Ömer avşar

Ömer avşar
Eczacı
İSTANBUL
İSTANBUL
24 okur puanı
Ağustos 2024 tarihinde katıldı
"Bilgidir keder: çok bilenler en derin acıyı çekerler kaderin bilgisinden Bilgi ağacı, yaşam ağacı değildir." Lord Byron
Reklam
İnsan Ruhunun Üç Dönüşümü - Bireyin Özgürleşmesi
Nietzsche’nin “Deve, Aslan ve Çocuk” öyküsü: Friedrich Nietzsche Böyle Söyledi Zerdüşt İnsan, deve, aslan ve çocuk olmak üzere üç ruh aşamasından geçer. Deve olarak başlar, sırtına kendine öğretilen bilgileri yüklenir. Daha sonra bir aslana dönüşür ve ormanın derinliklerine doğru yol alır. Orada kendisine emir veren ejderhayla (kültür, gelenekler) yüzleşir. Güçlü bir aslan ejderhayı alt edebilir; fakat alt ettikten sonra yenisini yaratacak gücü yoktur. O bir aslandır ve sadece yok etmeyi bilir. Yaratmak için bir çocuğa dönüşmelidir. 1. Deve – “Yük taşıyan ruh” Deve, toplumun dayattığı değerleri, görevleri ve gelenekleri sorgulamadan yüklenir. Bu aşamada birey: • “Yapmalısın” diyen otoritelere boyun eğer. • Sorumluluk sahibi, çalışkan ve itaatkârdır. • Ahlak ve gelenek gibi dışsal otoriteleri kabul eder. • Ruh, yük taşımaktan gurur bile duyar. Deve, insanın mevcut değerlerle kendini tanımladığı ve henüz özgürleşemediği aşamadır. 2. Aslan – “Hayır diyebilen ruh” Aslan, devenin taşıdığı ağır yükleri reddeder. Bu aşamada birey: • Otoritelere ve dışsal buyruğa “Hayır!” diyebilir. • Eski değerleri sorgular, isyan eder. • Kendi özgürlüğünü kazanmak için savaşır. • “Sen yapmalısın” diyen ejderhaya karşı çıkar. (Nietzsche burada bu ejderhanın üstünde “Sen yapmalısın” yazılı olduğunu söyler.) Ama aslan, sadece yıkabilir, henüz yaratamaz. 3. Çocuk – “Yaratıcı ruh” Son aşama olan çocuk, yaratıcı masumiyeti ve oyun ruhunu simgeler. Bu aşamada birey: • Kendi değerlerini yaratır. • Hayata yeniden “evet” der. • Artık taklit etmez; özgündür. • Tıpkı bir çocuk gibi oyuna, hayal gücüne ve yaratıcı güce sahiptir. Çocuk, gerçek anlamda özgürleşmiş ve birey olmuş insandır. Artık kendi değerlerini oluşturur. Özetle: Nietzsche’ye göre özgür ve yaratıcı bir birey olmak için: 1.Deve gibi yük taşımalı
...Çünkü tanrılık, küf­rün ve ayrıcalıkları çiğnemenin cezasını cemaate verir, bireyi de ancak böylelikle cezalandırır. Friedrich Nietzsche İnsanca, Pek İnsanca 1. Kitap
Atatürk, Madame Corinne'e Mektup
“...Lâkin Peygamber gayet bilge bir kişiydi. İnsanların davranışlarındaki hakikî saikleri ne kadar iyi tanıyordu. Ben şahsen mümin bir kişinin özellikleriyle donanmadığıma üzülüyorum; ama müminleri (bu konuda) cesaretlendirmeyi de ihmal etmiyorum. Ne tuhaftır ki erkeklere çok sayıda huri ve başka zevkler vaadeden Hz. Muhammed kadınlara hiç arka çıkmıyor. Bunun neticesinde erkekler öldükten sonra cennette hurilere kavuşacaklarına sevinirken, kadınların durumu tahammül edilir gibi değil. Öyle değil mi? Görüyorsunuz Madame, insan huzursuz ve kanlı bir hayata alışınca cennetle cehennemden söz açacak ve hatta Rabbını eleştirecek vakti bile buluyor. Madame, beni Rabbımızı eleştirerek günah işlemekten alıkoyacak kadar merhametliyseniz muharebeler arasındaki boş zamanları geçirecek başka bir meşgale tavsiye edin. Mantıklı tavsiyeleriniz gelene kadar kendimi romanlara hasretmeye karar verdim.
Kişinin saygınlığını davaya aktarmak.
Genel olarak, sevgi ve başkasının yararına kendini feda etme eylemlerine, nerede görülürlerse görülsünler saygı duyulur. Böylelikle bu tarzda sevilen ya da insanın kendini feda ettiği şeylerin değeri artırılmış olur; kendi başlarına çok değerli olmasalar bile. Yürekli bir ordu, uğrunda savaştığı davaya ikna eder.
Reklam