Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir.
Konu seçimi oldukça olağan olsa da, kitabın başlarda belki de çeviriden dolayı akıcı olmadığını söylemeliyim. Sonraları anlatım toparlandı ve ilginçleşti. Irene karakteri ise pek çok yerde bana merhum Bihter Ziyagil'imizi anımsattı. "Aptal olma sen Irene Wagner'sin, mücevherlerini düşün" demekten kendimi alamadım :)