''...Dilce susup
bedence konuşulan bir çağda
biliyorum kolay anlaşılmayacak
kanatları kara fücur çiçekleri açmış olan dünyanın
yanık yağda boğulan yapıların arasında
delirmek hakkını elde bulundurmak
rahma çağdaş terimlerle yanaşmak için
bana deha değil
belgeler gerekli
kanıtlar, ifadeler, resmi mühür ve imza...''
İsmet Özel
With Honors
youtube.com/watch?v=IZ7T3W7...
Bu bir kitap içeriği değil fakat senaryosu iyi bir edebi eser niteliğinde.Bahsettiğim şey With Honors filmi,filmde Harvard öğrencisi olan Monty karakteri toplum tarafından kabul gören yaygın fikirlere sahip ve bir o kadar da pesimistik ,işe yaramaz düşüncülere sahiptir.
Monty bilgisayarı bozulduğu ve bilgisayardaki tezinin kopyası silindiği için kampüsteki kütüphaneye gidip çok değer verdiği tezinin başına birşey gelmesinden endişelenerek fotokopisini almak ister.Ancak ayağı takılır ,düşer ve tez mazgaldan aşağı kalorifer dairesine düşer.Kalorifer dairesine indiğinde orada yaşayan evsiz ile tanışır ve hikaye başlar.Filmdeki evsiz karakteri diplomaya ,etikete hiç önem vermeyen ve kendini kültürel yönden çok iyi yetiştirmiş bir okurdur.
Aralarında geçen çatışma Harvardlı diğer arkadaşları ile beraber Monty'nin insanı yönünü geliştirecektir.Filmin tamamını anlatmak istemiyorum fakat beni için çok değerli olan yukarıdaki linkteki sahneden biraz bahsetmek istiyorum.
Evsiz bir yaşam sürdüren Simon birgün Monty ile hayatları üzerine tartışırken Simon: ''Bir dakika bekle Harvard ben de sana hayatımı göstereyim'' der.Cebinden birkaç adet taş çıkarır ve maddi değeri olmayan bu taşların aslında birçok insan için bir değeri yoktur.Ancak Simon onlara birçok anlam yüklemiştir.
Taşlardan biri ona hayatında uyuduğu en iyi geceyi hatırlatırken bir diğer taşta ona sevdiği kadını hatırlatır.Simon'ın verdiği mesaj ise çok önemlidir.''Herşey görecelidir ,önemli olan onlara ne anlam yüklediğindir''
Bu kitabı ilk okuduğumda işte tam benim söylemek istediklerimi sanki biri benim adıma ama yıllar öncesinden kaleme dökmüş demiştim.
''Snelman ve arkadaşları ,halk öğretmenleri sıfatıyla dürekli hizmet ederek binbir bataklıklar ülkesini ,beyaz zambaklar ülkesine dönüştürmeyi başarmıştır.'' -Petrov
Küçük ve geri kalmış olan bir sömürü ülkesi olan Finlaniya'nın halk öğretmenleri sıfatıyla ülke için seferber olan bir avuç ama koca yürekli insanların hikayesi anlatılmaktadır.Petrov'un en sevdiğim sözlerinden biri ;''Yöneticiler iyi veya kötü olsunlar ,kahraman veya zalim olsunlar,onlar bireyi bulundurduğu milletlerinin birer yansımadır'' demesidir.
Bir devletin asıl meselesinin harika anayasalar yapmak değil iyi eğitim vermek olduğunu şu şözlerle vurgulamıştır;
''İstediğiniz kadar mükemmel anayasalar yapın.Özgürlükler alanında da halka istediğiniz kadar haklar tanıyınız.Sosyalizmin veya liberalizmin sihirli gücüne istediğiniz kadar inanın.Eğer çocuklarınız gerektiği şekilde eğitim almazlarsa hayata bir hiç olarak atılırlarsa,yasalar ve bütün sosyal haklar var olmasına rağmen toplumsal hayat yine de sönük ve ruhsuz kalacaktır.''
Bugün adeta o atılan eğitim tohumları meyvesini Finlandiya topraklarında verdi/veriyor.Eğitim kalitesinden üretim kalitesine kadar birçok alanda büyük başarı sağlanmaya devam ediyor.
Niccolo Machiavelli ''Hükümdar'' adlı kitabında zafere ,başarıya ,iktidara giderken izlenilmesini düşündüğü yolları tek tek anlatmış ve insanoğlunun bütün değerlerini bir çırpıda yok etme pahasına başarı için ne yapılması gerektiğini beyan etmiş ve tarihten örnekler ile açıklamış.
Aslında tarih boyunca birçok insanın başarıya giderken ne yaptığının bir analizini de çıkarmıştır.