Öküz olma anla
"Biraz anla ben de ki bu hüzün neden"
Müzik
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Öküz saraya girince kral olmaz, saray ahır olur. Zira karakter yoksa, taht yük olur."
1000Kitap
Ey gök dinle! Ey yer sus! Çünkü...
Ey gök dinle! Ey yer sus! Çünkü Allahu Teala İsrailoğullarının durumunu anlatacak.. .... ​O İsrailoğulları ki, kendi nimetiyle büyütmüş, kendisi için seçmiş, ihsanı ile seçkin kılmış, kullarına üstün kılmış ve ihsanıyla başkalarına üstün tutulmuştu. Halbuki onlar, çobanı olmayan kaybolmuş davar gibi idiler. Öyle iken ürkenlerini yatıştırdı, kaybolanlarını topladı, kırıklarını sardı, hastalarını tedavi etti, zayıflarını semizlendirdi, semizlerini korudu. Bunu yaptığı zaman azdılar, koçları tosuşmaya başladı, birbirlerini öldürüyorlar, hatta kırığı kendine sarılacak sağlam bir kemik bile kalmadı. Yazıklar olsun bu hata yapan ümmete! Yazıklar olsun şu hata yapan topluma ki, ölümün kendilerine nereden geldiğini anlayamıyorlar. Deve bile vatanını hatırlar da ona döner gelir. Eşek bile üzerinde doyduğu bağı hatırlar ve ona geri döner. Öküz bile semizlendiği şenliği hatırlar ve ona döner gelir. Bu toplum ise öküz değil, eşek değil, akıl sahipleri oldukları halde, ölümün kendilerine nereden geldiğini farketmiyorlar. Ben onlara bir misal vereceğim, dinlesinler, onlara de ki: ​'Bir zaman boş, harap, bayındır olmayan ölü bir arazi vardı. Bunun kuvvetli ve bilgili bir de sahibi vardı. Onu imar etmeye başladı.'
Peygamber Efendimiz (sav) Hac ibâdeti yapmadan evvel şöyle bir dua ediyor: “Ey Allâh’ım! Bunu bana içinde riyâ ve süm’a (gösteriş ve şöhret) bulunmayan mebrûr ve makbûl bir hac kıl!” (İbn-i Mâce, Menâsik, 4) Abdullah b. Ömer (r.a.) anlatıyor: “Allah Resûlü omzumdan tuttu ve şöyle buyurdu: ‘Dünyada (kimsesiz) bir garip gibi yahut bir yolcu gibi ol!’” (Buhârî, Rikâk, 3) Abdullah b. Mesut’tan (r.a.) rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) bir gün şöyle buyurdu: “Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse cennete giremez.” Bu söz üzerine bir adam, “İnsan elbisesinin, ayakkabılarının güzel olmasından hoşlanır.” deyince Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurdu, “Şüphesiz ki Allah güzeldir, güzelliği sever. Kibir, hakikati inkâr etmek ve insanları küçümsemektir.” (Müslim, İman, 147) İbn-i Abbâs -rahmetullahi aleyh- ziyaretini bitirip çıktıktan sonra, içeriye Abdullah bin Zübeyr -radıyallahu anh- girdi. Âişe -radıyallahu anhüma- yeğeni olan Abdullâh’a: Hz. Aişe (ra) ... “-Biraz önce İbn-i Abbâs ziyaretime geldi ve beni medheden sözler söyledi. O esnâda yok olmayı, unutulup gitmiş bulunmayı, yani zikredilir bir şey olmamayı ne kadar çok istedim.” dedi.(Buhârî, Tefsîr, 24/8) Efendimiz -sallâllahu aleyhi ve sellem-’in sevgili torunu Hazret-i Hasan -radıyallahu anh- bir gün Kâbe’yi tavâf etti, ardından Makâm-ı İbrâhim’e gidip iki rekât namaz kıldı. Sonra yanağını Makâm’a koyup ağlamaya başladı: Hz. Hasan (ra) tavaf ederken Kâbe'de şöyle dua ediyor: “Yâ Rabbî, Sen’in küçük ve zayıf kulun kapına geldi; Allâh’ım, âciz hizmetçin kapına geldi; yâ Rabbî, dilencin kapına geldi; Sen’in yoksulun kapına geldi!” Hadislerden tevâzuun Allah nezdinde ne kadar kıymetli olduğu anlaışılmıştır zannımca.. Velhâsıl söylediklerinize hak veriyorum kardeşim.

SeyyahGurme

@Seyyahgurme
·
Orkideler ve Papatyalar
Bu sanal mecrada, üzerinde türlü süslü etiketlerle sahte birer abide gibi dikilen boş teneke profilleri müşahede ettim ve dün çokça bundan bahsettim, onları tabiatın en kibirli çiçeği olan orkideye benzetmekten kendimi alamıyorum; sığ ve kıt zekalarıyla bu teşbihi muhtemelen bir taltif zannedeceklerdir, lakin satırların gerisindeki o derin tahfifi idrak edecek ne akli mizanları ne de bu yazının devamını okuyacak okur-yazar sabırları vardır. Evet sevgili papatyalar sözlerimin devamını sizler okuyacaksınız buyrun: Orkideler dışarıdan bakıldığında harika görünür, gözü cezbeder ve debdebeli bir ihtişam sunar; lakin asılları ve hakikatleri tamamen kof bir illüzyondan ibarettir. Maddi bir fayda ve gösteriş beklentisi içinde olanlar için orkide çok şey ifade edebilir, hatta en azından zehirli olmadıkları için fıtraten şükretmek de icap edebilir; lakin manevi tarafta, kökleri toprağa bağlı olan sineniz, bu suni çiçeğe sadece çiçek olduğu için şeklen saygı duyar, ötesini vermez. Zira orkidelerin kökleri vardır, ancak bu kökler sadakatle sarılacakları bir toprağa değil, başka ağaçların kabuklarına tutunarak asalakça yaşarlar; saksıdan taşan o süngerimsi, çıplak ve yeşil uçlu kökleriyle kendi kendilerine fotosentez yapıp kibirle beslenirken, fıtratın asıl anası olan toprağı beğenmeyip adeta ona yukarıdan bakarlar. İşte tıpkı o yapay unvanların, hafız, hadisçi, islami ilimler ve arapça yada vahdet,bidat,tuğyan... etiketlerinin arkasına saklanıp köksüzce caka satan, ruhları buhran içindeki sanal şaklabanlar gibi, orkideler de topraksız, esassız ve bereketsiz birer gösteriş budalasıdır. Papatyalar ise öyle midir sen öyle misin aziz kardeşim; sen safi nur, baştan ayağa tevazu ve tam bir teslimiyet abidesisin. Papatya, başını kibirle semaya dikmez; bilakis sinesini fıtri bir
Duygu ve Düşünce
Ahh
“Söyleyin, söyleyin, ben miyim yoksa, Arzı boynuzunda taşıyan öküz? Belâ mimarının seçtiği arsa; Hayattan muhacir, eşyadan öksüz?” Necip Fazıl KısakürekNecip Fazıl Kısakürek
Şiir