Ne zaman cennetin sıfatını bilmek istersen, Kur'an oku! Allah'ın açıklamasından daha ikna edici açıklama yoktur! Rabbinin makamından korkan kimseye iki cennet vardır. (Rahmân /46)
Sayfa 212·Kitabı okuyor
Din
Öncelikle bilelim ki Kur'an'ın ilk emri zannedildiği gibi sadece "Oku!" değildir. Nedir peki? Yaratan Rabbinin adıyla oku!'dur. Çünkü sadece "oku!", hedefi olmayan dolayısıyla da herkesin kendine göre bir amaç belirlediği bir okuma tarzıdır. Böyle bir okumayı ise, inanan inanmayan herkes yapabilir. Zaten yapıyor da. Okunan şey ise, hayatın kendisi ve tüm varlık... Kimi bu okumayı şöhret için, kimi güç elde etmek için yapar. Kimi zenginlik için, kimileri ise başka bir gaye için... İnsanlar bakış açılarına göre varlığa ve hayata bir anlam yükler.
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Onun şemalini okumak
Örneğin, yatmadan önce Şemail-i Şerif oku-mak, Müslüman toplumunda bir gelenek hâline gelmiştir. Efendimizi (sav) rüyasında görmek isteyen kimse uykuya dal-madan O'nun şemailini okur, yüzünü tahayyül eder ve öyle uyur ki, gece Peygamber'in (sav) veçhini temaşa edebilme şe-refine nail olsun.
Sayfa 33·Kitabı okuyor
Dudakların günahı - En büyük günahımı
Kaptan Efendimiz masanın üzerinden kalın bir kitap aldı. Bu kitabı daha önce okuyup beğenmemiş olmalı ki, sanki saçmalıklarla doluymuş gibi sayfalarını bakmadan çevirdi. Sonunda gözü bir yere takıldı ve "Bak şunu da dinle, " dedi. "Bu risalede, ruhun bedendeki yerinin öd kesesi olduğu yazıyor. Anlatıldığına göre Azrail bir ölümlünün yanına gelip onun ödünü patlatarak ruhunu kabzedermiş. Ne kadar saçma!" Kaptan Efendimiz elinde sanki taş parçası gibi değersiz bir şey varmış gibi bu kitabı masanın üzerine fırlattı. Yerinden doğrulup dolabın üst raflarından birinden ince bir kitap aldı. Kıvırıp daha önceden işaretlediği bir sayfayı açarak, "İşte bu kitap meşhur filozof Fisagor'un müritlerinden biri tarafından yazılmış, " dedi. "Ruhun bir ahenk olduğunu ileri sürüyor. Bir de bu kitabı tercüme eden kişinin yazdığı yoruma bak: İnsanı yaratan Tanrı ona ruh üflemiş. Ama ney üfleyenlerdeki gibi bu üfürüğün bir sesi de varmış. Bu ses de muhayyer ile sünbüle arasında meçhul bir sesmiş. Anlattığına göre ruh bir nağme imiş, öyle ki bu nağme segâh ile bûselik arasındaki bir sesle bitiyormuş. İlginç! İstersen şimdi çârgâh, gerdaniye, hüseynî, muhayyer gibi isimleri bir kenara bırakıp batıya doğru bir rota çizelim. " Efendimiz Diyavol Paşa masanın üstündeki kâğıtlardan birini alıp Süleyman'a gösterdi. Kâğıtta Frenk harfleriyle şunlar yazılıydı: "Ut queant laxis Resonare fibris Mira gestorum Famuli tuorum Solve polluti Labii reatum Sancte Iohannes"
Sayfa 43·Kitabı okuyor
Hiç kımıldamadan otur, konuşma da! Ama biliyorsan, şarkı söyleyebilirsin. Ya da istersen güzel bir şiir oku!.. Başla haydi...
Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku.. Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim.Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz.
Sayfa 17·Kitabı okudu