8/10
·210 syf.··
2026 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 02:31
Kitabı bitirdim ve çok yorgunum. Çok yordu beni. Yüreğimin üstüne bir öküz oturdu ve öküzün adı da Fugui sanırım :) Bu yorulma kötü anlamda değil. Zor, çok zor geçen bir hayatı okumanın getirdiği bir yorgunluk. Kahramanımız Fugui oldukça zor ve talihsiz bir hayat yaşıyor. Aynı şeyleri yaşasam ne hissederdim diye düşünmekten karnıma ağrılar girdi. AMA ; kitap şunu da iliklerinize işliyor; ne kadar zor bir hayat yaşarsanız yaşayın, başınıza ne gelmiş olursa olsun YAŞAMAK çok güzel .. Kitabın sosyolojik arka planı da güçlü.. Hangi rejim gelirse gelsin,hangi devrim olursa olsun birileri çok üzülüyor. Mümkün olduğu kadar çok kişinin insanca bir YAŞAMAK geçirmesi dileğiyle ..
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,4bin okunma
Vi Keeland, Davetiye
9/10
·320 syf.··
2026 1. kitabı
Merhaba, oncelikle Vi Keeland'in yazarligini gercekten cok cok seviyorum. Her seferinde beni assiri duygulandiriyor. Ben Stella'ya bayildim yaptigi meslek zaten harika ve o kadar havali ki. Hudson muthis biri kendinden emin ve ne istedigini bilen biri, kizi icin aldigi karar o kadar iyiydi ki. Onlar olana kadar cildirdim ama her sey cok yerindeydi. Ben Stella'nin kiz kardesine daha cok sasirdim Lexi'nin olayindansa cidden kucuk bir yaprak dokumu cekmisler. Kitaplarda karakterlerin ruhu olmasini bayagi seviyorum ve bu kitaptaki karakterler de oldukca ruhlu birileriydi. Davetiye ____________
1000Kitap
DavetiyeVi Keeland · Yabancı · 01,068 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi
Sıradan bir sporcu hırsı ve rekabeti olarak başlayan hikaye, uzun bir süre gençlik dinamikleri, yakın arkadaşlıklar ve aralarında gelişen duygusal bağlar ekseninde ilerliyor. Kitabın sonlarına doğru kurguda beklenmedik, şaşırtıcı gelişmeler yaşansa da ne yazık ki final sahnesi çok aceleye getirilmiş ve fazlasıyla havada kalmış hissettiriyor. Hikayenin ulaştığı nokta, malesef tatmin edici bir sona bağlanamıyor. Hepsinden öte, dil ve anlatım bakımından oldukça hatalı bir şekilde basılmış olması okuma keyfini de ne yazık ki biraz baltalıyor. Keşke çok daha sıkı bir editörlük sürecinden geçebilseymiş.
KlorJade Song · Doki Kitap · 202512 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:53
Kitabın başkahramanı Zezé, yoksul bir ailede yaşayan, hayal gücü çok güçlü ve oldukça zeki bir çocuktur. Çevresindeki insanlar tarafından çoğu zaman yanlış anlaşılsa da sevgiye, ilgiye ve anlayışa ihtiyaç duyar. Zezé'nin bahçesindeki şeker portakalı ağacıyla kurduğu dostluk, onun yalnızlığını ve iç dünyasını okuyucuya derinden hissettirir. Romanın en güçlü yanı, çocuk gözünden anlatılan olayların hem sıcak hem de hüzünlü bir etki bırakmasıdır. Zezé'nin yaşadığı sevinçler ve hayal kırıklıkları o kadar gerçekçi anlatılır ki okuyucu kendisini onun yanında hisseder. Kitap ilerledikçe duygusal yoğunluğu artar ve birçok okuru gözyaşlarına boğabilecek sahneler içerir. Yazarın sade ve akıcı dili sayesinde eser her yaştan okuyucuya hitap eder. Ancak görünüşte bir çocuk kitabı olsa da içinde aile, sevgi, yoksulluk, dostluk ve büyümenin zorlukları gibi derin temalar barındırır.
Duygu ve Düşünce
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,3bin okunma
Aşkın da bir sınırı var mı?
8/10
·144 syf.··
2026 44. kitabı
Sabahattin Ali’nin Değirmen adlı öyküsünü okurken en çok dikkatimi çeken şey, sevginin insanı hem yücelten hem de tüketen yönünün çok güçlü bir şekilde anlatılması oldu. Hikâyede fiziksel bir eksiklik, sevmenin önünde engel gibi görünse de aslında asıl engelin insanların kendi zihinlerinde oluşturduğu sınırlar olduğunu görüyoruz. Atmaca’nın sevdiği kadın için yaptığı fedakârlık ilk bakışta romantik bir davranış gibi görünse de bana göre hikâye sadece aşkı değil, aşk uğruna insanın kendinden vazgeçmesini de sorguluyor. Sevdiği kişinin eksikliğini paylaşmak istemesi, sevgiyi sahip olmaktan çok birlikte acı çekebilmek olarak gördüğünü düşündürüyor. Sabahattin Ali’nin dili oldukça sade olmasına rağmen duyguları okuyucuya yoğun şekilde geçiriyor. Özellikle değirmenin dönen taşları, hikâyedeki kaçınılmaz sona eşlik eden güçlü bir sembol gibi duruyor. Okurken karakterlerin yaşadığı çaresizliği ve iç çatışmayı hissetmemek zor. Bu öykü bana gerçek sevginin yalnızca mutlu anları paylaşmak olmadığını, bazen insanı mantığın sınırlarını zorlayacak noktalara da götürebileceğini düşündürdü. Ancak hikâyenin sonunda insan, sevginin fedakârlıkla beslenmesi gerektiğini kabul etse bile, kendini tamamen yok edecek kadar ileri gitmenin ne kadar doğru olduğunu da sorgulamadan edemiyor. Kısacası Değirmen, kısa olmasına rağmen uzun süre etkisi devam eden, sevgi, fedakârlık ve insan ruhunun derinlikleri üzerine düşündüren güçlü bir öykü.
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
Unutmak mı, alışmak mı?
Puan vermedi·224 syf.·
2026 19. kitabı
Aşkımız Eski Bir Roman”, sadece bir aşk hikâyesi değil; zaman geçse de bazı duyguların neden eskimediğini anlatan bir kitaptı. Kitabı okurken sürekli şunu düşündüm: İnsan gerçekten birini unutuyor mu, yoksa sadece onun yokluğuna alışıyor mu? Yazar, aşkı abartılı cümlelerle değil; özlem, pişmanlık ve yarım kalmışlık duygusuyla anlatmış. Karakterlerin yaşadıkları yer yer insana kendi geçmişini hatırlatıyor. Özellikle bazı bölümlerde, bir zamanlar çok değer verdiğiniz bir insanın aniden aklınıza düşmesi gibi bir his bıraktı bende. Dili oldukça akıcı, sizi yormuyor ve hikâyenin duygusunu hissettiriyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey, bazı aşkların bitse bile insanın içinde eski bir roman gibi yaşamaya devam ettiği oldu. Bana göre duygulara dokunmayı başaran, sakin ama etkisi uzun süren kitaplardan biri…
Aşkımız Eski Bir RomanAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202331,4bin okunma