Gökyüzü solgun, yıldızlar sönük,
Gecenin içinde kaybolmuşum ben.
Sessizlik çökmüş, umutlar dönük,
Karanlık yollarla sarılmış beden.
Bir ışık ararım, çıkmaz her yerden,
Gözlerim boşluğa dalar da durur.
Geceler uzarken, düşler de senden,
Bir eski masaldan yankılar vurur.
Zaman akar gider, ben yerimdeyim,
Ne dünü silebildim ne de yarını.
Bir yol bulamadım, hâlâ derdeyim,
Hissizleşmiş kalbin taş duvarını.
Belki de sabahlar hiç doğmayacak,
Karanlık sonsuza dek sürecek mi?
Yoksa bu hüzünden bir yol açacak,
Küle dönen ruhum, yeşerecek mi?
-Ömer Faruk SAYGIN
Sevmek başka birşey azizim çıkmıyor fikirden
Gittiğinde bir parça alıp götürdü gönülden
Bir ihtimalim olsaydı dilimde iki hece
Belki orada beliririm tam dördü beş geçe
Ahşap penceresinden bakarken yol
Gönül bahçesinde açan tek manolya
Bu şehrin en fiyakalı manzarası batsın
Ben seni gülerken izledim gözlerim dalgın
Gökyüzüne bakarken yolların divanesi
Ve yeryüzünün yarım kalmış bir hikayesi
Bakışınla durdu zaman dönerken gece
Çakılı kaldı gözlerim tam dördü beş geçe
Yedi tepe üzerinde sensizliğin yokuşu
Yokluğunda içim kimsesizler koğuşu
Havalar soğudu, zaman hızla akışta
Bir yanım kasım, diğer yanım mayısta
Çiçek topla benim için kırlarda emekle
Gülersen dikilirim karşına gül dolu demetle
Zaman eriyen bir mum gibi tutun dilekleri
Belki birgün banada açar mayıs çiçekleri