9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 23:22
Franco Bifo Berardi okumalarını bitirmek üzereyim. Keşke tanışma fırsatım olsa dediğim entelektüellerden biri. Fakat herkesin okuyabileceği bir yazar değil bence. Gençliğinin baharında okuyan gençler umutsuzluğa ve karamsarlığa düşebilir. Çok sert bir realizmi var. Verdiği örnekler hayatın içinden. Ölümler, savaşlar, intiharlar, finansal kölelik, politik ilüzyon, post truth çağı, demokrasi aldatmacası... İnsan okuduktan sonra şöyle düşünebiliyor. Eee o zaman neden mücadele edelim? Kaybedeceğimiz hatta perişan olacağımız bir savaşta yıpranmak yerine konforu ve ilüzyonu kabul etmek daha makul değil midir? Aklıma Matrix'teki kırmızı ve mavi hap sahnesi geliyor. Hoş olmayan bir gerçekliği ortaya çıkaran kırmızı hap mı yoksa keyif veren bir bilgisizlikte kalmak için mavi hap mı tercih edilmeli? Bizim jenerasyon maalesef kırmızı hapı tercih etti. Mavi hapı tercih edenler ise günümüzde şöhreti, zenginliği, konforu ve yapay bir mutluluğu yaşıyor. Benzer kitap önerileri : Borç ve Borçlandırılmış İnsanın İmali Film önerileri : Oldboy, 3-Iron, I Saw the Devil, Shi-gan(Time) Kahramanlık Patolojisi hakkında detaylı bir inceleme videosu da çekeceğim. Tüm notlarımı aldım. Kitabı okuyacaklar için kitapta dikkatimi çeken ve araştırma yaptığım başlıkları da paylaşmak istiyorum. --> Borçlandırılmış insan --> Online dünyada büyüyen çocuklar --> Doğal seçilim sürecinin tersine dönmesi (Aptal ve iradesiz insanlar ürüyor) --> 1968'in anlamı nedir? (Zihinsel kölelikten kurtulmak, patriarkal esarete isyan) --> Tarihe geçen seri katiller --> Anders Breivik --> 1977 yılı Japonya’daki intiharlar (784 genç resmi rakamlara göre) --> Baudrillard, Guattari, Deleuze, İtalya’daki otonom hareket, Londra’daki punk hareketi --> Hikikomori kavramı (sosyal ilişkisini koparan, evden çıkmayan insanlar) --> Puputan vakası (Bali dilinde toplu
Siyaset
Kahramanlık PatolojisiFranco Bifo Berardi · Otonom Yayıncılık · 201821 okunma
10/10
·426 syf.··
Beğendi
·
2025 47. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2025 00:14
Genç, zeki ve güzel Clarice Starling, FBI akademisinde stajyer öğrencidir. Büronun Davranış Bilimleri bölümünden Jack Crawford tarafından çağrılır. Görevi, Bufalo Bill lakablı seri katilin izini sürmek için Baltimore Akıl Hastanesinde tutulan Dr. Hannibal Lecter ile görüşmektir. IMDB top 100 listesinin 21. Sırasında yer alan birçok kişinin benim gibi defalarca izlediği "Kuzuların Sessizliği" filminin kitabı malumunuz. Filmini ya da dizisini izlediğim bazı kitapları okurken bazen zorlanıyorum. Görsel şölendeki o atmosferi yakalayamamak yer yer kitaptan koparıyor sanırım beni. Bu sebeple mümkünse önce kitabı okuyup sonra filmi izlemeyi tercih ederim. Ancak Kuzuların Sessizliği için bu mümkün değil elbette. Fakat bu kitapta kesinlikle bunu yaşamadım. Clarice ile Hanniballa görüşmeye gittim. Kafesin ardındaki Dr. Lecter'ın, elinden dosyayı alırken Clarice'in parmağını okşamasını hissettim. Yani hem filmin hem kitabın içine öyle bir girdim ki bu da kitabı bırakamadan bir solukta okumama sebep oldu. Kült filmleri, dizileri belirli zaman aralıklarıyla izlemeyi seviyorum. Geçenlerde de Oldboy'u üçüncü kere izledim. Film bittikten sonra zihnimi meşgul eden tek düşünce; Bunu yazan kişi ne düşünüyor, nasıl bir psikolojiye sahip ki böyle bir olayı düşünüp, üzerinde kafa yorup birçoğunun asla düşünemeyeceği bir senaryo ortaya koyabiliiyor, oldu. Bana kalırsa ruh bilimi açısından ciddi bir araştırmaya tabi tutulmaları gerek :). Ben normalim diyen insan bunları düşünemez ;) Thomas Harris içinde aynı düşünceleri paylaştım, kitabı bitirdiğimde. "Abicim siz ne yaşıyorsunuz ya da yaşadınız?" Bu nasıl bir hayal gücü inanılır gibi değil!!! Filmini izleyipte kitabı okumakta tereddüt edenler; kafanızdaki o düşünceleri bir kenara atıp alın elinize kitabı ve okumaya başlayın. Pişman
1000 Kitap
Kuzuların SessizliğiThomas Harris · Nemesis Kitap · 20141,726 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Turin Turambar
10/10
·354 syf.··
Beğendi
·
2025 30. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2025 16:42
İlk olarak Silmarillion'da bahsedilen fakat sayfalar arasında bir gölge gibi dolaşan Turin’in trajedisi, daha sonra J.R.R. Tolkien'in oğlu Christopher Tolkien tarafından derlenip toparlanarak roman haline getirilmiş. Uzun yıllar sonra bir kez daha okumaya karar verdim. Morgoth tarafından lanetlenen Hurin, Yunan mitolojisindeki Prometheus gibi "yüksek bir tepeye" zincirlenir; kendi çocuklarının trajik sonunu adım adım izlemek zorunda bırakılır. Öyle bir tragedya ki Hurin'in oğlu Turin, kimlik karmaşası yüzünden uzun yıllar boyunca aradığı kız kardeşiyle bilmeden, yanlışlıkla evlenir. Bunu öğrendikten sonra da intihar ederler. Hikayedeki bu trajedi de annesiyle evlenen Oidipus'u anımsatıyor. "Oldboy" filmini bile hatırlattığı söylenebilir. Kahramanın kendi kaderinden kaçarken aslında onu gerçekleştirmesi üzerine kurgulanan bir hikaye. Yunan tragedyalarında olduğu gibi, güçlü bir kahramanın yükselişinden çok onun katman katman düşüşünü, kaderinden kaçamayışını, bilmeden işlenen büyük bir günahı, önce direnmeyi sonra ise teslim olmayı okuyoruz aslında. Tolkien'in romanlarındaki belirgin umut teması bu hikayede pek yok. Kaderinden kaçmak için kendisine Turambar (kaderin efendisi) dese bile karanlık sonundan kaçamayan Turin'in dramatik sonu...
Edebiyat
Húrin'in ÇocuklarıJ. R. R. Tolkien · İthaki Yayınları · 20173,101 okunma
Puan vermedi
en iyi 20 gerilim filmi: 1. se7en (1995) iki dedektif, yedi ölümcül günah temalı cinayetleri işleyen bir seri katilin peşine düşer. sürükleyici, karanlık ve unutulmaz bir finali var. 2. the silence of the lambs (1991) genç bir fbi ajanı, bir seri katili yakalamak için zeki ama tehlikeli yamyam doktor hannibal lecter ile iş birliği yapmak zorunda kalır. 3. fight club (1999) bir adamın, gizemli tyler durden ile kurduğu dövüş kulübü, gerçeklik ve kimlik algısını sorgulatan şok edici bir hikâyeye dönüşür. 4. gone girl (2014) evliliklerindeki sorunlarla boğuşan bir adam, karısının kayboluşuyla suçlanır. olaylar derinleştikçe, gerçeğin hiç de göründüğü gibi olmadığı ortaya çıkar. 5. the prestige (2006) iki rakip sihirbaz, birbirlerine üstün gelmek için hayatlarını mahveden bir rekabetin içine girerler. film, sürprizlerle dolu bir yapıya sahip. 6. shutter island(2010) bir dedektif, akıl hastanesinden kaçan bir mahkûmu aramak için ıssız bir adaya gider. ancak gerçek, sandığından çok daha karmaşıktır. 7. prisoners (2013) iki küçük kız çocuğu kaybolur ve babalarından biri, adaletin yeterince hızlı işlemediğini düşünüp kendi yöntemleriyle harekete geçer.
GerilimJoy Fielding · İnkılap Kitabevi · 198711 okunma
7/10
·216 syf.··
2025 5. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2025 20:00
Yine Kore edebiyatı yine güzel bir eser. Haftalarca elimde sürünmesi kendimle ilgili bir sorun, akıp giden bir kitap aslında. Daha konusunu okurken Oldboy kokusu almıştım, pek de yanılmış sanılmam, çok daha zayıfı da olsa benzer işler diyebiliriz. Keza yakında beyaz perdede de izleyecekmişiz. Ucundan kıyısından da olsa klasik Kore intikamlarından, kitabı gibi enfes olacaktır diye düşünüyorum. Kitaba dönecek olursak Kore edebiyatına ilgimin yanı sıra bu kez ismi de ilgimi çekti. Korece eserlerin tercümesinin doğrudan Korece-Türkçe şeklinde yapılmasını çok seviyorum, çünkü hem dil hem kültür olarak benziyoruz. Korece-İngilizce-Türkçe şeklinde giden çeviriler (bunun bir kitap olmasına da gerek yok) kendini hissettiriyor. Ajumma kavramı bizim kültürümüze hiç de uzak bir kavram değil, bu yüzden Kore kültürüne bir aşinalığınız olmasa bile yabancı hissetmiyorsunuz. Pençe lakaplı yaşlı bir kadının (eli bıçaklı ajumma) “temizlik görevi” ve yaşamının temel alındığı kitapta merakınız hiç yok olmuyor. Saf gerilim kitabı değil, Pençe’nin geçmişini öğrenip duygularına, duygularındaki dilemmalara da şahit oluyoruz sık sık. Bu anlamda edebi değerinin gözümde arttığını söyleyebilirim. Yaşlı bir kadının, bu her ne kadar uç bir örnek de olsa, kendini toplumdan soyutlanmış hissetmesi, birilerine bir şeyler hissetmek için vadesinin dolduğu konusundaki kendi benliğine yönelik yargıları, basmakalıp fikirler yüzünden artık neyi kendisine yakıştırıp yakıştırmayacağının kendi gözünde bile pek önemi kalmaması hasebiyle bunlardan kaçınması, evcil hayvanıyla kurduğu alışılagelmişin biraz dışındaki bağ… Evet Pençe bir kiralık katil, bu yüzden tipik bir ajummayı okumuyoruz. Ama yaşlı bir insanın, en tehlikeli ve en eli kirli olanın bile başka bir yüzü, başka bir iç dünyası olduğunu görüyoruz. Kore
Eli Bıçaklı TeyzeGu Byeong-mo · Athica Yayınları · 202464 okunma
Hepimiz bir böceğiz.
10/10
·74 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2021 00:00
Böcek metaforu üzerinden şahane bir toplum eleştirisi. Gülersen tüm dünya seninle güler, ağlarsan yalnız ağlarsın diye bir söz vardı 2003 yapımı Oldboy filminde aklıma hep onu gelir bu kitabı okurken. Normalde böyle varoluşçu düşüncelere pek sıcak bakmam ama Kafka yaşamış en büyük yazarlardan biri. Max Brod’a da teşekkürlerimizi iletelim buradan.
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,6bin okunma