Zeliş

Zeliş
@okumasonrasi
4 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Puan vermedi
(Spoiler var) Öncelikle bu kitabı ballandıra ballandıra kitap çok iyi herkes okumalı diye tavsiye edenlere kızdığımı belli ederek başlamak istiyorum belki benim hatam olabilir genelde kitapların ne anlattığını bilerek okumak istemem çoğu şey sürpriz olsun isterim. Ama bu kitabın nasıl mutlaka okunmalı herkesin okuması gerek denilerek önerildiğini anlamam mümkün değil. Kitap zaten rahatsız edici et yemeyen karakterin gördüğü rüyalar ve ete değişen bakış açısı tabii ki biraz mide bulantısı yaptı ben de ama yine de mühim değildi,bu kitapta alakasız konuların bir arada işlenmesini tuhaf bulmamla bence kitaba karşı bir antipatim oluştu. Kitapta yer yer zaten ataerkilliği toplumun kadına, eşe hizmete, et yemeye bakış açısını görebiliyoruz ve hiçte yabancı olmadığımız kavramlar… ama bu kavramların kadının bedenini teşhir etmesine varmasını bir türlü mantığa oturtamadım. Memeler zararsız ona da peki. Kitapta asıl midemi bulandıran kesinlikle Moğol lekesiydi. Eniştenin gözünden bir sapkınlık okuyoruz, kadının en basit en insancıl hallerinin bile erkek zihninde nasıl bir cinselliğe dönüştürüleceğini de kabul hadi buna da alışığız ama yaşanan cinsel birliktelik bununda çiçeklerle sanatla yazılarak neye hizmet edeceğini bile anlamadığım anlatım şekli kitaptan beni soğuttu. İki kız kardeşle empati kurmak kolay olsa da ikinci öykünün rezalet olduğunu söylemek isterim anlamsızdı berbattı. Eğer kitabı okumak isteyenlere veya fikir almak isteyenlere öneri yapsaydım bu kadar kolay herkes okusun çok iyiydi demezdim çünkü değildi. Rahatsız edici bir kitap amacında başarılı ama olay örgüsünde benim için başarılı değildi… başladığım kitabı bitirmek adetim olduğu için bitirdim ama keşke okumasaydım illa okunacak bir kitap değil yazarken bile midem bulanıyor gerçekten abartmıyorum.
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,7bin okunma
Reklam
Güçsüz biri olan sen, her çeşit iktidarın sahibi olan benim üzerimdeydin. Çünkü olaylara müdahale etmeden hepimizi gören, seyreden sendin. Seni ezdiğimizde ağlıyordun. Güçsüzlük belirtisi olarak yorumlanabilen bu şey aslında senin yaşamındı. Oysa biz taşlar kadar güçlü, bir o kadar da cansızdık. Gücün kendisinin ölüm olduğunu da senden böylece öğrendim. Çünkü seni seyrettim. Ah! Keşke dünyayı da senin gibi seyredip, senin ona baktığın gibi bakabilseydim!
Puan vermedi
Kitaba başlamak ve devam etmek gerçekten kolaydı çünkü konusu ilgi çekici ve sizi kitaba bağlıyor. Covid yaşadığımız dönemlerle benzer şeyleri çağrıştırsa da çok daha zorlu bir salgından bahsediliyor. Körlüğün hayatı ne kadar zorlaştıracağı ve insanların nasıl birer hayvana dönüşeceğini anlatmakta gayet başarılıydı. Ama kitapta bazen ben olsam şöyle yapardım böyle yapardım demekten kendimi alamadım çünkü bazı yerler daha mantıklı yazılabilirdi diye düşündüm… Çok mantıklı olduğumdan değil gözlerim hala gördüğünden konuşması kolaydır belki de bilemiyorum. 178. Sayfa ve sonrasında yaşananları okumak benim için kolay olmadı sürekli kitabı bırakıp oflayıp puflayarak tekrar devam etmek, midemin bulanması ama yine de merak ederek okumaya çalışmak benim için kolay olmadı. Genel bir eleştiri yapmak istiyorum kitaplarda- filmlerde sık rastladığımız hayatın maalesef gerçeği olan kadınların bedenleriyle sınanması ve onlardan beklenen ilk şeyin bedenlerinden faydalanma düşüncesine katlanamıyorum. Bu gerçeği kabul etmek istemiyorum empati kurmak istemiyorum. Özellikle kadınların cefakar ve çaresiz olarak bu kabulleniş ve yaşadıkları travmalarından sonra onlara acılarının öcünü aldı, kahraman oldu gibi senaryoların beni tatmin etmediğini etmeyeceğini belirtmek istiyorum. Artık kadının kendi bedeni ve hayatı üzerinde sonsuz özgecilik beklentilerine karşı çıkmasıyla kahramanlaştığı bir düzeni görmeyi böyle hayatları okumayı istiyorum. Hepimiz hayatta bir şeylerden feragat edebiliriz. Hele ki böyle zamanlarda ama artık kadınların bedenlerini feda etmelerinden öteye geçilsin istiyorum. Son olarak doktorun karısının çoğu konuda eksik yazıldığını düşünüyorum. Diğer körlere nazaran daha avantajlı bir durumda çok daha zekice ve özgürce hareket etmesini beklerdim. Her yere yürüyerek
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
Peki, kadın değil de erkek istemiş olsalardı ne yapardınız, söyleyin de herkes işitsin. Kadınlar, etekleri zil çalarak, koro halinde bağırdılar, Söyleyin, söyleyin, erkekleri duvara sıkıştırdıkları için coşmuşlardı, kaçamayacakları kendi mantıklarının tuzağına düşürmüşlerdi onları, o kadar övündükleri erkek tutarlılığını nereye kadar götürebileceklerini şimdi görmek istiyorlardı, Aramızda eşcinsel yok, diye itiraz etmeye çalıştı bir erkek, Orospu da yok :) diye karşılık verdi o kışkırtıcı soruyu sormuş olan kadın, olsa bile burada sizin çıkarınız için bunu yapmak istemeyebilir.
Şimdi oraya gidip de Parlak ve nurlu olan Hz. Muhammed'e ait yasaların, bir kadını ve bir âcizi nasıl himaye ettiğini onlara gösteririm. Ve kendi malımdan bile bana para vermeyerek beni mahvetmeye çalışanlara parasız, gelirsiz olarak nasıl adam olup meydana çıktığımı, mektebin, devletin himayesi ve idaresi sayesinde bugün geçimimi temin ettiğimi onlara göstermek isterim! Ah, Șule! Mucip'e "Sen cahilsin!" diyerek aldığım intikamdan ne kadar hoşnut oldumsa, akrabama karşı böyle adam olup meydana çıktığımı ve onların benden esirgedikleri ekmeğe muhtaç kalmayarak kendi ekmeğimi kendim kazandığımı göstermekten o kadar zevk alıyor ve övünüyorum. Kazanalım, geleceğimizi temin edelim…
Reklam