9/10
·724 syf.·
2026 15. kitabı
Postmodern tarzıyla Oğuz Atay , kitaba adını verdiği tutunmak,tutunamayanlar ve tutunmak istemeyenler üçgeninde yazmış kitabı. 200 sayfaya yakın yerde asla tek bir noktalama işareti göremezsiniz. Anlam bazen karmakarışık olabiliyor ya da senin bütün iç dünyanı yerle bir edecek cümleler kurabiliyor tek bir cümlesiyle. Selim Işık‘ın intiharının arkasındaki nedenler o kadar çok irdelenmiş ki hayata tutunamadığı için ölmesini yadırgamamak gerekir . Turgut Özben’in Selim’in iç dünyasını göremediği ,onun intiharına engel olamadığı için kendisi de tutunamamıştır bir anlamda hayata. Turgut’un Selim yüzünden hayattan kopuşunu o acısını bütün cümlelerde hissedebilirsiniz fakat kitabın sonunda beklediğim şey olmadı ben Turgut’un da hayattan kopacağını düşünürken daha yavan bitti kitap. Çok değişik bir serüvendi, çok değişik bir kitaptı bence . Ayrıca sosyal medyada o kadar çok Olric ile ilgili sahte yazılar görürsünüz ki kitapta onlardan pek eser yoktur :) Veee son olarak ; okunması gereken kitapların başında geliyor TUTUNAMAYANLAR
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
10/10
·332 syf.··
2026 14. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 19:26
Semir Arslanyürek’in bir kitap fuarı standında Yazılama Yayınevinin bir çalışanı tavsiyesi ile bu kitabın ilki olan Rüya Gibi Sovyetler Birliği’nde 7 yıl kitabını almıştım. Stand görevlisi kızın söylediği kadar varmış bir solukta bitirdim. Sovyetler Birliği merakını bu kadar iyi dindiren başka bir eser olmadı desem yeridir. Bu kitabın ikincisi olan Kabus ise en az Rüya kadar etkileyici ve sürükleyici. Sinema sanatına meraklı iseniz tanıdık simalarda romanda yer alıyor. Ben de Mehmet Soyarslanı adam sanardım. Resimdeki Gözyaşları…
Kabus GibiSemir Aslanyürek · H2O Kitap · 20241 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·128 syf.··
2026 24. kitabı
Toplumun Aynasına Gülümseyerek Bakmak: Rıfat Ilgaz'ın Sosyal Kadınlar Partisi Bazı yazarlar vardır; aradan yıllar geçse de anlattıkları insanlar hiç değişmemiş gibi gelir. Rıfat Ilgaz benim için tam olarak böyle bir yazar. Sosyal Kadınlar Partisi'ni okurken sık sık "Bu karakteri sanki tanıyorum" diye düşündüm. Çünkü Ilgaz'ın anlattığı insanlar sadece kendi dönemine ait değil; bugün de çevremizde yaşamaya devam ediyorlar. Kitabın ilk dikkatimi çeken yanı, mizahın hikâyelerin merkezinde olmasına rağmen asla yüzeysel kalmamasıydı. Rıfat Ilgaz güldürmek için yazmıyor; güldürürken düşündürmek, düşündürürken de topluma küçük ama etkili eleştiriler yöneltmek istiyor. Bu yüzden birçok öykünün sonunda yüzümde oluşan tebessüm kısa sürede yerini sorgulamaya bıraktı. Eserde karşılaştığımız karakterler oldukça tanıdık. Kendi çıkarlarını toplum yararının önüne koyanlar, görünüşe ve gösterişe fazlasıyla önem verenler, farklı görünmeye çalışırken aslında birbirine benzeyen insanlar... Ilgaz, onları yargılamadan ama bütün kusurlarıyla gözler önüne seriyor. Belki de bu yüzden karakterler karikatür gibi değil, gerçek insanlar gibi hissettiriyor. Kitabın adını taşıyan "Sosyal Kadınlar Partisi" öyküsü ise özellikle dikkat çekici. Rıfat Ilgaz burada yalnızca kadınlar üzerinden değil, toplumun genel yapısı üzerinden bir eleştiri kuruyor. İnsanların sosyal görünme çabalarını, popüler olma isteğini ve zaman zaman samimiyetten uzaklaşan davranışlarını ince bir ironiyle anlatıyor. Okurken birçok sahnenin günümüzde sosyal medya çağında bile geçerliliğini koruduğunu fark etmemek mümkün değil. Rıfat Ilgaz'ın kalemini sevdiğim noktalardan biri de dili. Ne süslü ne de yorucu. Son derece doğal bir anlatımı var. Hikâyeler sanki bir arkadaşınız size yaşanmış olayları anlatıyormuş hissi veriyor.
Sosyal Kadınlar PartisiRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 2008182 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 39. kitabı
Çukur ~ Hiroko Oyamada Bazı kitaplar okuru ikiye bölebiliyor. Çukur’da benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Son yıllarda en çok övülen Japon romanlarından biri olmasına rağmen, kitabı bitirdiğimde kendimi beklediğim kadar sarsılmış bulmadım.Batılı okurlar kitapta bazen hayvana ve çukura odaklanırken birçok okurda kitabı genç kadınların toplumsal konumu üzerine odaklanmış. Oysa başlangıçta her şey vardı. Açıklanmayan bir hayvan, tuhaf komşular, giderek tekinsizleşen bir çevre ve insanın gerçeklik duygusunu hafifçe yerinden oynatan bir atmosfer. Birçok okur kitabı Kafkaesk diyerek çok sevdi. Ama bana göre Kafka’daki ağırlık bu kitapta yok. Çünkü Kafka’da absürtlük bir varoluş krizine dönüşür. Dava’yı bitirdiğinde sistem üzerine düşünürsün. Dönüşüm’ü bitirdiğinde yabancılaşma üzerine düşünürsün. Çukur’da ise absürtlük çoğu zaman absürtlük olarak kalıyor. Atmosfer çok iyi. Kurduğu tekinsizlik başarılı. Ama derinlik aynı ölçüde değil. Kitap boyunca en çok o tuhaf hayvanı merak ettim. Fakat mesele hayvanın ne olduğunun açıklanmaması ya da metaforu değildi. Asıl mesele, o belirsizliğin beni daha büyük bir düşünceye taşıyamamasıydı. Belki de bu yüzden kitap bittiğinde elimde güçlü bir soru değil, yarım kalmış bir merak duygusu kaldı. Yine de Oyamada’nın yaptığı şeyi önemsiyorum. Çünkü Çukur, gündelik hayatın içine yerleşen görünmez boşlukları, insanın kendi hayatına yabancılaşmasını ve açıklanamayan tekinsizliği başarıyla kuruyor. Benim için unutulmaz bir kitap olmadı. Ama bazı boşlukların neden bu kadar çok konuşulduğunu düşünmemi sağladı. Herkese keyifli okumalar dilerim, sevgiyle
ÇukurHiroko Oyamada · Siren Yayınları · 2022541 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2026 40. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 12:29
Kan Çiçekleri, bende daha çok zihinsel bir okuma deneyimi bıraktı. Karakterlerle bağ kurmakta zorlandım; hatta zaman zaman onları birbirinden ayırmak bile güçleşti. Çünkü Ngũgĩ'nin odağı bireylerden çok Kenya'nın sömürgecilik sonrası toplumsal dönüşümü. Romanın politik ve tarihsel önemi tartışılmaz olsa da ben en çok karakterlerin hikâyesinde heyecanlandım. Karakterlerden çok fikirleri okuduğumu hissettiğim için beni içine alan bir roman olmadı çoğu zaman . Buna rağmen bağımsızlık, sömürü ve kapitalizm üzerine söyledikleriyle üzerinde uzun süre düşünülecek bir eser.
Edebiyat
Kan ÇiçekleriNgugi Wa Thiongo · Ayrıntı Yayınları · 201965 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2026 188. kitabı
Kitap Atatürk'ün Milli Mücadele zamanını anlatıyor. Ancak oldukça kısaltılmış ve basit yer yer eksik ve hatalı olabilecek bir şekilde ele alınmış. Çizgi romanın boyutuna da değinmek istiyorum normalden çok büyük bir boyda. Son kısımda ise çizgi romandan bağımsız bir şekilde bilgiler veriliyor. Harita ve kronoloji de var. Son yorum olarak da şunu diyebilirim. Benim sevdiğim bir çizgi roman olmadı ancak yine de okunabilir.
AtatürkMarie Bardiaux-Vaïente · Alfa Yayınları · 202533 okunma