Egitim kültüre, geleneklere, farkli siyasi görüslere, dinin farkli mezheplerine veya cesitli görüslere sahip dernek, vakif veya tarikatlarin öngörülerine göre dizayn edilirse içi bosalir, yozlasir. Egitim yaptiginizi sanirken küresel ölçekte rekabet gücù düsük, her seyi bildigini zanneden cahiller yetiştirirsiniz.
Yüksek zekâlı erkek yazarların elinden çıkmış kitaplar dahi sığ ürünlerle aynı eğilimi sergiliyor; insanı vahşi hayvanların üstüne çıkaran ve zayıf bir ele doğal bir kraliyet asası veren şeyin, geliştirilebilir akıl olduğu genel kabul görürken, kadınlara Muhammediliğin özüne uygun olarak, insan türünün bir parçası olarak değil, doğuştan erkeğe tabi olan varlıklar olarak bakılıyor.
İnsan denilen yaratığın zihninde yer etmiş olan; kendi renginin, inancının ve siyasetinin en doğrusu, en iyisi olduğuna ve dünyanın dört bir yanına dağılmış diğer tüm insanların kendisinden daha talihsiz konumlara sahip olduğuna inanmasını sağlayan o yaygın dar görüşlülük, Ruth'da da vardı. Eski çağlarda kadın olarak yaratılmadıkları için Yahudilerin Tanrı'larına şükretmesini sağlayan, modern dönemdeyse başka tanrıların yerine yeni bir tanrı koymak için misyonerleri dünyanın en ücra köşelerine gönderen şey, işte bu dar görüşlülüktü. Ruth'un hayatın farklı bir köşesinden gelmiş bu adama biçim verip, kendi köşesinde yaşayan adamlara benzetme arzusu da yine aynı dar görüşlülükten kaynaklanıyordu.
Sözcükler yalın, sözcükler gülünç ve katı
Ama anlatamıyorlar içimdeki bu tufanı
Mutluluk gelecek, mutluluk gelecek, mutluluk
Yüzüme onun kadar hiçbir tanım yakışmadı