"Bende öfke yavaştır," dedi, "bezginlik ondan da yavaştır, ama ikisinin de başlangıcını hissediyorum. Ya odadan çıkıp başıma bela olmazsın ya da ben giderim, o zaman başın epey belaya girer."
"Aşk öyle bir şey değil," dediğimde kaşını kaldırdı. Ona aldırmadan devam ettim. "Ben âşık olmalıyım dediğinde âşık olmazsın. Belki onu hissedersin, yakında bir yerlerde dersin ama o kişi aslında farkında olmadan sana gelmek üzeredir. Ya da onu görmüşsündür ama o an hislerine bir isim verememişsindir. Ben âşık olacağım dediğinde olmazsın. Aşk seni oldurur. Gelir, seni yakalar, istediğini alır. İstediğin kadar kaç, üstünü ört, oradadır. Örtünün altında saklanıyordur."
Kuyu kazdığımız bizim yukarıdüzlük, bütün âlem, uzaktaki soluk renkli evler, titrek kavaklar, kıvrılan tren yolu, her şey güzeldi ve bu hoş duyguya evinin kapısında az önce gördüğümkırmızı saçlı güzel kadın sayesinde kapıldığımı ruhumun bir yanıyla hissediyordum.
Ben beni isteyemezdim Sen istedin beni.
Ben beni bilmezdim, Sen bildin beni.
Ben benim varlığımı gerekli görmezdim, Sen gerekli gördün varlığımı.
Hakkımdaki kararın benim için en hayırlısıymış; itiraf ediyorum.
Dediğin yerde olmak, dediğince var olmak, seçeneklerin en güzeliymiş, seve seve razı oluyorum.
Sen benim lehimdesin; aleyhimde olmadın hiç; olmazsın; yeni fark ediyorum.
Başkalarını değil Seni seçiyorum.
Senin benim için seçtiğin seçenekleri işaretliyorum.
Benim için uygun gördüğün hale bürünüyorum. Durmamı istediğin yerde duruyorum.
Çağırdığın yere seve seve geliyorum. Hakkımdaki tüm kararlarının yanında duruyorum.
Beni görmek istediğin yerlerde görüneceğim, söz veriyorum.
Benim için yürürlüğe koyduğun sonsuzluk projesine kalıbımı da kalbimi de koyuyorum.
Bana biçtiğin güzel akıbet planına ben de secde secde baş koyuyorum.
Allah 'Yürü yâ kulum!' demedikçe bir insanın kazanması mümkün değildir. Bu cümleyi günde en az 40 defa tekrar etmeni öneriyorum. Bu seni yüce bir beklentiye mahkum eder ki kuşu tuttun demektir. Bir daha da iflah olmazsın.
Sana söz veriyorum ki bunları yaparsan hayatta iflah olmazsın. İki yakan bir araya gelmez! Öyle güzel batarsın ki herkes seni konuşur. Mahalleden geçerken komşuların, "Bak işte o!" derler. Parmakla gösterilirsin. "Bu o salak!" diyenler çıkarsa da aldırış etme. Seni ancak ben anlarım.