Şimdi insanın acıyı taşıma kapasitesinin sonsuz olduğunu düşünüyor.İnsan ezilinceye,ezilip incecik bir tabaka haline gelinceye hatta yok oluncaya kadar acıyı taşıyabiliyor.
Ev boşalınca annesinin yokluğu mutluluğun kaybı olarak kendini apaçık göstermiş. Işık aynı ışık olduğu halde salon loşmuş, gölgeler hayaletler gibi duvarlara yansıyormuş. Bloch salonda üçü sessizce oturmuşlar, günlerce.
Ama insan böyle dedi sonra. İnsan yeryüzü kadar ağır bir yükü bir kadehin başında sırtından indirebiliyordu, hiç böyle şeyler olmamış, o korkunç an hiç yaşanamamış gibi zamanın kuyruğuna takılıp gidebiliyordu.Tamam , eksiliyordu, tükenmekle arasında bir adım kalıyordu ama devam edebiliyordu.