Ömer Çağlayan

Puan vermedi·480 syf.··
2020 2. kitabı
·
136 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2020 09:15
Aylardır kitaplığın bir kenarında duruyordu. Sürekli olarak erteliyordum okumayı, sonunu biliyordum. Beklediğim gibi okumanın ağır geldiği bir kitap oldu. Deniz'i tanıdıktan sonra herşey değişecek. Deniz çok büyük bir mücadelenin içerisinde buluyor kendisini, siyasilere karşı, topluma karşı, ağalara beylere karşı. Deniz'in mektubunda yazdığı şu satırlarla bitireyim incelemeyi " Tarih beni haklı çıkartacaktır"
Abim DenizCan Dündar · Can Yayınları · 20165,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·632 syf.··
2018 38. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2018 12:57
Konumuz oblomovluk mu? İlya'dan bahsedelim, etmeyelim değil lakin konu en son ona gelmeli. Bir dönemin yaşayış biçimini okudum. İnsanların günlerini nasıl geçirdiklerini Ştols ve Oblomov aracılığıyla, kültürel farkların, yaşayış farklarının, eğitim, çalışma gibi farkları öğrendik. Ştols mücadele ederken, İlya yatmayı tercih ediyor. Ştols hayatı tanırken, İlya el bebek büyütülüyor. Toplumsal erozyon tüm bu aşamalarda gerçekleşiyor. Çalışmayan, çalışmayı öğrenemeyen bedenleri temsil ediyor İlya, bu süreçte ailesi ve yaşadığı çevre etkili oluyor. İlya'nin mücadele etmeye çalıştığı durum; aşk. Oblomovluk yüzünden elbette, başaramıyor. Şimdi kendimize bakalım. Ne yapıyoruz? Gerçekten mücadele ediyor muyuz? Olga, Ştols karşısında duygularını ifade etmeden önce, "ya hayattan zevk alarak yaşayacağı veya hayata katlanarak yaşayacağı"nı belirtiyor yazar. Hayattan zevk alarak yaşamayı biliyor muyuz? Yoksa hepimiz Oblomov muyuz? Kitabı okuduğum süre içerisinde, kendime yakın hissettiğim noktaları dikkate alarak sayfalar yazmama sebep oldu. Basit yaşıyor muyuz? Yalan söylemeden, olduğumuz gibi. Buna benzer bir çok noktanın yer aldığı güzel bir kitaptı.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
10/10
·332 syf.··
2018 41. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2018 11:33
Wolfgang Bourchert kısa ömründe öyle satırlar bırakmış ki geride öyküleriyle 2. Dünya Savaşı'nın gerçek, çirkin yüzünü gösteriyor. Kitabın adını aldığı öyküde 9 yaşında ki bir çocuk yıkık bir evin üzerinde gece gündüz bekliyor. Birden düşen bomba sonucu toprağın altında kalan 4 yaşında ki kardeşini farelerin yemesini engellemek için. Öğretmeni farelerin uyuduğunu söylemediği için sürekli bekliyor. Öyle bir dili sahip ki kitap Kamuran Şipal'in emeği belli oluyor. Bir diğer öyküde bowling oyununa benzetiyor cepheyi yazar. Siperden çıkan kafalar makineli ateşiyle uçuyor. Yaşam boyunca acılar çeken Dünya'nın son 100 yılda çektiği acıları tren yolları, su kanalları, ağaçlar vb şeyler aracılığıyla aktarıyor.
Ama Fareler Uyurlar GeceWolfgang Borchert · Doğan Kitap · 2003664 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2018 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2018 19:51
Memleketin halini mi öğrenmek istiyorsun tarih okuma Sait Faik oku,anlatır sana memleketi. Dostluğu mu arıyorsun oda burada. Evsizlere nasıl sığınacak yer olmuş geceleri parklar, milyonluk şehirlerin içinde paylaşılamayan yalnızlıklar. Zenginlik insana zarar verir krallar gibi yaşarsın ancak sonun hep hüzünlü. Masum aşklar tutkulu sevdalar. Her yerden hikayeler toplamış Sait Faik ve anlatmış bize en güzel yerinden, okuması çok zevkli bir kitap, tebessümler bırakıyor.
Edebiyat
Havuz BaşıSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20132,565 okunma
10/10
·440 syf.··
2018 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2018 13:31
Büyük taarruz sona erdi ve ateşkes antlaşması yapılacak. İsmet Paşa Mudanya'ya gidiyor. Tarih derslerinde antlaşma maddeleri şunlardır diye anlatılan süreçte ingilizlerin oyunlarını ve süreci yakından takip ediyoruz. Osmanlı döneminden bir şeyi olmayan halk yokluğun, acının, kimsesizligin içinde sevinç çığlıkları atıyor. Yıllardır kendi yurdunda sığınmacı olarak yaşamış bir milletten bahsediyoruz. Meclis bünyesinde bugün varlığını sürdüren gericilerin halrn halifelik ve saltanat derdinde olmalarını, kadınların toplum içerisine katılmalarını engellemek için çalışmalarını izlerken yine aynı kişilerin Atatürk'ün meclis dışında bırakılması için vermiş oldukları tasarıyı görüp küfür ediyorum. Mustafa Kemal Paşanın annesinin ölüm haberini aldıktan sonra orduların denetimine devam ederek halkla bir araya geldiği ve günler sonra Zübeyde hanımın mezarını ziyaret ettigi günlerde İsmet Paşa Lozandan geri dönmektedir. Kazanmış olduğumuz bir zafer sonrasında bile bize basiretsiz İstanbul yönetimi muamelesi yapılıp her türlü haklarımız elimizden alınmaya çalışılmakta ve serv antlaşmasının benzeri bir antlaşmaya zorlanmakta olmamız sonucu İsmet Paşa imzalamayi reddedince Lozan heyeti dağılmıştır. Aynı günlerde İzmir'de bir iktisat kongresi toplanmış durumdadı bir çok konuya değinen Mustafa Kemal Paşa aynı zamanda sanatın iktisadın bir parçası olacağını belirtiyor ve şunları söylüyor; "Eğer sanat hususunu yine görmezden gelirsek, o halde sanayi eserlerinde yine haricin haraç vereni oluruz." Kaynaklar belirtilerek yazılmış bu kitabı okumak bugün hangi fikir ve duruşa sahip olmamız gerektiği konusunda bize yardımcı olacaktır.
Edebiyat
Cumhuriyet - Türk Mucizesi Birinci KitapTurgut Özakman · Bilgi Yayınları · 20193,012 okunma