"Hazır anlam sanayiinden çıkma gözlüklerin kullanıldığı bir toplumda herkes dünyaya aynı şekilde anlam verip ilişki kuracaktı. Ama kendi Tanımlama ve Değerlendirme Sistemleri'ni kullanarak dünyaya anlam vermeye çalışanlar hem toplumdan hem de birbirlerinden farklı olacaklardı."
Bu farklılık ise kişilerin "Ben" oluşumu sağlayacak, "Ben" olan kişi de "biz" olmaya rahatlıkla entegre olabilecekti.
"Şahsiyet olmak isteyen herkes kendi yaşamının anlamını oluşturmalıdır. Bir insanın yaşamının anlamı da o insanın benini aştığı yerde oluşur." İşte bir insanın benini aştığı yerde de o kişi, tam manasıyla gerçek özgürlüğe erişecekti.
Günümüz dünyasında, süslü kelimelerle ifade edilmeye çalışılan popüler kültürün ve klasik aile kültürünün dışına çıkamayan ve bu dışarı çıkamamayı da fark edemeyen toplumlar yetişmekte. Yazarın da deyimiyle kültür robotu olmuş insanlar, tercih ve fiillerinde o kültürün bir baskısı veya popüleritesi ile hareket etmekteler. Nitekim sosyal medya da işin içine girince toplumun büyük çoğunluğu, adeta bireyler değil klonlar haline gelmiş durumda; giyim, yeme-içme, okuma, kitap seçimi, yaşam tarzı vs...
Bu kültür robotluğu durumundan çıkmak ise kişinin kuşbakışı kendine dışarıdan bakması, değerlendirme ve tanımlama sistemini bizatihi farkederek oluşturması ile olacaktır.
Kitapta, genç Timur'un Yakup Bey'le tanışması sonrasında kendine olan yolculuğuna şahit oluyoruz. Timur ile beraber okuyanların da kendilerine doğru, yol alacakları bir yolculuk..
Popüler kültürün, tecihlerimize pranga geçirdiği bir zamanda farkındalığın, adeta âb-ı hayat hükmünde olduğu unutulmamalıdır.