Yaşamla Ölüm Arasındaki Çizgide
Puan vermedi
İçimdeki soğuk iklim ve hayatta kalma mücadelesi sevgisi bu kitapla tekrar canlandı. Gerek Kanada'nın, insanın serap görmesine neden olacak kadar soğuk olan havası gerek Jack London'ın yazdığı her satırda kendi deneyim ve duygularını katması hikayeyi yaşamamı ve içimin ısınmasını sağladı. İnsanın ölmemek için verdiği uğraş, hayatta kalma içgüdüsü her zaman ilginç gelmiştir. Ahiret inancına sahip insanlar bile en ufak tehditte yaşamla ölüm arasındaki o çizgiden koşarak uzaklaşmaya çalışıyor. Ölümü merak ettiğim kadar ölümün kenarından geçip hayatta kalma içgüdüsünü dibine kadar yaşadıktan sonra hayata bakış açımın ne denli değişebileceğini de merak ediyorum. Neyse kitaba geçelim :D Kitap kısaca hayatta kalma hikayelerinden oluşuyor. Yazarımız da bu deneyimleri yaşadığı için okurken iliğine kadar hissediyor insan. Doğada zorlu şartlarda yaşamakla ilgili konuları ve soğuk iklimi seviyorsanız tam sizlik bir kitap.
1000Kitap
Ateş YakmakJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202516,2bin okunma
9/10
·285 syf.··
2026 56. kitabı
Bu kitapla birlikte ilk kez yazarın kalemiyle tanışmış oldum ve daha ilk sayfalardan itibaren neden bu kadar kıymetli bir yazar olarak görüldüğünü anlamaya başladım. Sarı Nehir Öyküsü ilk bakışta bir aile anlatısı gibi görünse de aslında içerisinde yas, aidiyet, sevgi eksikliği, aile bağları ve bir insanın ölümünden sonra geride bıraktıklarıyla nasıl yaşamaya devam ettiği üzerine çok güçlü duygular barındırıyor. Kitap boyunca yazar, kendi yaşamından izler taşıyan anlatısıyla bizi bir ailenin içine davet ediyor. Babanın ölümüyle birlikte ortaya çıkan kırgınlıklar, kardeşler arasındaki ilişkiler, yıllardır biriken suskunluklar ve özellikle anne karakterinin aile üzerindeki etkisi kitabın en dikkat çekici noktalarından biriydi. Uzun zamandır bir karakter karşısında bu kadar rahatsız olduğumu hatırlamıyorum. Çocukları arasında ayrım yapması, eşine karşı yıllar boyunca sürdürdüğü eleştirel tavrı ve ölümünden sonra bile babadan bahsederken kullandığı dil beni birçok kez durup düşünmeye itti. Hatta bazı bölümlerde “Bunu da demezsin artık…” dediğimi çok net hatırlıyorum. Buna rağmen çocukların annelerinden sevgi ve onay görebilmek için çabalamaları oldukça sarsıcıydı. Kitap boyunca sevginin yokluğunun insanlar üzerinde nasıl izler bırakabileceğini görüyoruz. Beni en çok etkileyen noktalardan biri ise babanın ardından geriye kalan tarif defteriydi. Kardeşlerin hayatlarına birer lokanta açarak devam etmeleri, o deftere sıkı sıkıya bağlı kalmaları ve babalarının hatırasını yaşatmaya çalışmaları çok anlamlıydı. Annenin buna karşı çıkması ise aile içerisindeki çatışmayı daha da görünür hale getiriyordu. Aslında kitabın merkezinde yalnızca bir ölüm yok. Baş karakterin yıllar boyunca babasını savunma çabası da var. Çünkü aile içerisinde baba çoğu zaman utanç duyulması gereken
Sarı Nehir ÖyküsüShao Li · Lotus Yayınevi · 20264 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·228 syf.··
2026 92. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 18:24
Artık çok yaşlanmış olan huysuz, çöpçü ruhlu - herşeyi toplayıp saklamaya çalışıyor - Salih bey, yakın arkadaşının ölümü nedeniyle, sürekli geçmişe gitmeye, geçmişi hatırlamaya başlar. Geçmişi ihanetle doludur. Önce, kendisi gibi başka Türki cumhuriyetlerden, Sovyetler Birliği saflarında ikinci Dünya Savaşı’na katılan Özbek, Türkmen, Tacik vd.. ile birlikte, açlıktan ve hastalıktan ölmemek için, Sovyetler Birliği’ne ihanet edip, Alman ordularına katılmıştır; ilerleyen zamanlarda, hayatının belkide en büyük aşkı olan Magda’ya ihanet edip, karnında bebeği ile onu terk etmiştir. Kendisine göre haklı sebepleri vardır, ama ihanet de ihanettir. Huysuzluk içinde, sürekli boş Kutular, koliler, işe yaramayan kalemler vesair saklamaya çalışarak geçirdiği hayatı sırasında, karşı apartmanda bir kadın görür; önce Magda’nın dönmüş olduğunu düşünür ancak daha sonra yaşı itibarıyla Magda olamayacağını anlar. Bunların hepsi kitabın temel konusu ve ben bunları anlatmakta hiçbir sakınca görmüyorum çünkü bence bu romanın anlatımı çok özel. Evet ilginç bir konusu var, ama bu romanın işlenme şekli, yazarın ifade gücü ve kullandığı Türkçe zaten bu romanı okumak için başlı başına yeter. Ömer F. Oyal’ı pandemi döneminde duymuş, neredeyse bütün kitaplarını almış ama hiçbirini okumamıştım; bu okuduğum ilk metin oldu. Kimden, hangi vesileyle duydugumu hiç hatırlamıyorum, ama iyi ki duymuşum ve iyi ki bütün kitaplarını almışım. Okumaya devam edeceğim.
Magda DöndüğündeÖmer F. Oyal · Yapı Kredi Yayınları · 201595 okunma
Puan vermedi·236 syf.··
2026 12. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 00:04
"Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş" kitabını okumak. Kitabı okumak gerçekten zordu. Yazarın daha önce"körlük" kitabını okumuştum o kadar çok etkilenmiş, o kadar çok duygusallaşmıştım ki aynı hisleri diğer kitaplarında da yaşayacağımı düşündüm "görmek" kitabı hayatımda yarım bıraktığım kitaplar arasında yer alıyor."Kabil" kitabını ise okudum ama bir türlü içinde yoğunlaşamadım.Yazım tekniği aynı karakter, yer,zaman yine yok sadece konu var. Derin felsefe ve düşünmeye zorluyor.İnsanın aklına ilk olarak ölüm ortadan kalkınca ne olur? Bunu gerçekten ister misin? Soruları geliyor. Benim için cevap net.Asla bunu düşünmem.(sıkılırım yahu ) latife bir yana yaşam devam ederken ölmemek inancı,ahlakı,insanlığı,derinden etkiliyor.Yaşadığı sürece insanın nelere değer vermesi kişiliği,sağlığı,hastalğı,inancı nasıl yönetmesine yön bulması gerektiğinin önemi çıkıyor ortaya. Herşeyin varlığının mükemmel ahengi içinde ilerlerken çarkların dişlilerinden biri takılırsa düzenin nasıl bozulacağına dair düşüncelere sevk ediyor.Yüce Yaradan'ın hikmetinden sual olunmaz.O muazzam düzen onun elinde.Şükürler olsun. Umarım düşüncelerimi kimse gülünç bulmaz. Belki benim gibi düşünenlerde vardır.
Ölüm Bir Varmış Bir YokmuşJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202015,4bin okunma
Gözaltı, Yeraltı, Derinler…
10/10
·143 syf.··
Beğendi
·
2024 16. kitabı
İlk incelemeyi yazmış bulunuyorum‍ Sorgu’muz diye başlayacak olursak dönem şartlarının toplumsal olandan önce birey üzerinde bıraktığı o acı ve affedilemeyecek ızdırabı okurken yaşayacaksınız. Siyasal alanın aslında doğumla başlayan ve yine ölümle sona eren bir alan olduğunu bazen yaşıyor, bazen görüyor, bazen okuyoruz. Üstüne bunlara isimler, unvanlar koyuyoruz.. Saygıya ve evet bizden güçlüsünüz siz hep 18 yaşındasınız! demek zorunda olduğumuz, çaresiz güçsüz olan biziz! dediğimiz, toplum sözleşmesine ithafen bizi kimse öldürmesin gücüm sizindir! (kaybetmeye başladığımız o zamanlar..) Ama artık tüm özgürlükler ve güç sizde isterseniz siz öldürebilirsiniz! yok olmaya mı çalışıyorduk? var olmaya mı? şimdiler de hatta neredeyse 100 yılı aşkın bir süredir varoluşsal sancıları, var olmanın ne olduğununun anlamının kaybettirilmeye çalışıldığı dönemi iliklerimize kadar hissediyoruz bu kitapla.. Tekrar tekrar okunması gerektiği kanaatindeyim ancak kalbinde bir parça insanlık taşıyanlar için bu kolay olmayacaktır… Ölmemek için neler yapar insan daha ne yapabilirim diye nasıl yollar arar? Yolda yürürken beyaz bir araba sizi hiçbir gerekçe göstermeden faili meçhuller arasına eklemesin diye kaldırımın duvara en yakın tarafından yürümek? yalnız sokaklarda yürümemeliyim alabilirler…? etnik işkence sonrası, cinsiyetçi işkence! üstüne tüm bu olanlara boyun eğmemek? nereye kadar dayanabilirdi insanoğlu? varlığın özü, ilkeleri değerlidir insanoğlu… bazen binlerce can bazen de yüzyıllar verilir uğruna… çok geçmeden bu etnik kıyım başka bir şekilde manşetlere düşer, eşiniz kızınız ya da tanımadığınız o genç kadın bedenleri sebepsiz ve her şeyden habersiz, bazen yakılır, bazen boğazı kesilir, bazende bir ormana, varile gömülür.. ve yine sadece beni, bizi anlayın! sadece anlamanız,
1000Kitap
SorguRoşan Lezgîn · İsmail Beşikçi Vakfı · 20156 okunma
Düzenbaz-Işıl Limae
9/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 19:13
7 Tutsak 1 Ölü #2 Bir insanı katil yapan şey denir? 'Bizi intiharın eşiğine toplum getirir. Bize kalan tek şey son adımı atıp atmayacağımızi seçmektir'. Oyunbaz kaldığı yerden devam ediyor. Kitap kulübümüzde bu ay okuduğumuz düzenbaz kitabını ilk kitaptan daha çok severek okudum. Beni ilk kitaba göre çok daha fazla etkiledi . Özellikle duygusal anlamda kitap beni çok etkiledi. Herkese hitap etmeyebilir çünkü içerisinde tetikleyici sahneler bulunuyor. Ama gerilim ve psikolojik roman okumayı sevenlerin hoşuna gideceğini düşünüyorum. Bu kitapta tutsaklarin çaresizlik hissini ve görev esnalarinda yaşadiklari o gerilim hissini çok daha fazla hissettim. Kitapta yazılan metinlerde çok fazla düşündüren öğeler olduğunu düşünüyorum. Özellikle birbirine bağlantılı o kadar olay var ki .. Şiddet olayından,intihar olayına kadar bir sürü detay okuyoruz. Kitapta en sinir olduğum karakterlerden biri Afra'nin babası. Okurken bu nasıl bir baba dedim. Bir insan kızına hiç mi sahip çıkmaz onu korumaz diye düşündüm. Çok iğrenç bir adam ve mahkeme nasıl böyle bir adama kızı ile görüşmesine izin verir aklım almıyor. Gökhan ve Çağrı olayını okurken o sahnenin hissinden dolayı okurken çok rahatsız oldum. Ölüm karakteri manyak ve psikopat olduğu için her şeyi yapabilir diye düşünüyoruz ama o şekilde bir sahne okumak ve düşünmek beni okurken tetikledi.Bir insanın ölmemek için neler yapabileceğini ya da yapmak zorunda kalabileceğini görüyoruz . Gün geçtikçe hepsi daha fazla umutsuz hissetmeye başlıyor.Ölüm karakterinin o takıntılı ve kontrol davranışı beni okurken çok gerdi. Bu kitapta Afra'nin ve diğer tutsakların çöküşünü çok daha fazla hissettim. Kitapta Ölüm karakterinin ailesini ve geçmişini daha çok okuyoruz. Ölümün annesinin normal biri olmadığı o kadar belli ki ve babasının her şeyi
1000Kitap
DüzenbazIşıl Limae · Martı Yayınları · 2025583 okunma