Bu eser, yazarın karakter derinliği, dilsel ustalığı ve toplumsal gözlemleri ile tanınan bir yapıtıdır. Genellikle bireysel ve toplumsal sorgulamalar üzerine yoğunlaşır .Mungan kitabında, karakterler arasındaki ilişkiler ve sosyal yapının etkisi öne çıkar. Yazar, karmaşık karakter psikolojilerini ve onların yaşadığı içsel çatışmaları detaylı bir şekilde ele alır. Ayrıca, kendine özgü anlatım tarzı, insanı derin düşüncelere sevk eder.Eser genel olarak toplumsal eleştiri, bireysel kimlik arayışı ve insan doğası üzerine yaptığı vurgu, Murathan Mungan’ın edebi tarzını yansıtır. Okuyucu, karakterlerin iç dünyasını ve toplumsal ilişkilerini daha iyi anlama fırsatı bulur.
Ben de derin bir etki bırakan yeri şu oldu :
Cevabı ömür süren bir soru bıraktım sana
Mendili kan kokan sevgili arkadaşım
Usta bakışların keşfettiği rahatlıkla arkama yaslandım
elimde şah mat yüzüğümde tek taş siyanür
adınla bulanan bir aşkın, bir maceranın
macerasında
yolun sonunu söylüyordu
günahkâr iki melek olan sağdıçlarım..
Murathan MunganOmayra
Etkili bir dil kullanmış, insan şiir okuduğunu hissediyor. Diğer iki kitabına göre daha anlaşılır ifadeler var.
İspanya'nın tanınmış şairi Lorca'ya (27 kuşağından) büyük ilgisi var, kendini onunla özdeşleştiriyor.
Lorca, komünist hareketin aktörlerinden, aynı zamanda eşcinsel. 38 yaşında öldürülmüş.
Şair, her üç kitabında da, eşcinsel eğilimlerini saklamıyor.
‘Anlatılan bir hayat, her zaman eksik kalacaktır.’
.
Birkaç sene önce karşıma Omayra Sánchez’inin bir fotoğrafı çıkmıştı, ekrana bakakaldığımı hatırlıyorum bir süre. Kararan gözleriyle gülümsemeye çalışan bir kız çocuğu, patlayan yanardağın yıkıntıları arasında kalmış. Saatler sürmüş kurtarma çalışması, her saat daha da yaklaşmış ölüme. O sırada elinden geleni yapmış herkes, öyle düşünülmüş ama şimdi ‘şöyle yapılsaydı-böyle uygulansaydı Omayra yaşayabilirdi’ diyenler çoğunlukta.
İşte her trajedi bir keşke barındırıyor içinde. Şu an yaşadığımız her haksızlık birkaç yıl sonranın hakkı olacak belki de.
Göçmen hikayelerinde olduğu gibi.
Zorbalıklara, ayrımcılıklara maruz kalanlar gibi. Göz yumulan her ihlal yarının çığa kapılan kar tanesi olacak.
.
Patricia Engel çok beğendiğim bu eserinde, küçücük bir aile üzerinden kocaman ülkeleri anlatıyor. Bir umudun peşine takılıp ülkesinden başka ülkeye giden, orada ise kanatları kırılan insanları.
Kolombiya’dan Amerika’ya uzanan bu hikaye, acılar karşısında uzakların da yakın olabileceğini gösterdi bana, uzaktaki acıları da anlayabileceğimizi.
Yıllarca dağılmış bir ailenin ferdi olmak, kendi ülkesine yabancılaşmak, gittiği ülkede kök salamamak, özlemek-çok özlemek ve en çok da ‘tamamlanamamak’ var Sınırsız Ülke’de. Ve sonunda kitapta geçen bir cümleye çıkıyor yolumuz:
‘yeryüzünde hepimiz göçmeniz.’
.
Elif Nihan Akbaş çevirisi, Barış Şehri kapak tasarımıyla ~
Sınırsız ÜlkePatricia Engel · Holden Kitap · 2024890 okunma
Murathan MUNGAN şiirlerini okudukça sizi anlatan, yaşamınızın bir anını özetleyen kısaca size dokunan bir dizeyle karşılaşmamanız imkansız gibi. Daha önce “Yaz Geçer”,”Mırıldandıklarım”,”Mürekkep Balığı”,”Bazı Yazlar Uzakttan Geçer”,”Omayra”, “Aşk İçin Ne Yazdıysam”,”Eski 45,likler” şiir kitaplarını okumuştum.Kitaba ismini veren Omayra şiirini çok sevmiştim. Aşk için Ne Yazdımsa kitabında yer “Yalnız Bir Opera” hüzün,özlem dolu bir aşk destanı tadındaydı. Diğer kitaplarda da sevdiğim şiirler olsa da Murathan Mungan’ın “Timsah Sokak Şiirleri”kitabında yer alan her bir şiri ayrı sevdim. Kitabın ismi de en az şiirler kadar insanın içini okşuyor.
“Sevgilim
yetimim benim
aylar nasıl geçiyor zaman hiç geçmezken (s:7/SEVGİLİM)dizeleriyle başlayan duygusal şölen
“unutmadım hiçbirini ama yaşlandım”dizesiyle sona eriyor.(S:65/AYRILIKLAR ÖĞRETİ BANA)
“Nasıl eder, hangi kelimeleri yan yana getirirde içimi açarım” dediğiniz; lügatınızın, güdük bilincinizin yetmediği, anlatamadığını kitaplar hele şiir kitapları öyle güzel anlatıyor ki.. bu da onlardan biri. Kelimeler süzülüyor gözlerinizden, bazı kilitler açılırken bazı kapılar sıkıca kilitleniyor zihninizde..