1K benim için artık X hesabı olabilir
Kütüphaneye sadece kitap için gitmiyorum foto da çekiyorum 😂
Duygu ve Düşünce
DEHB-Dünyanın en zeki insanı da olsan bu böyle.
Beyindeki planlama, dürtü kontrolü, dikkat yönetimi işini yapan ön lobumuz ile, duygu sistemleri ile, dopamin gibi ödül sistemlerinin bağlantısının zayıf ve düzensiz oluşundan kaynaklanan bir bozukluk. Yani sen çok ilgi çekici olmayan bir iş yapıyorken asla o işi bitirecek dopamini alamıyorsun normal insanlar kadar. Bu yüzden birden çok işi, birden çok düşünceyi aynı anda yapmaya çalışıyorsun. Yeterli dopamin için. Dr.Russell Barkley de anlatıyor; sadece ödül sistemiyle değil aynı zamanda arka beyindeki bilgi sistemiyle de bağlantının zayıf olduğunu söylüyor. Bilirsin ama yapamazsın diyor yani çok zor yaparsın. Dünyanın en zeki insanı da olsan bu böyle. Bu bir bilgi bozukluğu değil, bir performans bozukluğu. “Ne” veya “nasıl” sorularında değil, “ne zaman” ve “nerede” sorularında sıkıntı yaşarsınız. Ne yapman ve nasıl yapman gerektiğini bilirsin, ama bir türlü başlayamazsın. İşte bu zayıflık ve düzensizlik çoook da olabilir, biraz da olabilir. Spektrum halinde. Hafif deb, orta deb, ağır deb diye kategorilendirmeye çalışıyorlar bu spektrumu. Tanı koymak için, ilaçlı tedavi için ne kadar zayıf buna bakılması gerekiyor. . . #304019838
Psikoloji /Psikiyatri
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Birine inanmak ona verebileceğiniz en büyük armağanlardan biridir; bedavadır ve paha biçilmez sonuçları olabilir. “ Taş Kâğıt Makas
Alıntı
KUANTUM FİZİĞİ "NAZAR DEĞMESİNİ DE" AÇIKLAR MI?
"Bedbinlik cezası olarak nazarında pek fena bir memlekete düşer." 2. Söz'den. Zaman zaman kuantum fiziği ile ilgili kitaplar okurum. "Hakikatin tâ kendisidir!" demek aşırılığına kapılmam. Hayır. Zîra, imân ederim, hakikat ancak el-Muhît olan Allah'ın elindedir. Rabbü'l-Âlemîn olarak her şeyi yaratan Odur. Evet. Her şey hakkındaki en doğru bilgiyi her şeyi yaratmak itibariyle her şeyi kuşatan Vahid-i Ehad söyleyebilir. Parçadan bütüne gidenlerin bilgisinin kıymetiyse ulaşabildikleri parçanın büyüklüğüne göredir. Ne kadar kuşatabildilerse o kadar! Fakat şu kadarcık hakkını veririm: "Kuantum fiziği beşeriyetin gözünü bir parça açmıştır." Ne anlamda? Geçmiş yüzyılın materyalist fizik yaklaşımını aşmak bağlamında. Aynen. Materyalizmin eşya yaklaşımı sadece "gözleneni" esas alıyordu. "Gözlemciyi" bir detay gibi görüyordu. (Ve hiç hesaba katmıyordu.) Dolayısıyla hakikatin dairesi şahit olunandan ibaretti. Ancak kuantum fiziği bunu bir parça kırdı. Gözlemcinin de gözlemlediği şeyi etkilediği gibi bir yere götürdü bizi. Dalga-tanecik araştırmalarıyla yazıyı uzatmayayım. Lakin kuantum fiziğiyle asgarî ilgilenenler dahi bilirler: Gözlemcinin yaratılışa etkisi üzerine acayip acayip iddialarda bulunmaktadır. İşte, bir şekilde, bunun, Bediüzzaman Hazretlerinin "mânâ-i harfî" ve "mânâ-i ismî" kavramlaştırmalarına da bakabileceğini düşünüyorum arkadaşım. Çünkü, o, bir yerde Refet abiye bu ıstılahları tarif ederken diyor ki: **"Sen âyineye baksan, eğer âyineyi şişe için bakarsan, şişeyi kasten görürsün. İçinde Re'fet'e tebeî, dolayısıyla nazar ilişir. Eğer maksat, mübarek simanıza bakmak için âyineye baktın; sevimli Re'fet'i kasten görürsün. (...) Âyine şişesi tebeî, dolayısıyla nazarın ilişir. İşte birinci surette âyine şişesi mânâ-yı ismîdir; Re'fet mânâ-yı harfî
Kuantum Fiziği
Çarşıda yürüyorum ruhum coşkulu bir halde,tanımadığım erkekler gelip konuşmaya çalışıyor sanırım bunun tek nedeni,enerji alanımın çekiciliği olabilir...Maşallah deyin😂✨🧚🦂
Safran, Serotonin ve Takviye Pazarı
Safranın bazı psikiyatrik belirtiler üzerinde etkili olabileceğini düşündüren çalışmalar bulunmaktadır. Ancak mevcut veriler, sosyal medyada ve takviye pazarında oluşan heyecanı bütünüyle destekleyecek kadar güçlü görünmemektedir. Üstelik safran zaman zaman bilimsel verilerin ötesine taşınarak neredeyse mucizevi bir ürün gibi sunulabilmektedir. Buradaki sorun yalnızca pazarlama değildir. Depresyon da çoğu zaman aşırı basitleştirilmiş bir şekilde anlatılmaktadır. Sosyal medyada sıkça şu mantıkla karşılaşabiliyoruz: “Safran serotonini artırıyor.” “Depresyonda serotonin azalıyor.” “O hâlde safran depresyona iyi geliyor.” Oysa depresyon yalnızca serotonin eksikliğinden ibaret değildir. Bugün birçok araştırmacı depresyonun; biyolojik, psikolojik ve sosyal etkenlerin iç içe geçtiği oldukça heterojen bir tablo olduğunu vurgulamaktadır. Üstelik mevcut çalışmaların önemli bir kısmı hafif ve orta şiddette belirtileri olan gruplarda yürütülmüştür. Bu nedenle sonuçları tüm depresyon tablolarına genellemek doğru olmayabilir. Bu nedenle herhangi bir maddeyi yalnızca tek bir nörotransmitter üzerinden değerlendirip geniş sonuçlara ulaşmak yanıltıcı olabilir. Ayrıca safran bir ilaç değil, bir takviye ürünüdür. Takviyeler ve ilaçlar aynı düzenleyici süreçlerden geçmez. Bir ürünün raflarda bulunması ya da yaygın biçimde satılması, etkinliğinin ve güvenliliğinin ilaçlar düzeyinde kanıtlandığı anlamına gelmez. Bu durum safranın etkisiz olduğu anlamına gelmez. Ancak mevcut kanıtların sınırlarını bilmek ve pazarlama diliyle bilimsel dili birbirine karıştırmamak gerekir.
Bibliyosmia