Seni kitap koklar gibi seviyorum, buna eminim. Çünkü ben; çok sahaflar gezdim seni bulmak için...
Ahmet Hamdi Tanpınar
İyi bir kitap okuduğumda yazarına çay demlemek istiyorum.
Orhan Kemal'in akıcı dilinden toplumu anlatmak bu kadar etkileyici olabilirdi.
Okuru kendine çeken bir yapıt. Okudukça devamını merak edip devamını okumaya başlıyorsunuz.
Keyifli okumalar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Romanın kahramanı Momo kimsesiz, yoksul garip özellikler taşıyan bir kız çocuğudur.
Kimi zaman yaşlı bir bilge kimi zaman saflığı ve doğallığıyla tam bir çocuktur.
Çevresindekilerle mutlu olmayı bilir. Onlarla konuşur; dertlerini dinler. Momoyla birlikte olmak insana iç huzuru verir; aslında bakarsanız iç huzuru veren böyle bir insanla birlikte olabilmenin getirdiği duygudur. Dahası birbirine zaman ayırmak, dinlemek ve onu yani karşıdakini önemli kılmaktır. Ende için zaman da oldukça önemlidir. Oysa gerçek yaşamda
bütün bunlar tersine yaşanır. Kent yaşamın sıkıntıları, iş koşulları, paranın asıl değer oluşu,
insanı kendi değerlerinden uzaklaştırmıştır. Kent halkının mutlu yaşamıyla başlayan roman günün birinde kente duman adamların gelmesiyle başlayan olumsuzlukları yansıtmasıyla
devam eder. Duman adamlar kent halkını kandırmış işten arta kalan zamanlarında çalışmaya yöneltmiştir. Onların vaadine kent halkı bu çalışmaları sonucu zamandan tasarruf etmiş olacaklar ve günü gelince bu tasarruflarını faiziyle geri alacaklardır. Böylece başlayan çalışma
hırsı kent halkının daha önceki bütün doğal özelliklerinin, sevecenliklerinin yitip gitmesine neden olmuş ve daha çok üreten ve daha çok tüketen bu insanlar insani tüm değerleri unutup
gitmişlerdir.
Fantastik kurgunun ardına baktığımızda duman adamlar tüketim toplumlarındaki temel ilişkileri ve değerleri bütün açıklığıyla yansıtan birer sembol durumundadır.
Bu kitabı okuyan herkes kendi bilinçdışıyla yani kendi ruhunun yaşlı efendisiyle bir an önce tanışmanın, onunla anlaşmanın bir yolunu bulur. Hele bir de kendi kaderinin sürekli tekrar eden motifini keşfedebilirse, işte o zaman kaderi değişir.
Kitabın adının neden yabancı olduğunu okuyunca özümsüyorsunuz çünkü kahramanımız diğer insanlar gibi yaşamı derinden yaşamıyor ve hayatı yaşamaya değer görmüyor
sedece kendi düşünceleri etrafında hareket ederek insanların düşünce kalıplarına girmiyor ve sırf bu yüzden de idama mahkum ediliyor.
Kitabın yazılma amacı en sondaki bölümde kendini belli ediyor bence inançsız insan hayatta belirli bir amacı olmayan insandır.
Iyi okumalar dilerim.
Çok etkileyici bir roman.
Romanı okurken roman içinde birçok hikayeyi okuma fırsatı bulacaksınız.
Gerçekten de 56 yıl sonraki bir özlemi gün yüzüne çıkarıyor ve romanın sonunda niye roman adının "ve Dağlar yankılandı" olduğunu anlayacaksınız.
Etkisinde kalacak ve kendinizi ister istemez romandan bir karakter ile düşünecek halde bulabilirsiniz.
İyi okumalar dilerim.