Hamdi Bey'e göre okul açmak, yol yapmak, fabrikalar kurmak, uygarlaşma yoluyla sorunun çözüleceğine inanmak hayaldi. Hamdi Bey'e göre, Dersim Cumhuriyet için bir çıbandı ve bu çıban üzerinde "memleketin selameti için" ameliyat yapmak gerekiyordu.
"Cehaletin, geçim darlığının iç ve dış aldatmaların, Kürtlük eğilimlerinin, son irtica hareketinin tedipten doğan intikam hislerinin, dini ve ictimai devrimler vesilesiyle kara kuvvetlerin uyandırdığı kötü telkinlerin etkisi altında bula-nan avam halk; reis, şeyh, bey ve ağanın esir ve oyuncağıdır. Şekavet bunların kışkırtması ile olmaktadır."
Hamdi Bey, uzak ya da yakın gelecekte Dersim'de ayaklanma başlayacağını bildiriyordu.
Öğrenmek yalnız çocuklara yaraşır bir oyundu, şimdiyse büyüyünce, okul zorunluluğu ortadan kalkınca, gereksizleşti. Kadınlar artık evde kendilerini bekleyen evcilliğe alışmaya başladılar.
“İşin doğrusu, ölüm hakkında yazmak istemiyorum. Kadınların yaşamasını istiyorum. Çocukların yeşil alanlarda oynamasını, babalarının omuzunda gezmelerini istiyorum. Aile ziyafetleri, pazar gezmeleri, okul koroları ve ikindi şekerlemeleri istiyorum.”
“Onu acımasız birine dönüştüreceksin,” dedi Umay. Bahar, kızının tek başına karşı çıkmasına izin vermeyip mutfaktan salona geri geldi. Bahadır,
kızına bir şey yapar düşüncesiyle onun yanında durdu. Kocasının sağı solu
belli olmuyordu.
“İyi bir asker de tam olarak böyle olur," dedi Bahadır. Oğlunun yanı başında durduğunda kararlı gözleri masada gezindi. “Barut’u bir erkek yapacak olan şey disiplindir, güçtür. Askerî okul, onu hayata karşı hazırlayacak.
Benim gibi olacak.”
Bu son cümle, Barut Ulu nun kalbinde buz gibi bir ağırlık yarattı. Benim gibi olacak. Bu, onun en çok korktuğu şeydi.Babasının gözlerine cesaretle bakan Barut Ulu düşük bir tonda, “Baba...Ben,” dedi.
“Ben ne?” dedi Bahadır.
Derin bir nefes aldı Barut Ulu.
“Senin gibi olmak istemiyorum.”