığa dönüşür.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
°•○● Selamet ile keyif, pasyon ile eğlence arasında kesin bir ayrım bulamayız Bach'ta, üstelik bu hem müzik hem de metin ve kavram düzeyinde böyledir. "Neşelendirme" Tanrı, damak ve cinsiyet arasında gidip gelir. Hor görülen "haz" dolambaçlı yollardan geçerek kutsal alanda tekrar karşımıza çıkar. Sadece "kahve" de-ğil "çarmıh" da "tatlı"dır. "Tatlı çarmıh" bir oksimoron değil söz fazlalığı olacaktır. Yuhanna Pasyonu'nda da "İsa, senin çektiklerin bana saf sevinçtir," denir. Selamet bağlamında ölüm de "tatlı bir ilahi sevinç" haline dönüşür. "İlahi zevk" ile "duyulara verilen keyif" arasında "Tanrı" adı'nın, gösteren'inin sağlamak duru-munda olduğu ayrım artık geçerli değildir. "Tanrı" sevinç ve zevki bir araya toplayan ve yoğunlaştıran, yani dağılmalarını önleyen bir odak işlevi görür,
Gerçek mutluluk ancak kırılmış olarak mümkündür. Mutluluğu şeyleşmekten kurtaran bizzat acıdır. Ona süreklilik kazandırır. Acıdır mutluluğu taşıyan. Acılı mutluluk bir oksimoron değildir. Her yoğunluk acı vericidir. Tutku acı ve mutluluğu bir araya getirir. Derin mutluluğun içinde bir acı anı vardır. Acı ve mutluluk, Nietzsche'nin deyişiyle "ikiz kardeşlerdir
Gerçek mutluluk ancak kırılmış olarak mümkündür. Mutluluğu şeyleşmekten kurtaran bizzat acıdır. Ona süreklilik kazandırır. Acıdır mutluluğu taşıyan. Acılı mutluluk bir oksimoron değildir. Her yoğunluk acı vericidir. Tutku acı ve mutluluğu bir araya getirir. Derin mutluluğun içinde bir acı anı vardır. Acı ve mutluluk, Nietzsche'nin deyişiyle "ikiz kardeşlerdir, birlikte bü­yüyen [. . .] ya da birlikte - güdük kalan". Acı engellendiğinde mutluluk yavanlaşıp sıkıcı bir rahatlığa dönüşür. Acıya duyarlı olmayan insan derin mutluluğa kapısını kapatmıştır.
1000Kitap