Eylül”üm. Güzeller güzelim. Annemmmmm. Saçlarına nazar boncuğu taktığım. Sarıp sarmaladığım. Yoldaşım. Yarınım. Sırdaşım. Güzel kızım benim. Gelemedim diye kızgınsın bilirim ama anneler bazen böyledir. Yeterim sanar, çabalar çırpınır son gücüyle hadi bi kere daha kalk dese de yetemez bazen. Düşer kalkamaz. Çıkarım sandığı kuyulardan çıkamaz bazen. Güçlü görünürler elbet ama onlar da bazen güçsüz düşerler. Halimden anlarsın bilirim. Yormazsın hiç. Hep dinlersin, Susan yanlarımı konuşturur, Yaralarıma su serpersin. Hayalinle sarar sarmalarsın sen de beni. Gönül koymaz açarsın hep kollarını.. Ben biraz babanla sohbet edeyim sen de dinle bizi emi. Çünkü babana doyamıyorum son zamanlarda. Yolumu aydınlatan bir ışık gibi içimi de aydınlatıyor son zamanlarda. Yaşadıkça yaşayasım, Sevdikçe sevesim, Sardıkça sarasım geliyor. Bi gün dünyaya geldiğinde gülüşünle babanla yarış istiyorum.
"Oku, şayet sana hisli bir yürek lazımsa, Oku, zirâ onu yazdm, iki söz yazdımsa."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Haziran Recap & Temmuz TBR - 2026
Bu ayki yazarım Kiera Kass'ti bu yüzden genel olarak onun kitaplarını okudum. ~ Elit ~ Saraydan Hikayeler - Prens ve Muhafız ~ The Queen ~ Sonsuza Dek ~ Veliaht Prenses ~ Taç seri hakkında genel yorumum gittikçe kötüleşmesi oldu. özellikle son iki kitabı sevemedim maalesef. ~ Kalbim Hariç Her Şey güzeldi bayağı aktı ama çok hızlı oldu ya ~ Yaşlı Adam ve Deniz ne okudum anlamadım, sanırım anlamadığımdan gereksiz uzatılmış geldi ~ Sınıftan Yükselen Sesler okuma hızım artsın diye okudumm ~ Düğme Savaşları ilk kitabını okumamıştım pek bir şey anlayamadım o yüzden ~ Çehov’dan Seçme Öyküler Çehov yani ~ Babalar ve Oğullar reread oldu daha iyi anladım Bu ay beklediğimden daha az kitap okudum maalesef 😔 neyse yaz tatilinde düzelteceğiz umarım • Güncel olarak okuduğum kitaplar
"Kur'ân'ın iki kapağı arasındakileri defalarca okudum. 90 yerde Allah'ın rızka kefil olduğunu, tek bir yerde ise şeytanın insanı fakirlikle korkutacağını gördüm. Ne yazık ki insanlar, Rabbinin 90 yerdeki vaadini unutup şeytanın bir yalanına kanıyor!" Hz. Hasan Basri (r.a)
Din İslam
Kitaptan alıntı.
Mevsimlerden hüzünlü bir sonbahardı. Bahar kadar etkileyici görüntüsü olan ama hep sonu anlatan. Uludağ’ın etekleri olabildiğince renk cümbüşü. Sanki batan güneşin semada bıraktığı veda renkleri yaprak yaprak işlenmiş o görkemli dağın eteklerine… Yer binbir tonu ile günbatımı renklerinin kızıllığını yaşarken sonbaharla, semada ise seherin aydınlığı yavaş yavaş kaplıyordu hertafı. Uludağ’ın bağrında çıkan serin sular başını taştan taşa vurarak yol alıyor. Daldan dala uçuşan kuşların cılıvtılarına çağlayarak eşlik ediyor. Uzun bir yolu var, durup eğlenemez. Akmıyor sanki koşuyor. Teselli etmesi gereken biri var. “Sen ağlama, o güzel gözlerinden hüzünlü yaşlar akıtma” diyeceği. “Ben akarım senin yerine. Ben dövünürüm, çırpınırım. Sen ağlama.” Su kıvrım kıvrım aka aka yaklaşmıştı menzile. Giriş yapıyordu uludağın eteğindeki bu saklı güzellik olan Cumalıkızık köyüne. Sokak sokak geziyordu köyün taş yollarında. Kapısının önünden geçerken duydu Yasemin’in hıçkırıklı göz yaşlarını.. Bir vedanın ardınaydı bu gözyaşları. Hasan’ını sefere uğurlamıştı. Tesellisi zordu bu yaşların. Su Hüzünlü hüzünlü aktı kapının önünden. Beraberce ağladılar… Al.Oku.play.google.com/store/books/det...🪽
Alıntı