olga söner

olga söner
@olgasoner
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2018 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2018 00:00
Hasan Ali Toptaş’ı Kuşlar Yasına Gider romanıyla tanıdım.Ancak neden kendisine “Doğunun Kafkası” dediklerini “Gölgesizler”i okuyunca anladım. Roman bir üst kurgu türünde yazılmış.Dolayısıyla okuyucuyu pek çok sorgulamalara iten, zaman-mekan, varlık-yokluk gibi kavramlar üzerinde düşündüren harika bir roman.Öyle zekice bir kurgusu var ki bir süre sonra olacakları tahmin etmek imkansız hale geliyor,ve sürekli merak içinde sayfaları kovalıyorsunuz. Buradan sonra yazacaklarım spoiler içerir. Romanın bir çok kahramanı olmasına rağmen aslında iki baş kahramanı var :Biri zaman diğeri yokluk kavramı. Şehir ve köy arasındaki geçişler,berber dükkanındaki aynanın arkasına geçmeye ya da camdan seyredilen bir manzaranın içine girmeye benziyor.Yazarın yazdığı ve yazdıklarına dışardan baktığı karakterleri seyrettiği anlar,bir gölge oyunu misali sahneye ekleyip çıkardığı karakterler şahane bir kurgunun eseri.Toplum bilinci yanında coğrafyasına yabancı olmayan sosyolojik saptamalar,taşranın otorite karşısındaki yokluk halleri,gölgesiz yaşamlar,varlığından bihaber yaşamlar muhteşem kelime dizgileri ile bezenmiş satırlar sayfalar zaten sizi alıp gidiyor.Yanı sıra bireysel anlamda da karakterlerin kendi hayatlarında yok oluşları,yok olmayı seçme yöntemleri de okuyucunun varlık ve yokluk kavramını sorgulamasına sebep oluyor.Berberin aynası üzeride karakalem çizilmiş güvercin,kaçırılan kız Güvercin ile ilişkilendirilmiş.Muhtarın kelime bile dudakta iz bırakır demesi ile Cennet’in Oğlu’nun “kar neden yağar kaar?” sorusu yine ustaca ilişkilendirilmiş.Gölgenin varlık belirtisi olduğu gibi karda bırakılan izler de başka bir varlık belirtisi olarak yerleştirilmiş. Son sayfa ise gerçekten çarpıcı bir vuruş. Olağan yaşamlar yanına olağan dışı olaylar da eklenerek soyutlaştırılmış bu anlatım
Edebiyat
GölgesizlerHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202014,1bin okunma
Reklam
9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2018 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2018 18:03
Kitabı geçen hafta bitirdim, yeni fırsat buluyorum yorumlamaya . Ayşe Kulin ne yazsa tartışmasız okuyorum zaten. Kitaba gelince, Kanadı kırık kuşları okuyanlar, karakteri hemen tanıyacaktır.Zira bu kitap onun devamı. Her zamanki duruluk, akışkanlık, akıcı olay örgüsü bu kitapta da mevcut. Su gibi aktı gitti. Kısacası zevkle okuyacağınız bir Kulin klasiği, okuyun derim. Keyifli okumalar
Edebiyat
KördüğümAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20178,1bin okunma
9/10
·115 syf.··
Beğendi
·
2018 4. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2018 17:10
Popüler kitaplardan, içi boşaltılmış kavramlardan, olduğundan farklı görünenlerden sıkılanlar,mesleği olduğu halde icra edemediği için otomatik olarak ev hanımı moduna zorla sokulanlar beri gelsin yine bir kitap kurdundan aldığım tavsiye üzerine edindiğim hatta hediye ettiğim kitap. Yazar Birgül Özcan muhteşem doğallığı ile beni benden aldı . Tanıdığım herkesten bir parça vardı satırlarda. Çok beğendim çok güldüm, çok eğlendim. Son partta ters köşe yaptı üstelik. Kesinlikle tavsiye ediyorum,okuyun, okutun..
Ev AnasıBirgül Özcan · Sel Yayıncılık · 2016314 okunma
Dorian Gray'ın Portresi
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2018 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2018 18:19
Yorumuma ilk olarak yazarı tanıtarak başlamak istiyorum. Oscar Wilde 1854’te Dublin’de doğmuştur.Peki İrlandalı oyun yazarı, romancı, kısa öykücü ve şairi Wilde'ı biz nerden tanıyoruz.Tabii ki Ramiz Dayı'nın: "Herkes öldürebilir sevdiğini Ama herkes öldürdü diye ölmez." dizeleriyle tanıyoruz. Oscar Wilde hem iğneleyici zekası hem de ustaca gözleme dayalı toplumsal yorumlarıyla ünlüymüş. Geç Viktorya döneminin en başarılı oyun yazarlarından Wilde Estetik Hareket'in önde gelen isimlerindenmiş.Şiirleri, kısa öyküleri, oyunları ve tek romanıyla edebiyat dünyasına damgasını vurmuş bir yazarın 46 yaşında Paris'te bir otel odasında ölmesi oldukça üzücü :( Kitaba gelince,kitap esas karakter Dorian ile dostları Basil ve Henry'i anlatıyor. Çok fazla spoiler vermek istemiyorum ancak Oscar Wilde bu karakterler için: "Basil Hallward ben olduğumu düşündüğüm kişidir; Lord Henry dünyanın ben sandığı kişidir; Dorian ise benim olmak istediğim kişidir, ama belki başka bir çağda..." diye not düşmüş. Yazar sosyete temasıyla hem İngiliz halkına hem de evrensel olarak sosyete insanına yergide bulunuyor.Ayrıca evlilik ve kadınlar da Wilde’ın sivri dilinden kurtulamamışlar :) Klasikler arasında okuduğum en derin, en etkileyici romanlardan biriydi Dorian Gray'in Portresi. İnanılmaz cümle anaforları sizi ciddi anlamda sarsıyor. Özellikle Lord Henry'nin sözleri sarsmaktan öte aslında alt üst ediyor. Wilde müthiş zeki bir yorumcu, kara mizah, ince mizah yaparak konunun her evresiyle ilgili nükte ve gözlemlerini okuyucuya Lord Henry aracılığıyla veya anlatıcı olarak aktarıyor. Keskin zekasından çok etkilendim. Kendisi kitabın 1890 baskısında gördüğü tepkilerden dolayı, 1891'de basılan versiyonda biraz törpülemiş ama görüşlerinden asla vazgeçmemiş. Temposu hiç düşmeyen sürekli sizin ilginizi ayakta
Edebiyat
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Yabancı Yayınları · 201799,2bin okunma
10/10
·80 syf.··
2018 3. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2018 18:16
DÖNÜŞ(T)ÜM Bir ödev sebebiyle okuduğum kitap sayesinde milyonlarca Gregor Samsa hayranı gibi sonunda ben de dönüştüm . Aslında okuma listesinde ilgimi çeken ya da önceden okuduğum kitaplar vardı ancak bu öykü sürekli çok satanlar listesinde olunca, bu kitabı okumak için iyi bir fırsat diye düşündüm . Benim için isabetli bir karar ve iyi bir deneyim oldu. Kitap okuyanlar bilirler, bazı yazarlar okuyucuyu daha ilk cümlede yakalar. Kafka’nın anlatım sanatında zirvesi olma özelliği taşıyan Dönüşüm de beni tam bu noktandan yakaladı. “Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.” Tamamen merak uyandırıcı cümlelerle akıp giden öykü nasıl bitti anlamadım bile. Dönüşüm yazarla ilk temas açısından iyi bir seçim mi bilmiyorum. Ancak Can yayınlarından okumanın kesinlikle iyi bir seçim olduğunu düşünüyorum. Ahmet Cemal’in yazdığı önsöz ve sonsözlerle de okumak gerçekten çok daha büyük bir keyif oldu. İlk kez Kafka okuyan biriyseniz bile bu bilgiler romanla ilgili birçok konuyu anlamanızda size kolaylık sağlıyor.Kitabın çevirisinin Tezer Özlü 'ye ithaf edilmesi ayrıca Tezer'in kitaplarının yorumunda tekrar ele alınacak tabii ki. Özellikle yazdığı bir paragraf beni çok etkiledi. “Birey olmasını başaranlara düşman kesilen son toplumlar ve bu toplumların en güçlü temeli olan, çocuklarının hep iyiliğini, gerçekte ise sürekli köleliği isteyen son aile yapıları yeryüzünden silinene değin, Kafka’nın Dönüşüm’ü geçerliliğini ve güncelliğini koruyacaktır.” Zaten sadece bu paragraf bile Dönüşüm’ü anlatmaya yetiyor Öykü Kafka’nın hayatı ile Gregor Samsa’nın hayatı bir çok noktada temas halinde .İlk bakışta bunu anlamak elbette mümkün değil. Ancak okuduktan sonra yazarın yaşamı ve yazın hayatı ile ilgili biraz araştırma
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268bin okunma