Okurixblog

Okurixblog
İleride bir gün mavi bir balon bırakmayı umuyorum sahilde gökyüzüne. (Burada yazar Kelime Oyunu 6 için yazdığı şiire atıfta bulunuyor.) okurixx.blogspot.com/2021/01/kelime-...
Olaylar ya da nesneler iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış, çirkin ya da güzel değildir. Bizim özel bakış açımız, nesnelere ve insanlara renk katar ya da onlardan bir şeyler eksiltir.
Her gün algıladıklarımızın gerçek olduğunu ve bu gerçeklerin hemen hemen herkes için aynı olduğunu düşünürüz. Ama bu bir yanılsamadır. İki insan asla dünyayı aynı şekilde görmez ya da deneyimlemez. Bizim algıladığımız şey, gerçeğin kendi yarattığımız kişisel bir versiyonudur. Bunu fark etmek, insan doğasını anlamanın önemli bir adımıdır.
Başkalarına karşı cömert olduğumuzda insanlar bize doğru çekildiğini hissederler. Kendimize karşı cömert olduğumuzda ise başarısızlığımıza gizlice küsmeyiz ve eğilip bükülmek, yaltaklanmak, yapay alçakgönüllülük oyunu oynamak gereksinimi duymayız.
Nasıl insan bedeni yaşla birlikte sertleşiyorsa zihni de sertleşir. Zayıflık ve kırılganlık duygumuzun bizi öğrenmeye motive etmesi gibi usulca gelen üstünlük duygusu da bizi yeni fikirlere ve etkilere karşı yavaş yavaş kapatır. Bazıları çağdaş dünyada daha kuşkucu olduğumuzu iddia edebilir ama aslında yaşlandıkça birey olarak zihnimizi kapatmamız daha büyük tehlike oluşturur ve genel olarak kültürümüze de sıkıntı verir.
İnsanların herhangi bir şeye çok katı direnç göstermeleri değişiklik korkusundan ve getireceği belirsizlikten kaynaklanır. Her şeyi kendi istekleri doğrultusunda denetlemek isterler.